Futbolcular Bolulularla Kafa Yapıyorlar (ANALİZ)

Bir ileri bir geri yapan futbolcular, taraftardan destek bekliyorlar. Yıllardır Boluspor’un doğrudan yada dolaylı olarak içindeyim ama yemin ederim bu kadar bizimle kafa yapıldığına şahit olmadım. Deplasmanda son dakikalarda bulduğumuz...

Futbolcular Bolulularla Kafa Yapıyorlar (ANALİZ)

Bir ileri bir geri yapan futbolcular, taraftardan destek bekliyorlar. Yıllardır Boluspor’un doğrudan yada dolaylı olarak içindeyim ama yemin ederim bu kadar bizimle kafa yapıldığına şahit olmadım. Deplasmanda son dakikalarda bulduğumuz gollerle şehri havaya sokup, Bolu’da oynamamak için direne kendini futbolcu sananlar topluluğu, canımızı sıkıyor.

Gecenin ilk dakikalarında stada gelerek destek veren binlerce taraftara ayıp ediyorsunuz! Sahamızda mağlup olduğumuz zaman sizi bağrına basan destek verenlere yanlış yapıyorsunuz! Parasını alamadıkları için sahaya kerhen çıkan Karşıyakalı oyuncular karşısında yok oluyorsunuz!

Sahada yürümeye dermanınız olmayınca, maç bitiminde yalandan kahraman olmak için rakibe saldırarak kendiniz aklayamazsınız!

Görevi gol yememek olan Serdar’ın gol atmak için ileri çıkması, ağlanacak halimize güldüğümüzü ortaya koyuyor! Kaptanlık görevi verilen birinin böylesi davranışlarla kendini kurtarmaya çalışması hoş olmuyor!

Siz, Bolulularla, rahat etmeniz için gecesini gündüzüne katan Başkan Abat ve bazı yöneticilerle kafa yapıyorsunuz! Koşmak yerine hızlı yürümeyi dahi yapmayarak, güllerinizin döküleceğinizi sanıyorsunuz! Size olan sevgimizi nefrete dönüştürüp, size karşı olmamız için elinizden geleni yapıyorsunuz! Takıma olan inancımızı yerle bir edip, gereksiz işlerle taraftarımızın psikolojisini bozuyorsunuz!

Öncelikle Oğuz Hoca köşe yazarımı, yorumcu mu, teknik adamı olduğuna karar verip birini yamalı! Teknik adam olarak aldığımız Oğuz Hocanın aslında takımı çalıştırmadığı, iyi hazırlamadığı ortaya çıkıyor. Manken misali sahada durması, yanlış oyuncu değişiklikleri, oyuna müdahalede hataları saç baş yolduruyor. Karşılaşma içinde yapamadığı hamlelerle sevgisini bitiren Oğuz Hoca güvenini bitirmiştir. İlk 11 ve değişen 3 adamla birlikte sahada bir tek sol ayaklı adamın olmaması, Cafercan’ın 18’e alınmaması futbol bilgisini belgeliyor. Genç yaşınızda, teknik adamı, yönetimi size sahip çıktılar ve sizin OĞUZ olmanız için arkanızda durdular. Bire bir yaşadığınız gerçeğe rağmen gençleri neden oynatmadığınız, neden düşünmediğinize anlam veremiyorum! Yoksa birileri size oynatma mı diyor? Birilerinden talimat mı alıyorsunuz? Takımız ve değişiklikleri siz yapmıyor, birilerinin işaretiyle mi yapıyorsunuz?

Belki de teknik adamalığı düşünmediğiniz halde birileri sizi tozlu raflardan indirdi diye bedel mi ödüyorsunuz? Kısaca Oğuz Hocam, Bolulularla kafa yapanlarla hiç farkınız olmadığını bilin. Gerisi size ve geçmişinizde bıraktığınız eserlerin geleceğine bağlı…

Yönetimde Ali Güzeldal gibi isimleri alarak kendilerini tatmin edenler var. Bolu’nun her yıl yaklaşık 10 milyon lirasını sokağa atıp, olmadı diyerek yeniden takım yapanları tarih affetmeyecektir. Neredeyse yöneticilikten emekli olmaya yüz tutmuş, kadrolu yöneticiler olduğunu biliriz. Televizyonda gördükleri futbolcularla yan yana gelince kendini kaf dağında görenleri izliyoruz. Yönetici, ağabey, kardeş, arkadaş ilişkilerini karıştırıp futbolcuların kucağına düşerek enseye tokat olanları fark ediyoruz! Bu kadar karışıklığın içinde Gökhan Dere gibilerin taraftara sahip çıkarak tribünde tatsızlıklara engel olmalarına şahit oluyoruz. Yıllardır fanatik Bolusporlu olup, maç bitiminde yaptığı eleştirileri yönetim odasında yapmadığına inandığım Nadi Okur’larda var! Ya yönetici olduğunu unutmayacaksın, ya taraftar olacaksın!

Anlayacağımız o ki, ne yönetici yöneticilik yapıyor, ne futbolcu topunu oynuyor ne de teknik adam görevini tam anlamıyla yerine getiriyor. Olan da, Başkan Abdullah Abat ve bir kaç genç yönetici kardeşimle Bolu’nun uçup giden milyonlarına oluyor. Sonuçta hepsi aynı geminin içindeler, faturayı da beraber ödemek zorunda kalıyorlar.

İlk yarıda rakibin kalemize 8 şutuna karşılık, 3 cılız şutla karşılık verdik. Orta sahası olmayan takımda, orta sahada tek koşan Alp’in alınması bardağı taşıran son damla oldu. Alp’e kadar çıkması olası 4-5 oyuncu varken, Alp alınınca Oğuz Hoca futbol kariyerine son noktayı koydu. Beğenmediğimiz Caner, hayatının en kolay futbolunu oynadı. Beş parasız olanların yüreği, yediği önünde yemediği arkasında olanlara galip geldi. Futbolun yada yapılan işin para değil yürek işi olduğu netleşti. Maç sırasında Serdar efendiye tepki veren taraftara yaptığı tepki ve Serdar’ın karşılığı yanlışların en büyüğüydü.

Bu aşamadan sonra inancını kaybetmiş futbolcularla, Manisa maçını dahi kazanmış olsak bile testinin kırıldığı ortadadır. Yapılacak tek şey, gençlerin önünün açılarak bazı oyuncuların sezon bitmeden biletinin kesilmesidir.

Bu önemli konularda da Başkan Abdullah Abat’a çok görevler düşmektedir. Başkan Abat, bu hamleyi yapmazsa kadrolu yöneticilerin dedikleri olmaya, çaldıkları boş davulun sesini duymaya devam edeceğiz. Hamle yaparsa da, Başkan gelecek yıllara daha güvenle ve kendi başına alacağı kararlarla bakacaktır…

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER