Maç Biter, Dostluk Bitmemeli! (ANALİZ)

Boluspor Pazar günü düşme korkusuyla yanan Giresunspor’a acımadı. Oldukça zevksiz ama skoru bir o kadar önemli maçtan galip ayrılmamız haftayı avantajla kapatmamızı sağladı. Seyircinin havanın iyi olmasına...

Maç Biter, Dostluk Bitmemeli! (ANALİZ)

Boluspor Pazar günü düşme korkusuyla yanan Giresunspor’a acımadı. Oldukça zevksiz ama skoru bir o kadar önemli maçtan galip ayrılmamız haftayı avantajla kapatmamızı sağladı.

Seyircinin havanın iyi olmasına karşılık fazla ilgi göstermediği karşılaşmadan en az 5 puan avantajlı olarak çıktık.

Güngören maçını unutmak isteyen teknik heyet, ilk 11 de 2 değişiklik yaparak sahaya çıktı. Karşılaşmanın son düdüğüne kadar üstün olan Boluspor, maalesef yine istediği oyunu sahaya yansıtamadı. Maçı çoğu zaman 30-40 metre alan içine sıkıştıran iki takım oyuncuları da pek fazla iyi görünmediler.

Rakip Güresun, gol atmak bir tarafa bir puanı nasıl çıkarırız düşüncesiyle geldiği deplasmandan eli boş döndü. Gücü olmayan, motivasyonu bitmiş, oyun organizasyonundan yoksun fakat işini tesadüflere bırakmış rakibimizin bundan sonra işi daha da zora girdi.

İkinci yarıya kötü başlayan rakiplerimizden Elazığ son dakika golüyle galip geldi. Konya zorlu deplasmanda mağlup olurken, Kayseri kan kaybetmeye devam ediyor. Bu arada gözden kaçmayacağını umut ettiğim Buca’ya dikkat edilmesi gerekiyor. Çıkış yakalayan Sakarya aldığı mağlubiyetle bize karşı daha motive olarak çıkacağını da unutmamalıyız.

Zor bir dönemece giriyoruz. Sakarya, Akhisar deplasmanları bizim gelecekteki yerimiz için önemli belirleyici olacağı kesin. 2 Maçtan alınacak puanlar ile hedefe gidilen yolun en büyük engellerini aşabiliriz!

Giresun maçında beni en çok üzen, iki takımın dost taraftarlarının birbirlerine yakışmayan şekilde yapmış oldukları tezahürattı. Denizli’den başlayan dostluğun bu şekilde olmasının yanlış olduğunu bilmeliyiz. Kötü durumda olan Giresunspor’a, Şanlı Yarenler ve diğer gurupların misafirperverlik yapması gerekirdi. Taraftarın tribünlerde atışmasına üzülürken, son dakikada Emre’nin yaptıkları da affedilir cinsten değildi. Maçın bitme dakikasında oyunu germesi, düşme korkusunu daha yakından hisseden oyunculara saldırması, yetmiyormuş gibi sarı kart görerek Sakarya’ya gidecek olmamasının cezası olmalıdır. Üzerine giydiği şerefli formanın hakkını oynadığı oyunla göstermesi gerekirken, dost iki ilin taraftarlarını düşman edercesine harekat etme hakkını Emre’ye kimse vermemeli. Emre haddini bilmeli ve üstündeki formanın getirdiği sorumluluğu taşımalı. Başkan Çarıkçı’nın da kesilmesi gereken ceza önerisini en yüksek limitten kesmesi için konuyu yönetime getirmeli. Aksi halde gelecekte olabilecek olayları önlemekte kimse faydalı olamayacaktır.

Şanlı taraftarımızda, sahada oynanan futbolun spor, dostlukların ebedi olduğunu ve az sayıda gelen vefalı Giresunlu misafirlere iyi davranmaları gerekirdi diye düşünmekteyim.

Karşılaşmada, Özcan Hocanın oyuna müdahalede geç kaldığını gördüm. 1-0 giden maçta, rakip can havliyle bilinçsiz saldırırken biz kontra ataklarla gol aramak durumunda kaldık. Oysa daha evvel oyunu kurup değişiklikler yapmış olsaydı skor erkenden belirlenebilirdi. Boluspor, kanatları kullandığı sürede gol pozisyonları buldu. Sıkışan oyunda futbol göze hoş gelmediği gibi, bir an evvel bitsin görüntüsüne de büründü. Zemin avantajına rağmen takımımız çok sayıda şut atmadı.

Böylesi karşılaşmalarda mutlaka alt yapıdan oyuncu alınması ve oynatılarak kazanılması gerekirken, 18 kişilik kadroda bir tek oyuncumuz yoktu. Oynanan oyuna karşılık, alınan 3 puanın çok önemli olduğunu bilmeliyiz. 3 Puanın yanında güzel futbolda olduğunda tadından yenmeyecektir.

Kalede Atacan, fazla iş düşmediği gibi çok fazla yattığı da söylenemez.

Sercan, bana göre Fatih’i arattı. İleri çıkmadı, ikinci yarının başında sağ kanadımızdan gelen rakibi durdurmakta zorlandı. Skora etki edecek hatası olmadı.

Hakan, sol kanatta her zaman hazır olduğunu gösterdi. Hatasız oynadı, ileri çıkıp orta yaptığında, şut attığında daha fazla güven veriyor.

Cemil, sahanın en iyi iki isminden biriydi. Bütün topları kesti, yerinde müdahale etti ve katkısı büyük oldu.

Veli, Güçlü fiziği, boy avantajını da katınca daha etkili oluyor.

Alp, genç, çok koşuyor ve arkasında oynayan adama alan açıyor. Yan hakemle oynamasının gereği yoktu.

Emre, mücadele gücü iyiydi ama son dakika yaptıklarıyla bütün güzellikleri sildi götürdü.

Onur, sadece futbol oynamayı, güçlü olarak ayakta kalmayı, mücadele etmeyi ve kazanmayı düşünüyor. Yeteneklerinin üstüne çıkıyor.

Ferhat, istenilen oyunu oynamıyor ama attığı gol ile kendine geleceğini düşünüyorum.

Caner, ilk yarım saat çok işler yaptı, sonra oyundan düştü. Dakikalar 70’i gösterirken yeniden kendine gelerek pozisyon yaratmaya başladı. Daha iyi olmasını bekliyorum.

Veysel, sahanın ikinci en iyi ismiydi. İndirdiği toplarda, alan ve adam markajıyla mücadele gücü takıma inanılmaz katkı veriyor. Performansının artarak devam edeceğini düşünüyorum.

Hakem Çağatay Şahan ikinci yarının başında Atacan’a ve rakip oyuncuya değiştirttiği tayt ile anılacak. Ortada maç yönetti, pozisyonlara yakın olurken hatasız maç yönetti diyebilirim.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128