Serhat Hocaya Ayıp Ettik (ANALİZ)

Boluspor’da elma ile armutlar aynı sepete konunca hesapları yanlış yapmaya devam ediyoruz. Hedef şampiyonluk ise evimizde oynadığımız 6 puan değerinde olan Konya maçında kaybettik. Spor yazarı olarak bizler maç bittikten sonra...

Serhat Hocaya Ayıp Ettik (ANALİZ)

Boluspor’da elma ile armutlar aynı sepete konunca hesapları yanlış yapmaya devam ediyoruz. Hedef şampiyonluk ise evimizde oynadığımız 6 puan değerinde olan Konya maçında kaybettik. Spor yazarı olarak bizler maç bittikten sonra en iyi kadroyu kurarız. En iyi oyuncu değiştirmelerini yaparız! En iyi oyun anlayışıyla sonucu alırız. Maalesef futbolun kuralı ve maçın skoruna göre hareket ederiz!

Evimizde yine 6 puan değerinde olan Rize maçını kaybettikten sonra, Denizli’yi deplasmanda şans eseri yendiğimizde inanılmaz beyanatlar verildi. Çoğu alt yapıdan gelme oyunculardan kurulu Konya maçının alınacağı, seri yakalanarak sezonun ilk başında yine “şampiyonluk” türküleri söylenmeye başlandı. Bunlardan en önemlisi Serhat Hocanın Barcelona örneği vermesiydi. Forvetsiz oynadığımız eleştirisi karşısında verilebilecek en kötü ama dünyanın en iyi takımı örnek gösterilmişti. Dünyanın en çok ayağa pas yapan takımına karşılık, ayağa top yapmayan, pas yapmayı bilmeyen, ters ve düz koşulardan habersiz, yaratıcı oyuncusu olmayan bir takım nasıl örnek gösterilir, anlamak mümkün değil!

Konya maçına çıkılırken de, kazanan kadro değişmiş, şapkadan tavşan çıkarılmaya çalışıldığı görüldü. 4-1-4-1 Anlayışıyla sahaya çıkan Boluspor, 60 dakika kanatları kullanmadan, sadece duran toplarla etkili olmaya çalıştı.

Sahamızda gol yediğimiz dakikadan, gol attığımız 25. Dakikaya kadar tek bir atağımızın olmaması düşündürücüdür. Görüntünün beraberlik üzerine kurulduğu Konya maçını da kaybederek hedefin şaşabileceğini ortaya koyduk.

Denizli maçında alınan galibiyetin birilerini kandırdığını, birilerinin yaşamını uzattığı ama birilerinin gerçeklerden kaçamayacağını Konya maçı ortaya koydu. Anlayacağımız şu ki, hocası, başkanı ve futbolcuları kazanılan yada kaybedilen karşılaşmaların sonunda ağzından çıkacak kelimelere dikkat etmeliler.

Yediğimiz ilk golde Serdar’ın büyük hatasıyla birlikte, toplamda 6 defans karşısında 2 rakibin ceza alanımızda engel olamamamız çalışmadığımızı ortaya çıkardı. Yediğimiz 2. Golde ise, rakibin senede belki bir gol atacak olsa bile çalıştığını, o golün de bize nasip olduğunu gördük.

Duran topların dışında etkili olamadığımız ortada. Cemil’den ön libero yaratılmaya çalışılırken, bazen ne oynadığını şaşırması doğal. Bolu’ya geldiğinden beri en kötü futbolunu oynayan Engin, defansta anlaşamayan Mahmut ve Gençer’e karşılık, Hakan iyi gibi görünse de aralıklarla kötü oyuna ayak uydurdu. Olmayan orta sahamızda, Cihan’ın mücadele ediyormuş gibi yalancı koşuları, Alp’in ne yapacağı belli olmaması Cafercan’ın duran topların dışında oyuna katlı vermemesi, İskender’in sadece gol vuruşunda görünmesi ve Djiehoua’nın defansla kavga ederken önündeki topa vurmayı unutması resmin kendisiydi. 2 Kanat oyuncusu iyi olan Konyaspor’a karşılık, Abdülaziz’in oyuna girene kadar kanatlarımızın kırık olduğu karşılaşmanın sonucu kaçınılmazdı!

Maçın başlama vuruşuyla tribünlerde susmayan Yarenler, karşılaşmanın en güzel görüntüsü oldular. Skorun 3-1 olduğunda ise “Serhat İstifa” sesleri yankılanırken de yapılan doğrudur! Bütün bu doğrulara karşın, hakem ile tartışırken bir anda tribünlerin Hakem Mustafa Öğretmenoğlu’na “at, at, at” diye tezahürat yapmaları bize yakışmadı! Etki altında kalan hakemin Serhat Hocayı atmasıyla birlikte hakemin alkışlanması bize yakışmadı! Ne olursa olsun, istifa seslerinin doğru ama at, at, at seslerinin yankılanması futbolun beşiği olan bazı Bolulu sporseverlere yakışmadı. Menajer görevi yapan Kazım Kırcı’ya da, Serhat Hocanın tavrı yakışmadığını da unutmamalıyız.

Asıl konumuz olanı unutmamak lazım. Boluspor’da transferleri yapan kimdir? Birilerinin egoları tatmin olsun diye, Başkan Abdullah Abat’ı, yönetici olma ateşiyle yanan genç kardeşlerimize ateşten gömleği giydiren yada giydirenler kimlerdir? Sakatını, cezalısını, şike suçlamasıyla içerden çıkanı Boluspor’a yüksek paralarla aldıran kimlerdir? Bu güne kadar bütün işlerin elebaşı olan ama ortalarda görünmeyen, geriye düştüğümüzde kaybolanlar, Boluspor’un parasını sokağa atarken kendilerini tatmin edenler kimlerdir? Yanında çalıştırdığı elemana ücret öderken kılı kırk yaran ama Bolu’nun parasını savuran ve sözleşmelerine tazminat koyduran kimdir? Perdenin arkasında kurulan oyuna bizleri mahkum eden, havalarından yanına yaklaşılmayan, bu işin kaymağını yiyenler kimlerdir? Alt yapıdan oyuncu almayan, kendi yeteneklerine kapıları kapatan hangi zihniyettir?

Bizim cevap bulmamız gereken sorular bunlardır. Bu sorulara cevap bulduğumuzda yolun yarısını geçmiş olacağız. Sorumlu Serhat Hocadır, sorumlu futbolculardır, sorumlu hakemlerdir ama be kardeşim bu transferleri yapanların hiç mi suçu yok?

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner133

banner129