Söylesene Reha Hoca, Bu Takım Neden Oynamıyor!

ERHAN BEYKOZ - ANALİZ

 Söylesene Reha Hoca, Bu Takım Neden Oynamıyor!

10 Nisan polis haftası pankartı ile sahaya çıkan Boluspor, eskiden daha farklı etkinlikler yapardı. 10 Nisanlarda, çocuklarımızla çıkar, polis arkadaşlarımız taraftarlarımıza gül atardı. Bu sadece polis haftasında değil, yaşlılar haftasında da aynı şekilde özel günlerde de anlam kazanırdı. Bunda en büyük özveri, Muharrem Demirel’in olurdu. Unutulmaması güzel ama yinede arada bir iletişim kurulması amacıyla, eski günlerdeki gibi kutlamanın güzelliği bir başka olurdu.

Boluspor, şampiyonluk iddiası olmadan yola çıkan, son haftalarda aldığı sonuçlarla hedef değiştiren Alanyaspor’u konuk etti. Maçın başından sonuna kadar ne yaptığına bilen, birlik beraberlikle hedef belirleyen rakip Alanya istediğini 3 farkla alarak gitti.

Emre’nin cezalı, Prıjoviç’in sakat olması takımın belini kırdığına şahit olduk. Emre gibi bir yeteneğin olmaması, takımın topla oynama oranının düşmesine, ataklarda etkili olamayışımıza ve pozisyon bulmadığımızı gösterdi. Prıjoviç gibi bir santrafordan eksik olunca, elimize geçen bir-iki pozisyonu harcamamıza neden oldu. Haliyle kaleye gidemeyince de skor kendiliğinden ortaya çıktı.

Milli maç nedeniyle verilen arayı iyi değerlendiren Alanyaspor ile iyi değerlendiremeyen Boluspor farkı sahaya yansıdı. Takımına güven duymayan taraftarların maça ilgi göstermemsi, alınan sonuçla kendilerini haklı çıkardı.

Karşılaşmanın başlamasıyla birlikte, ilerlemiş yaşına rağmen heyecanını kaybetmeyen Hüseyin Kalpar’la, ununu elemiş eleğini asmış görüntüsü veren Reha Erginer’i izleyenler kimin genç kimin yaşlı olduğunu anlamakta zorluk çekeceklerine inanamazdılar! 90 dakika oyundaymış gibi heyecanla maça müdahale eden Hüseyin Hocaya karşılık, elleri cebinde maçı izleyen Reha hoca farkı beni umutsuzluğa sürükledi.

Birde ilk yarıda yediğimiz golle soyunma odasına 0-1 ile girdiğimiz sonrası var ki, daha vahim ne olabilir. Boluspor ilk yarıda ortada olan oyundan dolayı 1-0 mağlup girdiği soyunma odasından, oyuna müdahale edilmeden aynı kadroyla çıkmasını kimse anlatamaz sanırım. Aynı kadroyla çıkan Reha Hoca, 7 dakika içinde yediğimiz gollerle maçı 0-3 olduktan sonra müdahalesiyle kimi kandırdı bilemiyorum.

Heyecanını yitirmiş teknik heyetin bu şekliyle tribünleri doldurması mümkün değildir. Oynanan bu oyun sonrası, şanlı taraftarın “söylesen Reha Hoca, bu takım neden oynamıyor” diye oldukça medeni ve seviyeli tepkisi, umarım birileri tarafından da duyuluyordur.

Milyonlarca lira verilerek alınan, umutlar bağlanarak eksikler giderilmek için devre arasında yine milyonlarca lira harcatılan Boluspor, oynanan kötü futbolu hak etmediği ortadadır. Kim ne derse desin, kim ne söylerse söylesin ama lütfen doğru şeyleri söyleyip, doğru açıklamalar yapsınlar. Bu arada kimse kimseyi de aptal yerine koymasınlar…

İçerde oynadığımız birçok müsabakadan mağlup yada beraberlikle ayrılıyorsak, akademik olduğunu iddia edenler yaraya merhem olmalıdırlar. Bir maç kaybedersin, iki hatta üç olabilir diyelim ama bu bir lig boyunca oluyorsa ve çözüm bulunamıyorsa, ayıp oluyor demektir arkadaşlar. Bizim zekamızla, bizim aklımızla kimsenin oynamasına müsaade edemeyiz.

Karşılaşmaya gelince, Kalede Özkan’ın yediği 3. golde inanılmaz hatası vardı. Onun dışındakileri defansa sormak lazım! Deniz, her geçen gün kuvvetlenirken, önünde oynayan ile anlaşamayınca geri dönüşleri, ikili yakalanması halinde hata yapıyor ve sonucu golle bitiyor. Nurettin, hiçbir artısı olmadan, aldığı paranın hatırına oynuyor sanki. Biz geleceğin takımını oluşturacaksak, genç arkadaşımızı sahaya sürmeli, hedefi kaybediyorsak geleceğimizi kazanmalıyız. Serkan ve Luız Alanya maçının yolgeçen hanının bekçileri gibiydi. Yediğimiz üç golde de en büyük hata kendilerine aittir.

Orta sahamızda Kıbong kendine oynarken, Bilal bu seneki önemli kazancımız oldu. İshak takımda kazanmayı en çok isteyen ve canını dişine takarak oynuyor. Takımın kötü oluşu İshak’ı bir süre sonra oyundan düşürüyor.

İlerde verim alamadığımız bir karşılaşma oldu. Kenan, indirdiği topların dışında sakatlığı yüreğimizi ağzımıza getirdi. İ. Haktan saman alevi gibiydi, hatta en kötü maçlarından birine imza attı. Murat var mıydı, yok muydu bilemiyorum.

Bu hafta Osmanlıspor’a gidiyoruz. Kritik haftalar başlıyor! Puan yada puanlarla dönmemiz halinde, içerde kaybedeceğimiz maçların telafi niteliğinde olmalı.

Bu hafta itibarıyla herkes şapkasını önüne koyup doğru düşünmelidir. Başarılar bizimle olsun…

Kenan’a Şahin’e Özel:

Yaşadığın sakatlık için geçmiş olsun dileklerimle acil şifalar dilerim. Geçtiğimiz haftalarda evimizde oynadığımız karşılaşma sonrası tribünlere, seyirciye gittiğinde seni eleştirmiştim. Sonradan öğrendiğimle şimdi eleştirimin haksız olduğunu seninle paylaşmak isterim. Basın tribününden gördüğümle yazma gereği duymuştum. Taraftarlarla yaptığın konuşmanın altına imzamı atarım. Hiç kimsenin kimseye kötü söz, üstelik küfür etme lüksü yoktur. Eleştiri ile küfür farklı şeylerdir. Kenan kardeşim, sana özür borcum var, lütfen kabul et…

Gazetemize gelen bir maili yorumsuz sizlerle paylaşıyorum,

Boluspor deplasmanda oynasın!!!

Boluspor geçtiğimiz yıllara göre yine bir türlü istikrarı yakalayamadı ve her geçen hafta playoff’dan uzaklaşmaya devam ediyor. Boluspor kendi sahasında kaybettiği maçlarla tarihe geçerken, deplasmanda aldığı puanlarla ligin dibine doğru demir atmaya devam ediyor.

Her sene spor toto 1. Ligine çıkmak için çaba harcayan ve ligin ilk yarısı bitmeden playoff’a adeta havlu atan kırmızı beyazlılar taraftarlarına da saç baş yoldurmaya devam ediyor. Sahasında bir türlü taraftarlarına istenile veremeyen Boluspor’un, aldığı sonuçlarla bu senede istenile veremeyeceği aşıkardır.

Boluspor yönetiminin TFF’ye resmi bir müracaatta bulunup, maçlarının tümünü deplasmanda oynamayı talep etmesi gerçekten doğru bir karar olur. Boluspor bu sezon kendi sahasında 3 maç kazınırken, deplasmanda 5 maçı kazandı. Kendi sahasında 5, deplasmanda da 5 maç kaybeden kırmızı beyazlılar yine bir rekora daha imza atarak kendi sahasında 6 maçta berabere kalırken, deplasmanda ise 2 maç da berabere kaldı. Sahasında kaldığı beraberliklerle 12 puan kaybetmeyi başardı, ayrıca yine kendi sahasında kaybettiği 5 maçtan da 15 puan kaybetmesi evlere şenlik. Şayet Boluspor kendi sahasında kaybettiği ve berabere kaldığı maçlardan istenileni alsaydı 59 puanla lider konumundaydı. 

Güncelleme Tarihi: 05 Nisan 2015, 19:51
YORUM EKLE
YORUMLAR
Muharrem Demirel
Muharrem Demirel - 6 yıl Önce

Sayın Beykoz yazınızı okudum ve Polis Haftası dolayısı ile benden de bahsetmenizden oldukça memnun oldum.
Polis, gece nöbetini bitirir, ertesi gün amiri der ki; ‘Yarın görevlisiniz, Boluspor’un maçı var.’
Var da…
Bu insanların da eşi var çoluğu çocuğu var ve onlar ile beraber geçirecekleri bir günü var.
Yani izin kullansalar…
Olmaz!
Görev kutsal; madem polis’sin geleceksin.
Karşılığında Para yok, pul yok, derdi çok sıkıntısı çok.
Kısacası; karşılıksız olarak maçlarda görev yapan polislerimizi manevi olarak hatırlamışız çok mu?

Hep deriz ya yöneticiliğin iki yönü vardır.
Biri ilimseldir, diğeri sanatsaldır.
Bu işin sanatsal yönünü iyi yapabilmek camianın bütünlüğüne katkı sağlar, kucaklaştırır, yakınlaştırır.
Boluspor;
Hastanede yatan hastaya şifadır,
Huzur Evindeki yaşlıya, yaşama sevinci katmaktır.
Engelliler gününde o masumları hatırlamaktır.
Yani Boluspor’un görevi sadece sahada futbol oynamak değildir.
Sayın Beykoz hatırladığınız için teşekkür ediyorum, saygılar…

SIRADAKİ HABER

banner128