TİCARET KAPISI, SPOR!

Ekonominin her yerde olabildiğince serbest piyasa koşullarıyla yapıldığını biliyoruz. Buna karşılık, herkes bildiği, bilmediği, eğitiminin alıp almadan birçok işe dalar.

TİCARET KAPISI, SPOR!
 Özellikle bazı iş alanları vardır ki, tamamen eğitim ister ve eğitimsiz insanların yapması çok sakıncalıdır. İşte bir örnek verecek olursam, Yakın zamanda bir arkadaşımın işinden dolayı Ankara’da vücut geliştirme ve sağlıklı yaşam hizmetleri sunan bir spor salonuna girdim. Arkadaşım bu salona malzeme verdiği için salonun sahibini tanıyordu. Adamın kim olduğunu sorduğumda beni hayretler içerisinde bıraktı. Salon sahibi beyefendinin asıl mesleği hayvancılıkmış. Mesleğini kınamak haddime değil zira, benim babam çobanlık yapmış, dedem çoban kısacası Yörük olduğumuz için çobanlık bizim mesleğimiz sayılır. Yaz tatillerinde köye gittiğimizde, yöresel tabirle bizde davar gütmeye giderdik. Ama sizin de tahmin edeceğiniz üzere beni hayret ettiren şey mesleği hayvancılık olan bir adamın böyle bir salonu açabiliyor olması. Muhtemel orada çalışan eğitmenlerin uzman olduğu, antrenörlük veya eğitmenlik belgelerine sahip oldukları cevabı akla gelebilir ama işletme sahibi spor eğitimi almış birisi değil, bir spor yöneticisi hiç değil. Tamamen ticari kaygılarla bu işe girmiş bir yatırımcıdan bahsediyoruz. Bu düşüncenin; ülke sporuna, spor adamlarının heves ve isteklerine verebileceği zararı ben düşünemiyorum. Halı saha işletmelerinde bu örnekleri görmeye alışmış olsak da artık tüm spor sektörüne paragözüyle bakan tüccarlarla karşı karşıyayız. Büyük spor kulüplerine baktığımızda bu örnekleri daha iyi algılayabiliriz. Kara para aklamanın büyük kulüplerde ne kadar fazla olduğu, şahit olduğumuz şike davaları da göz önünde bulundurulduğunda bu insanların ömrümüzü adadığımız spora ne gözle baktığını daha iyi algılayabiliriz.

Artık önüne gelenin kulüp başkanı, halı saha sahibi, spor salonu işletmecisi olmasına bir dur demenin vakti geldiğini düşünüyorum. Eğer Türk sporunun gelişmesini, halkımızın bilinçlenmesini, spor kültürünün oluşmasını istiyorsak, diğer tüm sektörlerde olduğu gibi spor hizmetlerinin de profesyonelleşmesi gerekiyor. Çocuğunuzu kasaplıktan parayı vurup sağlık ocağı açmış birisine emanet ettiğinizi hayal edebiliyor musunuz? Herhalde içinizden öyle şey olur mu diyorsunuzdur.

Parası olan ama eğitimi ve tecrübesi olmayan tüccarların halı sahalarını, spor salonlarını bir anda kapatmak elbette ki mümkün olmayacaktır. Çünkü bu hizmetler ciddi yatırımlar istiyor ve yatırım yapanlara da ciddi gelirler sağlıyor. Profesyonel spor yapan, uluslararası ödüller alanlar dışında spor akademileri mezunlarının da bu işlere girebilecek paralarının olmadığı ortada ki piyasa başkalarına kalıyor. Ama bunun önüne geçmek için bazı çözüm önerilerimiz var.

 

 

 

1-                Devlet çeşitli sektörlerde hibeler ve faizsiz krediler sağlıyor. Bu tür imkanların; spor hizmetleri içinde sağlanması ve bu imkanlardan faydalanacak kişilerin kesinlikle spor akademisi mezunu olma şartının getirilmesi gerekiyor

2-                Eczane açmak isteyen yatırımcıların yeni mezun öğrencilerin diplomalarını kiraladığı biliyor. Ahlaki olarak etik olmadığını kabul etmekle birlikte bu alandaki mezunların ayakta kalmasını ve ilerde kendi işletmesini açmasını sağlıyor. Bir anda spor akademisi mezunu olmayanların salonlarını, halı sahalarını kapatmak mümkün olmadığı için bu tesislerin işletilmeye devam edilmesi için spor akademisi mezunu diploması zorunluluğu getirilmesi ve sadece diplomanın duvara asılmasından ziyade mezun gençlerin istihdam edilme zorunluluğun getirilmesi gerekmektedir.

3-                Bu tür spor hizmetleri veren tesisler yeterince var ve artık asıl sorunumuz kaliteli hizmet. Bu sebeple yeni spor salonu, sağlıklı yaşam merkezi, halı saha açmak isteyenlerin spor akademisi mezunu olma zorunluluğu bir an önce getirilmedir. Spor da tıpkı, mühendislik, tıp gibi bir bilimdir ve uzman olmayan kişiler tarafından yapılması ciddi zararlara sebep olabilir.

4-                Spor kulübü kurma yetkisi sadece akademik eğitim almış yada belli kriterlerde başarı sağlamış sporculara tanınmalıdır. Önüne gelen artık spor kulübü açmamalıdır. Bununla birlikte spor kulüplerine yapılan ayni ve nakdi yardımların miktarları arttırılmalıdır.

5-                Özellikle büyük spor kulüplerinde uzmanlarca hazırlanacak olan kriterlere (aktif olduğu branş sayısı, tesisleri, ekonomik gücü…) göre spor yöneticiliği mezunu çalıştırma zorunluluğu getirilmelidir. Bu büyük kulüpleri ekonomik olarak zayıflatmayacağı gibi kulüplerin profesyonelleşmesi, altyapı faaliyetlerinin gelişmesi, hukuki tazminatlardan kurtulması gibi faydalar sağlayacaktır.

 

Güncelleme Tarihi: 03 Şubat 2017, 10:57
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128