STRESTEN MUTLULUĞA

   “Bilinçaltı= Aura=Enerji Bedeni”

           

            Evet, başlıkta da belirttiğim gibi bilinçaltı, aura ve enerji bedeni hepsi aynı anlama geliyor. Enerji -EFT tekniği enerji bedeni ile çalışır.Uzun zamandır bu tekniği anlatıyorum. Bu hafta da bilinçaltına değinmek istedim. Bu konu detaylı bir şekilde çok da iyi bilmediğimiz bir konu.

 Bilinçaltımız nerede?

Öncelikle nerede olduğuna bir bakalım. Nerde, başımızda mı?

             Bilinçaltı, “Aura” olarak adlandırılan “Kirlian fotoğrafçılıkla” görüntülenebilen alandadır.Kelime olarak bildiğimiz ama gücünün ve etkilerinin çok da farkında olmadığımız bilinçaltımız gerçekten çok gizemli ve karmaşık bir yapıdır. Bilinçaltının izni olmadan bir adım dahi atamayız. Ben uzun yıllardır bilinçaltı ile ilgili araştırmalar yapıyorum. Enerji-EFT, EMO ( Hareket eden enerji tekniği), Modern Stres Yönetimi ve Refik KorkmazBilinçaltı Mucizeler Eğitimi uzmanlıklarım zaten bilinçaltı ile ilgili teknikler. Bütün kullandığım tekniklerde danışan bilinçli zihni ile ne söylediğinin farkındadır. Kişinin izin verdiği etik kurallar çerçevesinde seans yapılmaktadır. Doğduğumuz günden itibaren geçirdiğimiz yaşantıların etkisiyle farkına bile varmadığımız birçok deneyimlerimiz bilinçaltıtarafından beş duyu ile kaydedilir. Geriye dönük bir hatırayı tat, koku hatta ses olarak bile hisseder hatırlarız. Bilinç ve bilinçaltını şöyle bir örnekle anlatayım;Bir gemi düşünün. Bu geminin bütün tayfalarına bilinçaltı diyelim. Bilinç de geminin kaptanı olsun. Bütün emirleri kaptan verir değilmi? Tayfalar da ona itaat etmek zorundadır ve aynen öyle olur. Ağzımızdan çıkan her söze son derece dikkat etmelisin. Çünkü çoğu zaman olumsuz konuşup, kendine kızdığın suçladığın ve hatta affedemediğin durumlar olmuyor mu? İnsanlar bazen “Ben çok unutkanım” dediğinde aslında bilinçaltına “Bana unuttur.” komutu veriyor. Çoğumuz bunun farkında bile değiliz.  Kaptanı yani bilinci etkileyen durumlar vardır. Anne karnına düştüğümüz andan yedi yaşına kadar bütün kayıtlar bilinçaltınayazılır ve çizilir. Daha sonra yaşam boyunca da çekirdek inançlarımız, kararlarımız ve ön yargılarımız oluşur. Biz bilinçli zihnimizle kararlar aldığımız da adım attığımızda aslında bilinçaltının da bizim için izin verdiği ve yanımızda olduğu işleri yapar ve yaşarız. Bağımlılıklarda, öz güven eksikliğinde ya da korkularımız da bunu çok iyi gözlemleriz.Bu durumlar karşısındabilinçli zihnimizle ne kadar mücadele etsek de başarısız oluruz. İşte bilinçaltını etkileyen tekniklerle çözülemeyenbirçok problemdönüştürülebilir. Bu tekniklerde bir şeyleri silmiyor ya da değiştirmiyoruz. Böyle bir şey yok. Hipnoz falan da değil.Kalbine sürekli atmasını, kanına damarlarda dolaşmasını, nefes almanı, midene yemekleri sindirmesini söylemek zorunda değilsin. Bedenindeki sistem düzenli bir şekilde işlemektedir. Vücudumuzun yönetiminde söz sahibi olan bilinçaltını, 8/7’si denizin altında 8/1’i ise denizin üzerinde olan aysberglere (buzdağı) benzetebiliriz. Gün boyu sergilediğin davranışlar ve yaşadığın duygular, düşünceler bilinçaltının kontrolündedir. Bilinçaltın seni %96 yönetirken, bilinç  %4 yönetir. Kimin dediği olur? Tabii ki bilinçaltının.

            Haftaya bilinçaltının özelliklerine devam edeceğim.

Sevgi ile kalın…

YORUM EKLE

banner128