TARİKATLAR, CUMHURİYETİMİZİN ALTINI OYUYOR

Cumhuriyet ve Atatürk’ü silmek amacıyla uyduruk yeni bir tarih yaratmak isteyenlere, tarihi belgelerle anında cevap veren, onların sahte tezlerini anında belgelerle çürüten ünlü tarihçimiz Sinan Meydan, Sözcü gazetesinde 2 Aralık 2019 tarihinde yayınlanan yazısında, tekke, zaviye ve türbelerin tarihçesini anlatmış.

Bu yazıda “Hz.Muhammet’ten bir süre sonra İslam dünyasında aynı anda farklı halifeler ve farklı İslam yorumları ortaya çıktı. Zamanla mezhepler ve tarikatlar doğdu. Tarikat mensupları “tekkelerde” ve onun daha küçüğü zaviyelerde toplandılar.” diyor.

İlk önceleri “kaba softalığa” karşı bir tür sığınma, sohbet, düşünme yeri olan tekke ve zaviyelerin, daha sonraları nasıl Osmanlı’nın başına bela olduklarını ve “Her kurum gibi zamanla tekke ve zaviyeler de çürüdü; düzensiz, disiplinsiz, maddi ve manevi perişanlık içinde bağnazlık yuvaları haline geldi.” diyerek bu çağdışı kurumların iç yüzünü anlatıyor Sinan Meydan.

Öyle ki, 1925 yılında Şeyh Sait İsyanı sonrasındaki yargılamalarda, isyancılardan Şeyh Eyüp mahkemedeki ifadesinde, şeyhin, “Müritlerini boyunlarına yular takıp ahıra başlattığı, sığır gibi böğürttüğü, eşek gibi anırttığı ve onları tekkenin, ya da oturttuğu konağın önünde diz üstü yürüttüğünü” söylüyor.

Bakar mısınız aklı olan bir insanın düştüğü durumlara? Din bu mudur? Tarikatların insanları nasıl aklını kullanamaz hale getirdiğini görüyor musunuz?

Bu olaydan yüz yıl sonra, bu uzay çağında tarikatların pençesine düşen insanlar sanki farklı mı? Timur Soykan’ın yazdığı “Badeci Şeyhin Sır Odası” kitabını okuyun. Yazılanların tamamı mahkeme tutanaklarından alınmış, hepsi gerçek, yazar kendi görüşünü hiç katmamış. Erkek, kadın, çocuk, yaş, cinsiyet farketmiyor, tarikat şeyhinin badesinden mai alıyor. Bunu alınca da cennete gideceklerine inanıyorlar. İşin acı tarafı mahkemede, internet kayıtlarında çocuklar da olmasına rağmen, bu hiç araştırılmıyor ve 18 yaşından küçükler hiç gündeme getirilmiyor, sanıkların yararına olacak şekilde çocuklar es geçiliyor. Sadece 18 yaşından büyükler ifade veriyor ve ifadelerinde hemen hemen hepsi kendi rızalarıyla bu işi yaptıklarını anlatıyorlar. Demek ki ceza almayacak şekilde öğretilmiş ve ifadelerini ona göre vermişler. Bunları kimler koruyor, nereden güç alıyorlar?

Sanatçı komedyen Turgay Yıldız, You Toube’da bu olayı “Badegan Tarikatı” ismiyle hicvetmiş. İzleyin, çok güzel anlatmış. Tarikatlarda yaşananlar çok acı aslında, ama gülüyoruz işte ağlanacak halimize.

Daha 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşadığımız FETÖ hain darbesi hafızalardan silinmedi. 40 yıldır, 50 yıldır sinsi sinsi insanları din maskesi ile kandıran cemaat yapılanması Cumhuriyetimizi yıkmaya kalktı. Ya başarsalardı? Düşünmesi bile korkunç. Dünya çapında örgütlenen bu yapı, her türlü ahlaksızlığı yaptı. Amaçlarına ulaşabilmek için yapmadıkları rezillik kalmadı. Soruları çaldılar, paraları çaldılar, suçsuz insanlara iftiralar attılar, cinayetler işlediler. Daha da gerçek yüzleri ve kirli yapıları tam olarak gün yüzüne çıkmadı. Her şey tam olarak ortaya çıktığında tarih yazacak, ileride insanlar bunları okuduklarında ve öğrendiklerinde dudakları uçuklayacak. Bu ahlaksız tarikatın pençesine binlerce saf ve temiz yurttaşımız bilerek veya bilmeyerek düştü.

Yine Sinan Meydan başka bir yazısında Ziya Gökalp’in “Türklerin çok köklü bir tarihe, dile ve kültüre sahip eski bir millet olduğunu“ söylediğini ve “Güneş bulutlar altına girebilir, ancak hakikat güneşi uzun müddet bulut altında kalamaz.” dediğini belirtiyor. Yüzyıllardır insanları sömüren tarikatların da gerçek yüzleri ortaya çıkarılmalıdır. Hele bu bilim ve teknoloji çağında gelişmiş ülkeler yapay zekayı konuşurken, ülkemizde hala kara cahil bir tarikat şeyhinin emrine girmek, insan onuruyla bağdaşıyor mu, bu durum yüce Türk milletine yakışıyor mu?

Atatürk, 30 Ağustos 1925 yılında Kastamonu’da yaptığı konuşmada, “Ölüleri yardıma çağırmak, uygar bir ulus için yüz karasıdır. Bugün mevcut tarikatların amacı, kendilerine bağlı olanları, dünya hayatı ile manevi hayatta mutluluğa kavuşturmaktan başka ne olabilir? Bugün ilmin, fennin, tüm kapsamıyla uygarlığın saçtığı ışık yönünde filan ya da falan şeyhin yol göstermesiyle maddi ve manevi mutluluk arayacak kadar ilkel insanların Türkiye uygar topluluğunda varlığını kesinlikle kabul etmiyorum.Ey millet! İyi biliniz ki,Türkiye cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en gerçek tarikat medeniyet tarikatıdır. Uygarlığın emir ve isteklerini yapmak, insan olmak için yeterlidir.” diyor.

Biz bu vatanı kanla, gözyaşıyla, binlerce şehit vererek kazandık. Cumhuriyetimizi bütün dünyaya ışık saçacak şekilde büyük Atatürk sayesinde kurduk. Bizim için kutsal olan vatanımız ve Cumhuriyetimiz, böyle saçma sapan, ömürlerini tamamlamış, çürümüş, beyinleri mankurtlaştıran tarikatlara teslim edilemez. Gereği acilen yapılmalı, bu tarikat belasından kurtulunmalıdır. Türkiye bu yükü taşıyamıyor ve uzay çağında bu görüntü Türkiye’ye yakışmıyor.

YORUM EKLE

banner128

banner124