TARIMSAL ÜRETİMDE YÖRESEL FIRSATLAR

DURUM

         Bolu yöresi toprakları çok eski çağlardan bu yana pek çok medeniyete kucak açmış bereketli topraklardır.

         Bölgemizdeki tarım kültürü geçmişten bu yana asırlardır nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar taşınmıştır. Binlerce yıl önce Iza buğdayını eken Hitit köylüsü ile 1970’ li yıllara kadar Bolu köylüsü aynı karasabanı kullanmış, aynı harman kaldırma yöntemleri ile buğday tarımı yapmıştır.   

           Bugün, bütün ülkede olduğu gibi, Bolu yöresinde de tarımsal üretim kültürü terk edilme aşamasına gelmiş durumdadır.  Son 40 yıldır hükümetlerin uyguladığı, uluslararası tarım şirketlerinin dayatmalarıyla belirlenen yanlış tarım politikaları sonucunda kırsal yaşam bütün ülkede olduğu gibi ne yazık ki ilimizde de paramparça edilmiştir.            

         Örneğin 50 yıl önce Bolu yöresinde tarım ve hayvancılığın merkezi kabul edilen Seben, Kıbrısçık, Mengen, Mudurnu köyleri bugün tamamen boşalmış, köylerden kente gelen genç nesil Bolu’da asgari ücretle iş arar hale gelmiştir. Bolu merkez köylerinin bereketli tarım arazileri ise yol ve konut alanları olarak her geçen yıl yok olmaktadır.   

         Geçmişte kendi kendine yeten bir tarım yöresi olan Bolu’da halkın en temel gıda ihtiyaçları; en başta un bile Bolu dışından gelmektedir. Oysa son aylarda dünyada ortaya çıkan salgın hastalık, bölgesel üretimin önemini ve gıda milliyetçiliği yapılması zorunluluğunu ortaya koymuştur.

           Ülkemizde tekelleşen büyük tarım şirketleri ve aracılar, Bolulu yerel üreticinin gücünü kırmakta, fiyat egemenliği ile üreticiden ucuza alıp Bolu’daki tüketiciye pahalıya satmaktadırlar.

         Uzak mesafelerden gelen,  hibrit tohumlarla üretilen, dirençli, uzun ömürlü olmaları için kontrolsüz bir şekilde tarım zehirleri kullanılarak üretilen bu ürünler Bolu’nun mahalle pazarlarında halkın tüketimine sunulmaktadır.

  BOLU’DA TARIMSAL  ÜRETİM   

                Bolu halkı nihai tüketici olarak semt pazarlarında sağlıksız bu ürünleri satın alırken,              özellikle bu salgın günlerinde tekrar gündeme gelen bilimsel değerlendirmeler ışığında, toprağı, dolayısıyla doğayı yok etmemizin bize ne kadar pahalıya mal olduğu daha net olarak ortaya çıkmıştır. Kimyasal gübre ile üretilen tarımsal ürünlerin ve hibrit tohumların insan sağlığına uzun dönemde zararı,  insanlarda ve özellikle geleceğimiz çocuklarımızda artan çok çeşitli hastalıklardır. Sağlıklı ve güvenilir gıdanın önemi bu kadar bilinirken Bolulu tüketici Bolulu üreticinin ürettiği güvenilir gıdalara ulaşamamaktadır.  

             Bilindiği gibi herkesin sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişim hakkı merkezi hükümetlerin olduğu kadar yerel yönetimlerin de sorumluluğundadır. Bu gün ülkemize pek çok belediye bu sorumluluklarının bilinciyle hareket etmekte ve ekolojik tarımsal üretim yapan yerel küçük üreticileri desteklemektedirler.

              Özellikle sosyal belediyecilik anlayışı ile öne çıkan bir belediye olan Bolu belediyesinin halkın temel ihtiyacı olan tarımsal ürünlerin sağlıklı üretilmesi, üreticiden tüketiciye aracısız ulaştırılması konusunda aktif rol alması gerektiği ortadır.     

           Bolu’da üretimin istenilen şekilde gerçekleşmemesinin ana nedeni, üreticinin üretimden vazgeçmek zorunda kalmasıdır. Ürettiği ürünü pazarlayamayan, yüksek girdiler nedeniyle il dışından gelen ürün fiyatlarıyla rekabet edemeyen, zarar eden köylü, üretimden vazgeçip şehre göç etmektedir. Bu da işsizliğin artması ve yaşam standartlarının düşmesine yol açmaktadır.

           Köyde yaşamının zorlukları, köy evlerinin asgari de olsa belirli bir konfora sahip olmaması, gençlerin daha rahat ve modern koşullarda yaşamayı istemesi, dolayısıyla devamlı ve düzenli bir gelir elde etme güvencesinin aranması nedenleriyle köyden kente göç hızlanmaktadır.  Şimdilerde köylerde geriye yaşlı nüfus kalmış durumdadır.

            Yine de köyünde  kalarak inatla üretim yapmak isteyen çoğu köylünün yükselen girdi fiyatlarıyla baş etmesi de, ürettiği ürünü pazarlaması amacıyla satmak için Bolu da semt pazarlarını  dolaşması da  mümkün  değildir..

           Aracı, toplayıcı pazarcılar da köylerden ürün toplamak yerine, Antalya gibi yörelerde, kimyasal gübreler ve hibrit tohumlarla yüksek verim veren, dolayısıyla maliyetleri düşük, dayanma süreleri uzun ürünlerini alıp,  yüksek karlarla semt pazarlarında tüketiciye sunarak, sağlıksız ürün zincirinin devamını sağlamaktadırlar. Bu zincirin kırılması için köylünün üretim ve pazarlama aşamalarında desteklenmesi gerekmektedir.

                 Bolu Belediyesinin imkanları,   asırlardır tarımsal üretimde kendi kendine yeten tarım olanağına sahip olan Bolu coğrafyasında, atalık tohumlara sahip çıkmaya, doğal, zehirli tarım ilaçları kullanılmadan yürütülecek geleneksel üretim kültürünü yeniden canlandırmaya fazlasıyla sahiptir.

ÜRETİCİNİN DESTEKLENMESİNDE  KOOPERATİFLEŞMENİN ÖNEMİ

Ülke genelinde pek çok yörede yaşanan üretim-tüketim sorunlarına çözüm yolunun kooperatifleşmeden geçtiği gözlenmektedir.

Özellikle Ege bölgesinde kurulan güçlü ortaklık ve sermaye yapılarıyla son yıllarda öne çıkan üretim ve pazarlama kooperatifleri, güçlerini büyük oranda onları destekleyen belediyelerden almaktadırlar.  Kooperatifler, belediyelerden aldıkları desteklerle, sözleşmeli tarım modelleriyle, ortaklarına üretimde devamlılığı sağlayacak bir gelir elde  imkânı yaratmaktadırlar.

Kooperatifleşme ile birlikte, o yörede etkin, verimli, sürdürülebilir tarımın yapılması sağlanmakta, köylerde tarımsal faaliyetler gelişmekte ve köylere geri dönüş başlamaktadır.   Köy yerleşimlerinin kalkınmasında ve köy nüfusunun yaşam koşullarının iyileştirilmesinde gelişme gözlenmektedir.

            Belediyeler, kooperatifler aracılığıyla yöre üreticilerine verdikleri desteklerle tarladan sofraya gıda güvenliği ve gıda güvencesi sağlayarak yöre yaşayanlarının sağlıklı, ucuz gıdaya ulaşmalarını temin etmektedirler.

Bolu belediyesi ,başarılı bu örnek  uygulamaları Bolu yöresine uyarlayarak, merkez ilçe dahil olmak üzere bütün Bolu ilçelerinde üretim ve pazarlama kooperatifleri kurulmasına öncülük ederek   yörede üretilen   doğal ve yerel ,güvenilir ürünlerin tüketiciye  sunulmasını sağlayabilir.

Bolu bölgesinde her ilçede kurulacak üretim ve pazarlama kooperatiflerinin üretim ve pazarlama planlamaları, Bolu Belediyesi danışmanlığında yönetilerek ,köylerinde yaşayan ve üretim yapan köylülerimizin ürünlerin  değerini bulmasını sağlayacaktır. 

            Bolu Belediyesinin  kooperatifler ve Tarım İl Müdürlüğü ve Ziraat Odasının  desteğiyle uygulayacağı   bir “Yöresel Tarımsal Planlama “sonucunda    ,Bolu’ da yaşayanlar,  Bolu dışından Bolu’yu ziyarete gelenler, Bolu’dan transit geçenler daha güvenilir, sağlıklı, taze gıdaya ulaşabilecektir. 

Bolu yöresinde tüketilen bu ürünlerin ihtiyaç fazlası ise Ankara ve İstanbul büyük şehirlerinde tüketicilerine kolaylıkla ulaştırmak mümkün olacaktır.  

  ÜRETİCİ PAZARI  

          Bolu şehir merkezinde her Pazartesi kurulan büyük pazar ve haftanın belli günlerinde mahallelerde kurulan pazarlar mevcuttur.   Bu pazarlarda üretici köylüler satış yapmakla birlikte genellikle aracılar bulunmaktadır. Bu pazarlarda satış yapan üretici köylülerin kontrol edilmemiş ürünleri sattıkları ve bazılarının da ne yazık ki kendileri üretmedikleri, toptancılardan aldıkları ürünleri ,”kendimiz ürettik” diyerek sattıkları bilinmektedir.

Üretici pazarlarında ise sadece üreticiler, üyesi oldukları kooperatiflerin himayesi altında satış yapabilmektedirler.

Bilindiği gibi üretici pazarının kurulması ve denetlenmesi yasaya göre belediyelerin sorumluluğu altındadır. Bolu merkezde ve ilçelerde kurulacak üretim ve pazarlama kooperatifleriyle köylerde üreticilerin organize edilmesi, ürünlerin üretimden satışa kadar denetlenmesi,  üretici pazarına köylerden yapılacak nakliyenin belediye imkanlarıyla sağlanması ve sonunda nihai tüketici Bolu halkına aracısız bir şekilde ulaştırması mümkündür.

Ege bölgesinde pek çok belediyenin gerçekleştirdiği bu oluşum Bolu Yöresinde gerçekleşirse Bolu’da ekolojik, organik tarım faaliyetleri artacaktır. Belediyenin epeydir gündeminde olduğunu bildiğimiz ve “Yöresel Pazar” diye planları yapılan pazarın “Üretici Pazarı” adı altında ayrı bir bölüm yapılandırılması yerinde olacaktır.   

Üretici Pazarı, açıldığı andan itibaren her yaştan tüketicinin büyük ilgisini çekecektir. Doğal, taze ve yöresel köy ürünleriyle Bolu halkı sağlıklı gıdaya ulaşacaktır.

Bolu halkı ve şehir dışından yıl boyunca Bolu’ya ziyarete gelen binlerce ziyaretçi,  üretici pazarı sayesinde yöremiz köylüsü ile aracısız alışveriş yapma imkanına kavuşacak ve üreten yöremiz köylüsünün ekonomik yapısına önemli katkı sağlanacaktır.             

 Üretici pazarında kazanan,   doğrudan üretici olan, ürettiği üründe hak ettiği geliri elde edemeyen Bolu yöresi köylüleri ve güvenilir gıdaya ulaşan Bolu halkı olacaktır.

            ÖNERİLER

  1. Bolu Belediyesi bünyesinde bölgesel  “Tarım Faaliyetlerini” yönetecek ayrı bir birim kurulmalıdır.  Bu birimin görevleri arasında  bölge tarımının  gelişmesi için yapacağı çalışmalarda  Tarım İl Müdürlüğü ,Ziraat Odası,Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri ve  Üretici Birlikleri ile iletişimi sağlamalıdır.   
  2. Bolu Merkez köyleri ve bütün Bolu ilçelerinde Ticaret Bakanlığına bağlı üretim ve pazarlama kooperatifleri kurulması için danışmanlık hizmeti verilmelidir.
  3. Bolu Belediyesi, Kooperatiflerin tohum fide ve üretimin bütün aşamalarında denetlemeyi sağlayan bir kontrol sistemi kurulmasını sağlamalıdır.
  4. Bolu Belediyesi tarafından kurulması planlanan Yöresel Pazar yerinde Üretici Pazarı bölümü açılmalı , bu bölümde  kooperatiflerin ürettiği ürünler dışında başka ürün satışına izin verilmemelidir.
  5. Bolu Belediyesi gerekirse Bolu merkezde sadece Bolu yöresi kooperatiflerinin ürünlerinin satışının yapılacağı marketler açmak için planlama yapmalıdır .
  6. Bolu Belediyesi,  İşletmelerinin toptan gıda ihtiyaçlarını, yaptığı gıda yardımlarını öncelikle kooperatiflerin ürettiği ürünlerden karşılamalıdır.
  7. Bolu Belediyesi ihtiyacı olan ürünler için kooperatiflerle gerekirse sözleşmeli tarım uygulamasına geçmelidir.
  8. Bolu Belediyesi kooperatiflerin ürünlerinin İstanbul ve Ankara belediyelerine pazarlanması aracılık yapmalıdır.
  9. Sadece Tarımsal Üretim ve Pazarlama Kooperatifleri ve Kadın Kooperatifleri ürünlerini satışını yapan Ankara’da Başkent Market ve  İzmir de Cumhuriyet Bakkalları projeleri Bolu Belediyesinin yapacağı bu alandaki çalışmalara örnek teşkil edecektir.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Naci Yılmaz
Naci Yılmaz - 3 hafta Önce

Yazdıkların gercekleşirse tarım ve cífci kurtulur üretim artar