Üç Ayların Diriltici İkliminde Kutlu Yolculuğa Çıkalım

Bu gün günlerden Çarşamba… Bu günden itibaren gönül dünyamızda farklı bir yeri olan üç aylara girmiş bulunmaktayız.

Bizde, yoğun kar yağışıyla sertleşen hava gibi, oldukça sertleşen siyasi ortamdan uzaklaşıp, girmiş olduğumuz üç aylar ve Regaip gecesinden bahsetmeyi, birkaç kelam etmeyi uygun gördük.

Gerçi,  bu yazılar geçmiş yılların tekrarı gibi görünse de, değerli okuyucularım için bir hayli faydalı olduğunu gelen mesajlardan anlıyoruz.

Öncelikle şu gerçeği belirtelim. Bir toplumu güçsüzleştirmenin ve yok etmenin ilk adımı, o toplumun inanç ve manevi değerlerinikadim kültürlerini yok etmekten geçer. Eğer bir milletin inancına, diline, geçmişine ve ülküsüne sırt çevrilirse, o ülke bir kara parçası olarak var olsa da, ruhen ölmüş yokhükmündedir.

Demek ki, milletler dinine, inancına, değerlerine sahip çıkmakla payidar olur, geleceği garanti altına alınmış olur. Yoksa bu gün olduğu gibi, geleceğimizden ümidi keser, boşlukta kalır, kavga ortamındabirbirimizi yer tüketir, özlenenbaşarıyı yakalayamayız.

Hâlbuki ülkemizde kavga ortamını bitirip sevgi ve kucaklaşmayı sağlayacak “kandil” gecelerimizgibi birçok zenginliğimiz var. Recep, Şaban ve Ramazan ayımız var.Ramazan ayının bitimindeBayramımız ve yine Kurban Bayramımız var. Kurbanlarımız var. Haccımız var.

Bu zenginliklerimizin sağladığı sevgi ortamını hangi güç sağlayabilir? Onun içindir ki biz, bu değerlerimizi gündemde tutmaya, önemini hatırlatmaya çalışıyoruz.

Bu durum da bize düşen, bu gece ve günleri fırsat bilip sağlanan sevgi ortamında bir bizimizi kucaklayalım. Bu manevi iklimden yararlanmak için yapacağımız dua ve ibadetlerin yanında ahlakibir din anlayışına yoğunlaşalım. Helal haram bilincini, doğruluğu ve dürüstlüğü önce kendi nefsimizde başlayarak ailemize ve çevremize genişlemesi için gayret gösterelim.

Kendi iç muhasebemizi yaparak bu geceyi diğer gecelerden farklı görüp, Yaradan’la baş başa kalmanın yollarını bulalım. Böylece evimizde, sıcak yuvamızda üful üful manevi hava essin. Ve esen bu manevi hava tüm ülkeye dağılsın ki, üzerimizdeki kara bulutlar yok olsun.

Böylesi rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı muhteşem gece ve günlerde yetime, fukaraya, garibana, masumtalebeye, kurda kuşa vereceğiniz bir sadaka, Yaradan’ın huzurunda kılacağınız bir namaz, bir tövbe,böylesi bir karar veriş, hiç şüphesiz,gönül dünyamız da farklı pencerelerin açılmasına, kalbi bir dirilişe,maddi ve manevi fütuhata vesile olacaktır.

Kış mevsimindeyiz. Her taraf bembeyaz karla kaplı… Beyaz renk insana huzur, toprağa canlılık verir.Eğer kar ve yağmur yağmasa kuruyan toprak hiçbir canlıyı besleyemez, o artık ölü topraktır. İnsanda tıpkı toprak gibi, manen ölmemesi içinkendi ruh dünyasını besleyen maneviyata ihtiyacı vardır. Çünkü,başka hiçbir güç insanı doyuramaz. Bu durum da, ruhumuzu besleyebilmek için, Mevla’mızın bize bahşettiği böylesi kampanya gecelerini fırsat bilelim. Bereket ve feyzinden yararlanıp ruhi huzura kavuşalım.

Bunun yanında, dünya telaşı içesinde veya insanlığı kasıp kavuran virüs sebebiyle ihmal ettiğimiz akraba dostlarımızı ziyaret edelim. Hiç olmazsa çağımızın iletişim araçlarından faydalanarak kandillerini tebrik edelim.

Bu önemli gecelerin dünya misafirliğinde bir uyanışa bir dirileşe vesile olması dileğiyle, üç aylar ve Regaip kandilinin, ekmek ve su kadar ihtiyaç hissettiğimizhuzur ve sükûn iklimine erişmenizi yüceMevla’dan niyaz ederim.

Kalın sağalacakla…

Günün sözü:

Hiç kimse Allah’a secde ediyor diye, yediği kul hakkından kıyamet günü muaf tutulmayacaktır.

YORUM EKLE

banner128