YALAN VE TALAN DÜZENİ

Ülkemiz yıllardır yalanlarla, kendi milletini soyup soğana çeviren ve ülke kaynaklarını talan edenlerle yönetiliyor. Şimdiye kadar da bu düzenle iktidarda kaldıklarına göre başarılı oldukları da söylenebilir.

Ama artık deniz bitti. Ekonomik veriler her geçen gün dibe vuruyor. Cumhuriyet döneminin en büyük krizini yaşıyoruz. Freni patlamış kamyon gibi tepe taklak yokuş aşağı gidiyoruz. Ekonomideki daralmayı sürekli dile getirenleri de terörist ilan ediyorlar.

Sanayi üretimi bir önceki yıla göre %4,8 düşmesine rağmen ve Türkiye tarihinin en büyük işsizlik rakamı ile karşı karşıyayken, iki gün önce bakan çıktı, dedi ki, “Sanayi üretiminde pozitif trend devam ediyor.” dedi. Yalandan kim ölmüş.

İlkesizlik ve kalitesizlik aldı başını gidiyor. 31 Mart yerel seçimlerinde sürekli beka sorununu dile getirdiler. Zaten böyle bir şey yoktu, tutmadı tabi. Beka sorunu vardıysa, seçim biter bitmez niye ortadan kalktı?

T.C.’leri kaldıran kendileri. “Türk’üm, doğruyum, çalışkanım...” diye başlayan güzel andımızı kaldıran kendileri. Çözüm süreci diye İmralı canisi ile görüşen kendileri. Beka sorunu varsa bunları niye yaptınız? Bunları yapmakla beka sorununu siz yaratmış olmuyor musunuz? Kendi sloganları ile kendileri çelişiyorlar.

Halkın iradesini çalanlar, şimdi de oyları çaldılar diye propaganda yapıyorlar. Bu seçimdeki sloganları da yine yalan üzerine kurulu. Bu da tutmayacak tabi. Muhalefetin oyları çalma gücü olsa iktidara gelirdi. Muhalefet, 7 Nisan’da 1,5 milyon mühürsüz oylarla seçimi asıl çalanlara bir şey yapabildi mi? Muhalefetin gücü olsa bu seçimi kazandığı halde, kaybetmezdi. Bunlarda oyun bitmiyor. Şimdi yeni bir oyun peşindeler.

Seçimlerde görevlileri kendileri atadılar. Sandıkları kendileri kurdular. Oylar çalındıysa, iktidarda sizsiniz, çalanları bulun o zaman ve gereğini yapın. Zarfın içindeki 4 zarftan 3’ü geçerli, biri iptal edildi. Bu komik iddiaları ile herkesi aptal yerine koyuyorlar. Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış.

Sandıktan çıkana saygı duyulmadığı zaman ve ben kazanmadıysam saymıyorum anlayışı egemen olduğu zaman demokrasiden söz edilemez. Demokrasi olmadığı zaman da ekonomi de hızla dibe çöker ve çöküyor da.

Yalancının mumu yatsıya kadar yanar, derler. Bu kötü gidişi yalanlarla kapatmaya çalışanlar, gerçeklerin er geç açığa çıkması karşısında utanmayacaklar mı?

YORUM EKLE

banner133

banner129