banner133

banner128

banner120
15 Ağustos 2018 Çarşamba

YAŞAYAN ÖLÜLER ÇAĞI

24 Ocak 2018, 09:37
Bu makale 1370 kez okundu
YAŞAYAN ÖLÜLER ÇAĞI
İsmail Hotakoğlu

Hayatımızın,insanlığımızın bereketini kaçıran sebeplerin en önemlilerinden biri,vaktimizin çoğunu birbirimizin dedikodusunu yapmaya,kuyusunu kazmaya,adam harcamaya,bir günah için bir ömrü yakmaya, kişilik karalamaya,karizma çizmeye,kul yargılamaya ayırıyor olmamızdır.

  Bütün gün neredeyse hiç ara vermeden,üstelik hiç tereddüt de yaşamadan birbirini harcayan bir topluluğun yaptığı herhangi bir şeyin bereketi olur mu?

 "Armudun sapı var, üzümün çöpü" dedi biri, "Onlar sadece geriye kalandır,damağın tadı olsa bilirdin!" dedi diğeri.

 " Bütün diğer değerler insan haysiyetine hizmet ettikleri ve bunun davasını sürdürdükleri ölçüde değerdir.Başka insanlarda insanlığı öldürerek hayatta kalmaya çalışan kişi,kendi insanlığının ölümünden sonra hayatta kalmış demektir." İçinde bulunduğumuz yaşayan ölüler çağı'nı derinliğine açıklayan iki paha biçilmez cümle...

  Başkaları hakkında her aklına geleni söyleyen,hiç bir gerçek delili olmadan insanlar ve kişilikleri hakkında yargısız infaz yapan, nereden geldiği belli olmayan bir yetkiyle orada olmayan herkesi adaletsizce yargılayan,hiçbir şey üretmeyen ama üretilmiş her şeye laf etmeyi meslek edinen,çakmaya,karalamaya,harcamaya düşkün insanlardan uzaklaşın!     Terk edin onların dünyalarını.Çünkü bu çirkin hal,nice tecrübeyle sabittir ki, söyleyenden dinleyene sirayet eder.Kötülük bulaşıcıdır, bir kişiden bir  başkasına,başkalarına geçer.    Alanını  genişletir ve herkesi içine çeker. Oradaysanız,orada olmakta ısrarlıysanız kirlenir,kirlenmeye alışır ve nihayet temizliğin faziletini unutursunuz!

 "Bizim meselemiz adam harcamak değil insan biriktirmektir" der alimlerimiz.

İşte bir vasiyet;

"Kendinin dışında olan şeyleri kendine sermaye etme.Hak edenlere iyilik etmede onların istemesini bekleme ve onlar senden yardım istemeden önce yardımlarına koş.Âlemlerdeki lezzetlerden bir lezzetle mutlu olan,âlemin musibetlerinden bir musibetten endişeye kapılan kimse hikmet sahibi sayılamaz.Ölümü daima hatırla ve ölmüş olanlardan ibret al.Kişinin fenalığı,çok faydasız söz söylemesinden ve sorumlu olmadıkları şeylerden  haber vermesinden anlaşılır.Başkası hakkında kötü düşünenin  kendi nefsi de kötülüğe alışır ve nihayet bu kimsenin tuttuğu yolda kötülüğe çıkar."

  Cana, cânâna düşmanlık eden varsa al eline kılıcı,çık meydana, vuruş sonuna kadar onunla!Ama etrafta düşman da,düşmanlıkta yoksa,kılıcın elinde düşman arama kendine!

 "Ölmüş kardeşinizin etini yemekten hoşlanırmısınız?diye  soruyor Allah(c.c.).Lafazanlık sofrasının tabaklarına her gün ne koyduğumuzu bilelim diye!

  Diline kötülükten eser gelmeyen,eli hiçbir vakit kötülüğe gitmeyen insanlar da var.

"Madem ki ayıplayacak bir günah arıyorsun" neden uzağa bakıyorsun!..

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    YAZARLAR Tümü
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    GAZETE MANŞETLERİ
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SAYFALAR
    ARŞİV
    banner82

    banner129

    banner124