Yerli Malı Haftası – I -

12 – 18 Aralık arası bildiğimiz yerli malı haftası son değişikliklerle Tutum Yatırım ve Türk Malları Haftası olarak kullanılmakta. İlkokul sıralarındayken, o dönem öğretmenlerimiz yokluklar üzerine kurulmuş genç cumhuriyetimizin kısa sürede kalkınmasını sağlayabilmek için, körpe beyinlere ekilen tohumları olduğunu düşünüyorum. Atatürk’ün son on yılda on beş milyon insanla çok büyük işler başardık sözündeki gerçek bu olmalı. Ülkelerin kalkınmasında üretimin şart olduğu çok daha net görülmekte. Bilim çağı, dediğimiz zaman dilimine damgasını vuran devletler, makine yapan makinaları üretirken bizler tüketim lüksümüzü yavaşlatmayı küçük sınıflardan başlayan uygulamaları devam eden eğitimlerle, gelişen teknolojiler yer almamızı sağlayacağına inanıyorum…

Yer 50. Yıl İzzet Baysal İlkokulu. Yerli malı haftasıyla ilgili bir sergi açıldığını, gidip görmemi telefonla söyledi kadim dost sn. Hayri Mısırlıoğlu. Herhan gibi bir konuda yapılan, rutin sergilerden biridir diye gittim. Kapı girişinde güvenlik görevlisine sordum. Üst katta olduğunu öğrendim. Okula girdiğimde salon ve merdivenlerde bir hareketlilik vardı. Merdivenler kalabalık. Bir bölüm iniyor bir bölüm çıkıyor. Sordum sergi hangi sınıfta. Salon sıra olmuş öğrencilerle dolu. O arada sınıf kapısı açıldı orası da doluydu. O ara hocam buyurun, dedi bir ses. 3G sınıfı öğretmeni sn. Emel Çalışkan'dı. Sergi var dediler onun için gelmiştim dedim cümlenin sonunu getiremeden, buyur hocam burası dedi. Sınıfa girdim. Hiçte alışık olmadığım bir sergi. Sergi değil sanki yiyecek, giyecek ve çeşitli renk nakış işlemeli örtü ve yün örgü çorap ve de mutfak araç gereçleri. Orta da uzunca bir masa üzerinde el ürünleri ve bunlara ait kullanılan araçlar.

Sınıf kalabalık. Öğretmen; şimdi biraz sessiz olacaksınız, ben konuşacağım. Çocuklar bu gün burada Tutum, Yatırım ve Türk Malları haftası. Burada gördükleriniz annenizin, babanızın, ağabey, abla ve zanaat ustalarının yaptığı ürünler. Şu elimde tuttuğum iki kavanozda tarhana var biri beyaz biri kırmızı. Söyleyin bakalım kırmızı ne tarhanası? Bir cılız ses. Kırmızıya boyamışlar. Bir başka ses kızılcık tarhanası. Kızılcığı anlatıp marmelatını gösteriyor.

Haç şeklinde iki parça ortasında ince yuvarlak bir çubuk. Bunun adı kırman. Yün eğirmeye yarar (Yün ip elde etmeye yarar).

Bakır sahan, bakır maşrapçı ve ağaç kaşıklar. Su testisi. Yerde duran taban çapı 25 – 30 cm. Bouyu yaklaşım 1 metre ağız çapı 10 – 15 cm kesik koni biçimde ağaçtan bir kap. İçine rahatça girebilen 10 cm çaplı bir ağaç ve ucunda uzun bir sopa. Bu ne çocuklar? Ses yok! Bu yayıktır. İçine süt konur. Ucundaki yuvarlak parça ile vura vura sütten yağı ayrışır. Tere yağı elde edilir…

Devamı var

YORUM EKLE

banner133