YERLİ MALI HAFTASI -II-

Öğretmen sn. Emel Çalışkan yerli malı haftasını herbiri ayrı güzellikteki el ürünlerini aynı güzellikle anlatıyordu. Şunlar, halen daha bazı evlerde bulunan dokuma tezgâhlarında üretilen bezler. İşte seymen gömleği, kalın kumaştan köy erkeklerimizin kilotpantolonu. İşte, kadın baş örtüsü dokumalar. İşte, şalvar türü alaca donlar. İşte, ayrı renk desenli örülmüş yün çoraplar. İşte, el emeği göz nuru kendi tezgâhlarımızda dokunan kumaşlar üzerine işlenen desen desen nakışlar, kanaviçeler…

Duvarlar, masa üzeri, sanki bir mağazanın tanıtım vitrini. Öğretmen bütün bunları anlatırken bir bölümümüz, bu ve benzeri ürünleri üretecek işletmeleri, fabrikaları kuracaksınız! O zaman, ülke insanımız zenginleşecek, işsizlik azalacak, insanlar mutlu olacak diyordu.

Makine yapan makinaları, iletişim ağının baş döndürücü bir hızla geliştiği bir dönemin hızını bu çocuklar ulaşır diye düşünürken, yanımdaki yumurcağın biri, giysinin üzerindeki yabancı markayı gösteriyordu arkadaşına…

Çocukluğumu hatırladım. O dönemlerde gelin olacak kızın çeyizinde öncelik, dikiş makinasında olurdu. Bizim dikiş makinamızda yoktu. Gömleğimi, önlüğümü rahmetli anam biçer, teyeller komşu Leyla teyzede, makinaya çekip geliverir giydirirdi…

Zamane çocuğu şimdi yabancı markası ile vitrinlerdeki ürünlerde, made in USA, İtalya, Alman, Fransa, Çin vs. ülkelerin ürünlerine ait markalar iğneden ipliğe, yiyecekten giyeceğe ve elektronik malzemeden otomatik tezgaha TM. Yoksa o da bizim kuşağın ayıbı olmalı. İnşallah bu çocukların kuşağı bunu başarır.

Umarım bu çocuklar kollarına takacakları altın bilezikle, medeniyet şahikasının merdiveni sanattır anlayışında günümüz gökdelenlerinden daha yüksek bacalara ait fabrikalarda üreteceklerdir. Yerli malı ürünleri.

Değerli öğretmenime teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.

YORUM EKLE

banner133