Ceren Cansu Yılmaz

Ceren Cansu Yılmaz

BİR BÜYÜK “UYUŞTURUCU” MESELESİ…

Baronların kafaları koparılacak, torbacıların bacakları kırılacak bizim ülkemizde. Rakamlarına ülkenin her kesiminden vatandaşın itibar etmediği TÜİK’in rakamlarına göre ülkemizde Bonzai kullanma yaşı 10’a indi. Uyuşturucuyla Mücadele Platformu başkanının yaptığı açıklamaya göre ise Türkiye’de uyuşturucu kullanma yaşı 9’a inmiş durumda.

Zehir tacirleri gözümüzden bile sakındığımız çocuklarımızı bu belaya bulaştırmak için her türlü şekilde bu maddelerin üretimini yapıp, piyasaya salıyor. Pokemon şeklinde hap var, jelibon şeklinde hap var kısacası çocukların ilgisini çekebilecek şekilde üretilen çokça zehir var. Okul önlerinde sanki çocukların hep yedikleri şekerlermiş gibi bedava dağıtılıyor bu haplar ve çocukların bu zehre bağımlı olmaları sağlanıyor. Bu şekilde bağımlı olan öğrenciler, okullarda başka arkadaşlarına da bu zehirleri satmaya başlıyor ve bu sarmal böyle böyle devam ediyor.

Sorunun temeli, kolay erişebilirlikten ziyade bu uyuşturucuların fiyatlarının ucuz olması. Markette satın alırken cebimizi yakan çokça üründen daha ucuz bu zehirlerin fiyatı. Harçlıklarıyla uyuşturucu satın alabiliyor çocuklar, gençler. Simitten çokça ucuz olan bu zehirlerin kullanımı ucuz olmasıyla birlikte daha da çok yaygınlaşıyor. İşte işin özü bu. Bu zehirler simitten ucuz olduğu sürece bir şeylerin önüne geçilmesi imkansız.

Kokainin yoksullar için olanı olarak görülen metamfatamin ise hem kolay üretilir olmasından ve yine ucuz olmasından kaynaklı olarak ülkedemizde çokça yaygın olarak görülüyor. Ülkemizde ilk kez 2009’da görülen bu zehrin o zamanlar kullanılmaya başlama yaşı 21 iken şuan 12’ye inmiş durumda.

Aileler bilimsel araştırmalara göre çocuklarının uyuşturucu kullandığını başladıktan iki sene sonra farkediyor ya da öğreniyor. Bu süre zarfı içinde ise çocuk çoktan bağımlı olmuş oluyor. Ankara’da avukatlık yaparken çokça ilgilendiğim uyuşturucu dosyalarındaki bağımlı olan çocukları, gençleri gördükçe içimi bir korku kaplardı. Belki size doğru gelir gelmez bilmem ama küçük bir şehirde yaşamayı tercih etmemdeki en büyük sebeplerden biriydi bu korku. En azından ilerde çocuğumu yolda, kendine uygun olmayan herhangi bir yerde, tekin olmayan insanlarla gören tanıdıklarım olur ya da çocuğumu küçük bir yerde daha kontrol altında büyütebilirim diye düşündüm. Çünkü çok içindeydim onların, çok gözlerinin içine baktım o çocukların, gençlerin, o çaresiz ailelerinin. Şimdi ise ülkemizde 9 yaşında uyuşturucudan ölen çocukların olduğunu bilmek korkumu kat be kat arttırıyor.

Bu zehrin önüne geçmek, çocuğunuz cep harçlığıyla uyuşturucu alabilir olduğu sürece ZOR. ÇOK ZOR. Bu baronların kafaları bu şekilde oldukça koparılmaz, torbacıların bacakları böyle oldukça kırılmaz! Bu konu siyasetten, a partisinden, b partisinden çok bağımsız bu bir ülke meselesi, bu bir gelecek meselesi.

Umarım geç kalınmışlıkların telafisi birlik olarak alınır, alınan bu tedbirler sayesinde yapılan telafiler geleceği ışık olur.

Haftaya görüşmek dileğiyle. Sağlıcakla kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar