BOLU’YA ÖZGÜR PROJELER YAPMALIYIZ !

.Onur Ustaoğlu'nun Kaleminden Konuşan Yazı...

BOLU’YA ÖZGÜR PROJELER YAPMALIYIZ !

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Yaz mevsimine girdiğimiz şu günlerde bir süredir yaşadığımız salgın sürecinin de birazcık hafiflemesiyle, insanlar tatil yerlerine gitmeye başladı. Hatta belki bu yazıyı şu anda tatilini yaparken okuyan ya da dinleyenler vardır. Şimdi sen bizimi izliyorsun ne yaptığımızı nerden biliyorsun? Diyeceksiniz. Korkmayın sizi falan izlemiyorum ancak yazın şöyle güzel bir tatil yapmayı herkes ister yani herkesin hayalidir.

Ancak bazı kişiler tatil mekânları ne kadar iyi olursa olsun yani yıldız sayısı 10 da olsa benim gibi mekânlardan memnun olmazlar. Örneğin bundan yaklaşık 10 yıl önce ak denizdeki 5 yıldızlı bir mekâna tatile gitmiştim. Tamam, mekân güzeldi. Tamam, yiyecek, içecek her şey her an vardı. Ama şöyle söyleyeyim orada bile engellendim ve inanın bana hiç mutlu olmadım.

İnsan tatil bitsin de eve gideyim der mi? inanın o mekânda ben dedim çünkü günlük hayatta yapabildiğim şeyleri mekân fiziksel olarak bana uygun olmadığı için çok zorlandım. En basidi banyo ve tuvalet ihtiyacı diye sıralayabilirim. Takdir edersiniz ki bu ikisini kullanırken zorlanmak bile. “ şu tatil bitsin de eve gidelim “ dedirtiyor insana.

Şimdi bunları size niye anlattığımı merak ediyorsunuz değil mi? hemen anlatayım.

Bilmiyorum farkında mısınız ya da duydunuz mu? Dünyada Engelli turizmi diye bir şey var yani engellenenler için fiziksel tüm şartların düşünüldüğü özgür mekânlar diye biliriz. Tabi bu mekânların personeli de engelleri aşmak için eğitim almış. O mekânda tatil yapmaya gelen engelli bireylere nasıl davranacağını nasıl yardım edeceğini bilen kişilerden oluşuyor.

Durum böyle olunca fiziksel engellenen bireyler o mekânda rahatlıkla tatil yapabiliyor ve hoşça vakit geçirebiliyor. Geçtiğimiz yıllarda Türkiye’de de böyle bir mekân açılmıştı. Ancak sonra bu salgın sürecinde o mekân ne oldu? Çalışmaya devam ediyor mu hiçbir bilgim yok. Şimdi size bir soru “ engelli turizmi ve böyle özgür mekânlar denilince çoğu kişinin aklına ege ve Akdeniz geliyor bu niye? Yani böyle özgür mekânların illa egede ya da Akdeniz demi açılması gerek?”

Mesela biz hep Bolu’ya iki büyük şehir’e yani İstanbul ve Ankara’ya yakın olduğu için hep stratejik avantajlı deriz Ancak ben bu avantajı hiç kullandığımızı görmedim. Çünkü insanlar hala Bolu’yu kışın kar yağdığında kapanan Bolu dağından, Abant’tan veya Gölcükten İbaret olduğunu sanıyorlar.  Bunları nereden mi biliyorum. İnternetin yeni çıktığı yıllarda Bolu’yu tanıtan ilk web sitesini ben yapmıştım.

Şimdi buradan yetkililere ve bu yazıları özelikle vakit ayırıp okuduğunu bildiğim Bolu Belediye başkanı Tanju Özcan’a bir önerim olacak “ Bolu’ya Engelli turizmi kapsamında anlattığım gibi özel bir tesis yapılamaz mı? “Ama yanlış anlaşılmasın dediğim bakım evi değil! Engellenenlerin her anlamda özgürce tatil yapabilecekleri bir mekân olacak.

“Hadi mekânı yaptık dediğin gibi özel eğitimli personeli nereden bulacağız diye soranlar olabilir”. Aslında özel eğitimli personelde hazır Bolu Abant izzet baysal üniversitesinde özel eğitim alan birçok genç arkadaşımız var ve birçoğu boşta. Böyle bir projede bu genç arkadaşlarımızdan ve tabi ki özel eğitim hocalarımızdan yararlanabiliriz. 

Böyle baktığınızda da 1 proje ile birçok sorunu çözüp Bolu’yu bu alanda Türkiye’nin ilk sıralarına taşıyabiliriz ve herkese de örnek oluruz. Biliyorum bu işler kolay değil ancak gördüğünüz gibi elimizde kaynaklar çok, eğer biz bu kaynakları doğru kullanıp birazcık düşünürsek Bolu’nun stratejik konumundan yararlana bilirsek hem engelleri kaldırırız hem Bolu’yu tanıtırız hem de insanları mutlu ederiz. Ne dersiniz projeyi gündeme almaya ve denemeye değmez mi?

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…

Güncelleme Tarihi: 25 Haziran 2021, 00:05
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128

banner124