Büyük felaketin 77. yıl dönümü

Bolu tarihinin en büyük, Türkiye tarihinin ise Erzincan depremi ve 99 Marmara depreminden sonra en fazla can kaybının yaşandığı üçüncü büyük deprem olarak tarihe geçen felaketin yetmiş yedinci yılı.

Büyük felaketin 77. yıl dönümü

Haber: N. Halid Altundal

İkinci Dünya Savaşı’nın bütün şiddetiyle devam ettiği yıllarda, ülkemiz savaşın dışında kalmakla uğraşırken tarihinin en büyük felaketini yaşadı. 1 Şubat 1944 tarihinde merkez üssü Bolu ve Gerede olan 7.4 şiddetindeki deprem binlerce can kaybı ile sonuçlandı. Doğuda Ilgaz’dan başlayıp batıda Abant’a kadar uzanan, 200 km uzunlukta ve 25 km genişlikte olduğu tespit edilen deprem alanı içindeki bütün köyleri ve yerleşim bölgeleri yerle bir oldu.

4 BİNE YAKIN ÖLÜ

Edirne, Çanakkale, Kayseri, Sivas, İzmir, Antakya ve Erzincan’dan bile hissedilen sarsıntıda, Bolu’daki cami minareleri, hükümet binası, ortaokullar, kız enstitüleri ve PTT binaları da dahil 20 binden fazla bina yıkılmıştı. 5 sene önce yaşanan büyük Erzincan depreminden çok daha şiddetli olmasına rağmen çok daha az kayıp yaşayan Bolu’da şehir merkezinde 2 bin 314 kişi hayatını kaybederken, ülke genelinde 3 bin 959 kişi felakete kurban gitmişti. Erzincan’da çoğu kerpiçten yapılan 116 bin 720 ev yıkılırken, 32 bin 962 kişi hayatını kaybetmişti. Dönemin uzmanları bu durumu Bolu’daki çoğu evin sağlam ve ahşaptan yapılmasıyla açıklıyor.

SİYASİLER İLGİSİZ

Fırınlar yıkıldığı için ekmeğe ulaşamayan, Şubat’ın karlı ve soğuk günlerinde parklara ve bahçelere yaptıkları kilim, çul ve tahtalardan yapılan barakalarda kalan çaresiz vatandaşın durumuna o dönemin şahitlerinden köşe yazarı Vahap Tuncer, Bolu Sesimiz gazetesinde değiniyor. Zelzede yıkılan Bolu ortaokul öğrencilerinin çeşitli illere, 34 kişilik bir kafilenin de Haydarpaşa Lisesi’ne yerleştirildiğini anlatan Tuncer, depremde birçok yardımın da Bolu’ya ulaşamadığını anlatıyor. Depremin Ankara’ya çok yakın olmasına ve Erzincan depreminden çok daha şiddetli olmasına rağmen hükümet yetkilerinin ilgisizliğinden yakınıyor. 6 Şubat 1944 tarihli Akşam gazetesi ise deprem bölgesinde 4 bin 611 ölü olduğunu haber verirken, felaket yararına Ankara Gar Gazinosu’nda tertip edilen çay partisinde zamanın başbakanı Şükrü Saracoğlu’nun ‘harmandalı’ oynadığını ve dakikalarca alkışlandığını yazıyordu.

HEM SAVAŞ, HEM DEPREM

Bu deprem sonrasında Bolu’da ciddi tedbirler alınıyor. Üç katlı evlerin bir katları yıkılırken, yeni yapılara iki kattan fazla ruhsat verilmiyor. Ayrıca savaş dönemine ait uygulamaların halkı zor duruma sokması ve genç nüfusun askere alınması sebebiyle üretim durma noktasına geliyor. Ekmek karne ile satılıyor, temel gıda maddeleri tükeniyor. Depremden sağ çıkmayı başaran yaşlı ve hastalar ise bu sefer soğuktan hayatını kaybediyordu. Kış şartlarında yakalandığı bu depremde kendi yarasını kendi sarmaya çalışan her vatandaşımız birbirine sahip çıkmış ve bu felaketin acılarını ekmeğini komşusuyla paylaşarak sarmıştı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128

banner124