Doğa ve kültür ve damak çatlatan lezzetler

Doğa ve kültür ve damak çatlatan lezzetler

Hafta sonunuzu sakinlik içerisinde geçirmek istiyorsanız Göynük sizin için öncelikli bir tercih olabilir. Hem kültürel çeşitlilik hem de Göynük halkının samimiyeti sayesinde huzurlu vakit geçirmemeniz mümkün bile değil!

Göynük’te gezecek birçok yer, tadacak birçok lezzet bulunuyor. Osmanlı’nın eski tarihi dokusuna sahip evler ve sokaklar adeta adalar hissiyatı yaratıyor. Kentin kendine ait dokusu bozulmadan ilerlenmiş ve yeni yapılaşmalar kültürel mirası koruyarak inşa ediliyor. “Citta Slow” Göynük. “Sakin şehir” anlamına gelen bu tabir ilk kez İtalya’nın Chianti şehri için kullanılmış. Bu kavram dünyada 28 ülkede yalnızca 182 üyeye sahip. Yalnızca belediyelerin üye olabildiği bir uluslararası birlik. Göynük de bu birliğin sakin bir üyesi. Bu kavramın Göynük için ne kadar uyumlu olduğunu kentin sokaklarında gezerken hissedebiliyorsunuz.

Göynük tarihi ve yemekleri;

Yerleşimin MÖ 8. yüzyılda başladığı, eski çağlarda adı Koinon Gallicanan olan bu kent Osmanlı, Roma ve Bizans’ın yerleşim yerleri olmuş. Tarih boyunca ticari bir yola sahip olmasından kaynaklı her zaman hareketli bir durak. Kültürel değerlerini koruyan yöresel mutfak, giyim, dokuma sanatı ve folklör günümüzde hala devam ediyor. Dokuma kıyafetler, oymacılık kültürü, el dokuması halılar, ev eşyaları gibi birçok çeşitli olan mirası devam ettiren samimi bir halkı var. Halkı ve esnafı güler yüzlü, oldukça samimi ve yardımsever insanlar. Sokaklarda dolaşırken küçük sohbetler ederseniz sizi çay içmeye davet eden yaşlı teyzelerle bile karşılaşabilirsiniz.

Yemek kültürünü geçmişten günümüze yaşatan Göynük’te kesme erişte, bamya çorbası, keş peyniri, hekim sarması, cevizli çörek, kuşburnu marmelatı gibi tatmanız gereken birçok lezzet bulunuyor. Sofra kültürü bakımından zengin olan Göynük’ te mutlaka keş peynirli erişteyi denemelisiniz. Ayrıca kentin coğrafyası sayesinde birçok doğal ürünü halk kendi üretiminde tüketiyor. Erişte, reçel, peynir gibi birçok yöresel ürünleri alabileceğiniz yerel işletmeler mevcut.

Mutlaka görmeniz lazım;

Göynük’te mutlaka görmeniz gerekenler arasında Zafer Kulesi, Akşemseddin Türbesi, Gazi Süleyman Paşa Camii, Göynük’ün sakin sokakları ve Sünnet Gölü bulunuyor. Küçük bir yerleşim yeri olduğundan dolayı sakin sokaklarda gezerken gün içerisinde bu listeyi tamamlamanız mümkün.

Göynük’ ün sembolü haline gelmiş Zafer Kulesi,1923 yılında Cumhuriyet döneminin ilk kaymakamı olan Hurşit Bey tarafından Kurtuluş Savaşı’ nın başarılarını simgelemek ve kentin dokusunu betimlemek amacıyla yaptırılmış. Kule, kentin ahşap yapılı mimarisinden esinlenilmiş. 1960 yılındaysa orijinal yapısını bozmayacak bir düzende restore edilmiş. Zafer Kulesi’ne çıktığınızda muhteşem Göynük manzarası ile karşılaşacaksınız.

Sahip çıkılan kültürel miras;

Göynük’te bulunan kadın kooperatifleri belediyenin de desteği ile aktif olarak Göynük kadınları ile birlikte çalışmalar yürütmekte. “Üreten Eller Kadın Girişimi” olarak bir arada el emeği ile yaptıkları reçeller, kesme hamurlar, erişteler, kuru meyveler ve daha birçok emek olan ürünlerin satıldığı girişimcilik merkezini mutlaka görmelisiniz. Merkezde bulunan dokuma evlerinde hem dokuma eğitimi verilmekle birlikte gezip gören ve meraklı olan herkese bölgenin tarihi, dokuma kültürü, dokuma giysilerinin çeşitli hikayeleri anlatılıyor. Kültürel mirasın hala korunduğunu görebileceğiniz, insanların samimiyetini hissedeceğiniz ve “Citta Slow” kavramını yaşadığınızı anlayacağınız bu küçük ilçe size sakinliği anlatıyor.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.