Duygulu anlar yaşandı

Vali İbrahim Özçimen’in talimatı ile İlimizde ikamet eden Güneydoğu, Kıbrıs, Kore ve diğer gazilerin motivasyonunu arttırmak, onların örnek hayatlarını İlimizdeki öğrencilere aktarmak için başlatılan,...

Duygulu anlar yaşandı

Vali İbrahim Özçimen’in talimatı ile İlimizde ikamet eden Güneydoğu, Kıbrıs, Kore ve diğer gazilerin motivasyonunu arttırmak, onların örnek hayatlarını İlimizdeki öğrencilere aktarmak için başlatılan, "Gazilerimizin Örnek Hayatı" projesi kapsamında Şehit aileleri ve gaziler öğrencilerle buluşmaya devam ediyor.

 

 

“Gazilerimizin Örnek Hayatı Projesi” devam ediyor. İlimizdeki gazilerin olay anı ve sonrasında yaşadıkları, tarihimizdeki örnek şahsiyetlerin yaşamlarının öğrencilerimize aktarılması, Gazilik ve şehitlik gibi yüce makamların öğrencilere anlatılması ve kavratılması amaçlanan proje kapsamında Bolu Anadolu Öğretmen Lisesi’nde bir program düzenlendi. Düzenlenen programa Vali İbrahim Özçimen, Vali Yardımcısı Barış Aktan, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Cengiz Yıldız, İl Emniyet Müdürü Sabri Durmuşlar,  Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Bahar, İl Müftüsü Mehmet Şahin, Bolu Anadolu Öğretmen Lisesi Müdürü Kenan Kuş, öğretmenler, öğrenciler ile gaziler ve şehit aileleri katıldı. İl Müftülüğü Vaizi Feyzullah Yılmaz, şehitlik ve gazilik ile ilgili öğrencilere bilgiler verdi. Vatani görevini yaptığı Kars'ın Kağızman İlçesi'nde terör örgütü ile girdikleri çatışmada yaralanarak gazi olan Halil Mazlım, çatışma anını anlatırken, salonu dolduranlar da duygulu anlar yaşadı. Halil Mazlım, vatani görevi esnasında karşılaştığı zorlukları ve yanındaki arkadaşlarının nasıl şehit düştüğünü anlattı. Vatani görevini yaptığı Şırnak’ta Mayına Basma sonucu gazi olan Muhittin Özel ise yaptığı konuşmasında, “1994 yılında acemi birliğimi yapmak üzere Isparta dağ komanda er eğitim taburuna gittim. Burada 45 günlük zorlu bir eğitimin ardından askerliğimi yapmayı arzuladığım Mardin kocalar taburuna yani güneydoğuya geçtim. Tekrar burada aldığım 1 aylık eğitim sonucunda komutanlarımız bizleri timlere ayırdı ve asker olduğumu yürekten hissettiğim operasyonlara katılmaya başladım. Bir gün yine Mardin akarsu bölgesinde 15 gün kaldıktan sonra operasyondan dönerken hayatımın belki de dönüm noktası olan, beni bilmeden en şerefli mertebeye ulaştıracak olan o haber geldi. Şırnağa geçeceğimiz söyleniyordu bunun tehlikeli bir görev olduğunu komutanımız bize söyledi ve bizlerin kurban olmamasını dileyerek orada bir kurban kestiler ardından yola çıktık. Gece yarısı Şırnak’ın Silopi ilçesine ulaştık. Bize oradaki taburda sabahlayıp erkenden yola çıkacağımız belirtildi. Sabah gün ağarmadan araçlara binip yola çıktık. Belli bir mesafeden sonra yürüyerek intikale başladık. Gittiğimiz yer Şırnak’ın Cehennem Deresi adlı bir vadisiydi. O güne kadar hiç görmediğim ve gerçekten çok derin bir vadiydi. Şuan bile orayı hala unutamam. O kadar derindi ki karşıdan karşıya geçmemiz 3 saatimizi almıştı. O gece orada kalacaktık. Gece silah seslerini duyduğumuzda karşıdaki timin çatışmaya girdiğini anladık. Biz onlara koruma sağlamakla görevliydik. Çatışmalar sabaha kadar sürdü ve nihayet sabaha karşı çatışma sona erdi. Karşıki timden birçok arkadaşımız şehit olmuştu. Bu haber bizi derinden etkiledi. Sabah geri dönmek için yola çıktık aynı vadiyi tekrar geçmemiz gerekiyordu ve geçtik. O kadar çok yağmur yağıyordu ki sırılsıklam olmuştuk ve her yer çamur olmuştu. Biz bu şekilde ilerlemeye çalışıyorken teröristlerin mayın döşediğinden habersizdik. Tek sıra halinde gidiyorduk önümden 15 kişi falan geçmişti ki birden bir patlama oldu ve ben o anda yere yığıldım. Baktım ki ayağım yoktu o an mayına bastığımın farkına vardım. Gece olduğu için helikopter gelemedi. Silah arkadaşlarım 1 saate yakın bir süre beni sırtlarında taşıdılar. Daha sonra askeri araç geldi.  Dayanılmaz bir acı içerisindeydim. 3-4 saat sonra ancak Şırnak’a ulaştık ve orada ilk müdahale yapıldıktan sonra ambulansla Mardin devlet hastanesine götürüldüm. Ameliyata alındım. Ameliyattan çıktıktan sonra baktım ki oradaki komutanlarımız bir anne baba gibi benimle ilgileniyorlardı. Gözlerimi açtığımda komutanlarımız bana gazi olduğumu söylemişlerdi. Mardin’de yaklaşık 1 hafta kaldıktan sonra Ankara Gülhane ye gönderildim burada bir ameliyat daha geçirdim. Hiçbir zaman yürüyemeyeceğim aklıma gelmedi. Çünkü gazi olmanın haklı gururunu yaşıyordum. Şehitlik ve gazilik gerçekten herkese nasip olmayacak bir mertebedir. Anneler boşuna dememiştir haydi oğlum haydi git ya gazi ol ya şehit. Belli bir süre sonra iyileştim ve benim yürümeme ve kendi işlerimi görebilmeme yardımcı olan protezi kullanmaya başladım. Hiçbir zaman kendimi eksik hissetmedim ve hissetmeyeceğim. Hem ailemizin hem devletimizin hem de milletimizin arkamızda olduğunu bilmek bize güç veriyor. Bu vatan fedakârlık olmadan kurtarılamaz. Ya canını vereceksin ya da bir parçanı bu vatan için feda edeceksin. Yine gel deseler yine gider diğer bacağımı hatta canımı bile veririm. Çünkü bizim kalbimizde iman ve vatan aşkı vardır. Vatan bizim için kutsaldır” dedi. Daha sonra Bolu Anadolu Öğretmen Lisesi Öğrencilerinden Ayşe Başar ve Semih Aşık’ın İstiklal Marşı’nı okumalarının ardından Gazi Halil Mazlım, bir Çanakkale Şehidi’nin ailesine yazdığı son mektubu okudu. Vatani görevini Çakırsöğüt-Şırnak’ta yapan ve Kuzey Irak’ta bir çatışma esnasında şehit olan Şehit J. Er Murat Paçal’ın annesi Durkadın Paçal, bu projenin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere ve dinledikleri için öğrencilere teşekkür etti.Gazilerin ve şehit annesinin konuşmasından dolayı duygulu anlar yaşayan Vali İbrahim Özçimen de yaptığı konuşmasında, “Kıymetli şehit ailelerimiz, gazilerimiz, umutlarımızı, ümitlerimizi, hayallerimizi zülfünün teline bağladığımız, geleceğimize umutla bakabilmek için iyi yetiştirmeye çalıştığımız kıymetli öğrencilerimiz. Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Sizler İlimizin güzide okullarından birinde öğrenim görüyorsunuz. Anadolu Öğretmen Lisesi öğrencileri bizler için ayrıca önemli. Çünkü çok kısa zaman sonra, sizlerde öğrencilere hitap etme mevkiine geleceksiniz. Birçoğunuz en azından öğretmen olacaksınız. Ülkemizde hatta bütün dünyada değer erozyonu yaşanıyor. Artık her şey maddiyattan ibaret sayılıyor. Ne kadar alabilirsen o kadar önemli sayılıyor. Hâlbuki vermek daha üstün bir değer. Verirseniz anlam kazanıyorsunuz. İşte verenler burada. Sizinde verebileceğimiz bir şeyler var. Bugün sizin daha iyi yetişmeniz için, daha çok okumanızı, daha güzel eserler okumanızı, daha çok müspet ilimler tahsil etmenizi arzu ediyoruz ki milletler arası yarışta daha iyi yerlere gelebilelim. Sokaklarda gördüğümüz gençlerin bazılarında büyüğe saygının azaldığını, sokaklara çok rahat çöp atılabildikleri gibi kötü huyları görünce böyle bir proje geliştirelim istedik. Dedik ki bakın hayatın böyle sayfaları da var. Yani her şey maddeden ibaret değil. Vatan için fedakârlık yapmak güzel bir duygu. Bunlar anlaşılsın istedik ve bu amaçla okullarımızda bu projeyi yürütüyoruz. Bu projenin başarıya ulaşmasını temenni ediyorum. Hepinize başarılar diliyorum, sevgi ile gözlerinizden öpüyorum” dedi. Vali İbrahim Özçimen'in konuşmasının ardından öğrenciler tarafından şehit ailelerine ve gazilere çiçek hediye etti. Program sonrasında Vali İbrahim Özçimen ve beraberindekiler, programa katılan şehit aileleri ve gazilerle fotoğraf çektirdiler.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128

banner124