Nilgün Özerdoğan

Nilgün Özerdoğan

   BOLU’NUN GURURU İSMAİL İLTİR-2

   Geçen haftadan devam ediyorum.

   …/.

    İsmail İltir’i her yönüyle sizlere tanıtmak istiyorum. Özellikle genç sporculara örnek olması için sorularıma başlıyorum:

   N.Ö. (Nilgün Özerdoğan):

   -Sevgili İsmail, Bolu’da başarılarınla spor camiasında seni tanımayan yok, ama sporla ilgilenmeyen okuyucularımız için aileni bize biraz tanıtır mısın ve bisikletle ilk tanışmanı anlatır mısın? Zira bu gazete Bolu’da yerel olarak basılı yayınlanıyor, ama internet üzerinden tüm Türkiye okuyor, hatta Dünya’nın her yerinden takip edilebiliyor. Benim Almanya’da akrabalarım var ve Bolu’da ne olup bitiyor diye internetten haberleri ve gazeteleri takip ediyorlar. Benim yazılarımı da devamlı okuduklarını söylüyorlar. Sanırım yurt dışındaki diğer Bolulular da memleketlerinde olanları ve yazılanları izliyorlardır. Bu bakımdan Bolu’daki başarılı insanların çalışmalarını, bu başarıya nasıl ulaştıklarını kayda geçmek, hiç kaybolmadan iz bırakması ve unutulmaması için çok değerli diye düşünüyorum.

    İ.İ. (İsmail İltir)-25 Mayıs 1961 Gerede doğumluyum. Babamın memuriyeti sebebiyle Gerede’de bulunuyorduk. Babam 4 yıl Gerede’de kaldıktan sonra Bolu Tarım İl Müdürlüğü Veterinerlik Hayvan Sağlık bölümünde hayvan sağlık memuru olarak Bolu Merkeze tayini çıktı. Bolu’da Devlet Su İşleri yanında Rafet Bulut’un (Avukat Reşat Bulut’un babası) iki katlı bahçeli evi vardı. Bu evin alt katında kiracı olarak oturmaya başladık. Ben de o zaman 4-5 yaşlarındaydım.  Babam bana 3 tekerlekli bir bisiklet aldı. Bisikletle ilk tanışmam böyle başladı. Ben, Rafet Amcanın evinin bahçesinde doya doya üç tekerlekli bisikletime bindim. Bolu’da 1,5 yıl kaldıktan sonra babamın tayini Göynük’te çıktı.

   Babam Göynük’te 8 yıl görev yaptı. İlkokulu Göynük’te bitirdim, ortaokulun da 1., 2. sınıflarını Göynük’te okudum. Babam, kira ödüyordu, ablam ve ben iki çocuktuk, geçim çok zordu. Para da çok kısıtlıydı o zamanlar. Bolu Karamanlı Mahallesinde bulunan 2 katlı evi yaptırmaya başladı. Şimdi kiracıları olan ve bizim uzun yıllar oturduğumuz bu iki katlı evi zar zor tam 8 yılda tamamlayabildi.

  Tekrar babamın tayini Bolu’ya çıktığında evimiz de bitmişti, Göynük’ten kendi evimize taşındık. Ben de ortaokulu 3. sınıfını Bahçelievler’de bulunan 50. Yıl Ortaokulunda okudum. O zaman 50.Yıl Ortaokulu da yeni açılmıştı. Daha sonra Bolu Lisesinde okumaya başladım.

   N.Ö.-Biz oğlumuza çocukken, ilkokul, ortaokul ve lise çağlarındayken kaza yapar, bisikletten düşer, yaralanır, sakat kalır, başına bir iş gelir diye bisiklet almamıştık. Bana bisiklet alın diye çok yalvarmıştı. Şimdi senin bu başarılarını ve özgüvenini görünce pişman oluyor ve çok üzülüyorum. Koruma iç güdüsü olsa gerek, tabi o zaman şimdiki aklım yoktu.

   Peki İsmail, senin bisiklet sevgin, daha doğrusu bisiklet aşkın desem daha doğru olur, ne zaman başladı?Çünkü sen gerçekten bisiklete aşkla bağlısın, bisiklete binmeyi çok seviyorsun ve herkese de bunu tavsiye ediyorsun.

   İ.İ.-Babam lisede okurken 2 tekerlekli bisiklet aldı. Bisiklet sevgisi her çocukta var. Şimdi benim iki kız çocuğum var, eşim de dahil onlar da bisiklete binmeyi çok seviyorlar. Fırsat buldukça da bisiklete binerler, hatta kızlarım yarışmalara bile katılmayı düşünüyorlar.

   Ben lisede okurken, insanlarda para yoktu,  otomobil çok azdı, televizyon yoktu, bisiklet çok pahalıydı.

   Babam bana 2 tekerlekli bisiklet alınca çok sevindim tabi. Her gün bisikletimi temizledim, çünkü benim için bu bisiklet çok değerliydi.

   ../.

   Haftaya devam edeceğim.

Önceki ve Sonraki Yazılar