Nilgün Özerdoğan

Nilgün Özerdoğan

BOLU’NUN GURURU İSMAİL İLTİR-3

Geçen haftadan devam ediyorum.

…/.

N.Ö.: -İsmail, lise çağlarına kadar bisiklete hobi olarak binerken, sporcu olarak bisiklete binmen ilk defa ne zaman başladı?

İ.İ.: -Lise son sınıfa geçtiğim zaman Gençlik Spor Beden Terbiyesi’nde bisiklet sporu yapan arkadaşlarım vardı. Ben de onların yanına gittim, hocayla konuştum. Tabi evden de izin almak gerekiyordu. Babam, “Tehlikeli, düşersin, kaza yaparsın.” diye izin vermedi. Evde tek erkek çocuk olunca kıymetli oluyor. Bir süre sonra ben gizli gizli gitmeye başladım. Ama bunu çok fazla gizleyemezdim. Nitekim de öyle oldu. Babam biraz kızdı. Babamın arkadaşları ve Rafet Amca, “Çocuğun içinde varsa izin ver.” diye telkin edince babam da çaresiz istemeden de olsa izin verdi. Özellikle Rafet Amca babam için sözü geçen biriydi. Rafet Amca, o zamanlar Bolu Halk Eğitim Merkezi müdürüydü, aile dostluğumuz da vardı. Zaten evlerinde oturmuştuk, daha sonra yaptırdığımız eviniz de onlara çok yakındı.

Bisiklet sporunu yaparken Alman bir hocamız vardı. İsmi Helmut Gschwind idi, antrenördü. O’nu da sizin vasıtanızla saygıyla anıyorum. O’nunla birlikte çalışmalara başladık. 1978 yılında Yalova’ya özel bir yarışmaya gittik. Bu benim ilk yarışımdı. Bu yarışmada ben 3. oldum. Çalışmalara devam ettik. 1979 yılında Adana’da yapılan Federasyon Müsabakasında gençlerde Türkiye 1. oldum ve ilk şampiyonluğumu aldım. 90 km.lik bir yarıştı. Daha sonra İzmir’de yapılan 2 günlük bir yarışmada ilk gün 2., ikinci gün de 3. oldum. Bu yarışmalardan sonra 3 kişilik Milli Takıma seçildim. Avusturya ve Almanya’da yapılan yarışmalarda Genç Milli Takımı temsil ettim.

N.Ö.: -Maşallah İsmail, sen daha bisiklet sporuna başlar başlamaz bu alanda ilk üçe girmiş ve şampiyonluk almışsın ve bu başarılarınla da hemen Genç Milli Takıma seçilmişsin. Bu senin için de, Bolu için de çok büyük bir başarı. Bolu’nun ismini tüm Türkiye’ye de duyurmuş oluyorsun böylelikle. Seni başarılı bir sporcu olarak biliyorduk da, doğrusu şahsen ben bu kadarını bilmiyordum, tabi bu benim eksikliğim. Seni şimdi hayranlıkla dinliyorum. Sözünü kestim, ama genç yaşta bu başarılarını duyunca kendimi tutamadım. İsmail devam et, seni dinliyorum.

İ.İ.: -1980 yılında kategori değiştirerek gençlerden büyükler kategorisine geçtim. Aynı zamanda Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisine bağlı Bolu Sevk ve İdarecilik Yüksek Okulunu kazanmıştım. Hatta üniversite sınavından bir gün önce evdekilere haber vermeden Karadeniz Ereğli’deki yarışmaya katıldım. “Arkadaşlarla ders çalışacağız.” diyerek evden izin almadan yarışmaya kaçtım. Ertesi günü üniversite imtihanı vardı. Aynı sene, 1980 yılında Antalya’da sezonun ilk müsabakasında büyükler kategorisinde 7. oldum. Büyükler Milli Takımın aday kadrosuna seçildim.Bu 7. lik o sene benim en kötü derecemdi. Sonra yapılan tüm müsabakalarda kürsüden inmedim.

1980 yılında Yugoslavya’nın Kranz şehrinde yapılan Balkan Şampiyonasında Milli Takımda koştum. Balkan Şampiyonasında büyüklerde yer almama rağmen, oradaki hakemlerin doğum tarihi değerlendirmelerine göre gençler kategorisinde yarıştım. Ben normalde 1 yıl önceden gençlerden, büyükler kategorisine girmiştim. Balkan Şampiyonasında 6. oldum. Yugoslavya o zamanlar demir perde ülkesiydi ve bu ülkelerde doping kullanımı çok yaygındı ve rahattı. Genelde bu ülkelerdeki sporcularda doping kullanımı oluyordu. İlk sıraları Yugoslav yarışmacılar aldı. İlk 4’ü Yugoslav yarışmacılar almıştı, Bulgar yarışmacı 5. oldu, ben de 6. oldum.

Ben sporculuk yaşamımda hiç doping kullanmadım. Nasıl bir şey de bilmiyorum. Bu demir perde ülkelerinde yöneticiler, her spor dalında ilk sıraları almanın ülkenin gücünü gösterdiğini düşünerek başarılı olabilmek için dopingi destekliyorlardı. Onun için Bulgar sporcular Türkiye’de başarılı oluyorlardı. Ülkelerinin güçlü olduğu imajını yaratmak istedikleri için doping kullanımı kendi devletleri tarafından da serbestti. Tabi böyle bir şey yarışmalarda haksızlık yaratıyor ve gerçek başarıyı göstermiyordu.

1980 yılından sonra, 1981 yılında yapılan yarışmalarda hep kürsüdeydim. Yine 1981 yılında Bolu takımı olarak Konya takımının ardından Türkiye 2. olmuştuk. 1982-1983 yılları da aynı şekilde devam etti. 1983 yılında Akdeniz Oyunlarına Fas’ın Casablanca şehrinde yapılan yarışmaya Milli Takımla katıldım ve 1984 yılında da bisiklet sporunu bu yarışmayla sonlandırdım. 1984’te yedek subay olarak askere gittim. Tuzla Piyade Okulunda okurken, komutan bisikletimi karargaha getirmeme izin verdi. Orada da antrenman yapabiliyordum. Fakat acemilik bittikten sonra kura çekiminde Kars Sınır Taburunu çektim. Haliyle bisiklet sporundan da mecburen uzaklaşmak zorunda kaldım. Bir yıl süren askerlik süremin sonunda Bolu’ya döndüğümde spora artık sporcu olarak devam etmeme kararı aldım.

…/.

Haftaya devam edeceğim.

Önceki ve Sonraki Yazılar