Nilgün Özerdoğan

Nilgün Özerdoğan

BOLU’NUN GURURU İSMAİL İLTİR-4

Geçen haftadan devam ediyorum.

…/.

N.Ö.: -Peki İsmail, askerlik dönüşü Bolu Gençlik Spor İl Müdürlüğünde antrenör olarak göreve başladığını ve daha sonra idari kadrolarda görev yaptığını biliyoruz. Bu süreci de bize anlatır mısın?

İ.İ.: -Askerden dönüşümden kısa bir süre sonra Federasyon antrenör kursu açmıştı. Bu kursa katıldım ve 1988 yılında kursun bitiminde Bolu Gençlik Spor İl Müdürlüğünde kadrolu antrenör olarak göreve başladım. 1989 yılında Ayşegül Hanım’la evlendim. Bestegül ve Betül isimli iki kızımız oldu. Bu arada antrenör olarak Milli Takıma sporcular yetiştirdim. Federasyonun teknik kurulunda da görev yaptım. Ardından Gençlik Sporda kadro değişikliği yaparak idari kadroya geçtim.Sportif eğitim uzmanı kadrosunda yer aldım. Bolu doğumlu olduğum için aynı yerde müdürlük, ya da şube müdürlüğü yapmam mümkün değildi. Ancak vekaleten yaklaşık bir yıl İdari İşler Şube Müdürlüğüne baktım. Daha sonra 2009 yılında emekli oluncaya kadar Spor Şube Müdürlüğünü vekaleten yürüttüm. İdareci olduğum yıllarda Federasyon Genel Sekreterliği teklif edildi. Fakat önce babamın, daha sonra annemin rahatsızlığı sebebiyle, annem ve babam Bolu’dan gitmemi istemedikleri için Bolu’dan ayrılamadım.

N.Ö.: -İsmail, geçmiş sıkıntılı günleri sana hatırlatmak istemiyorum, ama annen ve baban çok yakın aile dostumuz olduğu için yaşadığınız bu zorlu sürece yakından tanık oldum. O zamanlar insanlar çok sık birbirlerine misafirliğe gidip gelirlerdi. Bizim de ailece, sizin aileniz en çok gidip geldiğimiz insanlardı. Ben onların misafirperverliğinden ve sohbetlerinden çok hoşlanırdım. Maalesef önce baban Mustafa İltir, yanlış bilmiyorsam 8 yıl, ardından annen Sabahat İltir de 7 yıl yatağa bağımlı olarak yaşadılar. Zor ve üzücü bir dönemdi, siz de onlara çok iyi baktınız. İkisi de çok çok iyi, özel ve güzel insanlardı. Mekanları cennet olsun ve ışıklar içinde uyusunlar. Yaklaşık 15 yıl gibi uzun süren hastalık süreci senin sporla ilgili çalışmalarını nasıl etkiledi ve tekrar bisikletle buluşman ne zaman başladı?

İ.İ.: -Annemin ve babamın rahatsızlığı nedeniyle mecburen spordan uzaklaşmak zorunda kaldım. Babamdan sonra en son 2012 yılında da annemi kaybettim ve bir boşluk dönemi yaşadım. Biraz kendime geldikten sonra tekrar bisiklete binmeye başladım.

2012 yılında tekrar başladığım bisiklet sporunda hazırlık çalışmalarını geçirdikten sonra, Federasyonun yaş kategorilerine göre düzenlediği müsabakalara iştirak etmeye başladım. Her geçen gün hem performansım yükselmekteydi, hem de kürsüde yer almaya başlamıştım. Yarışmalara Bolu adına katılıyordum. Bu başarılarım neticesinde Antalya Nashira Bisiklet Takımında yer alan arkadaşlarımın istemeleri üzerine amatör bir sporcu olarak bu takıma transfer oldum. Bu süreçte 4 tane Uluslararası Dünya Şampiyonasına yaş kategorileri bazında katıldım. Nashira Otellerinin sahibinin sponsorluğu sayesinde bu müsabakalara katılabildik. Resmî kurumlar ile özel kuruluşların düzenlediği bir çok yarışmada hep 1. oldum.

Antrenmanlarıma Bolu’da devam ediyordum, yarışmalara ise Antalya takımı adına katılıyordum. Hatta Nisan ayında Bolu’da yaptığım bir antrenmanda, Abant’tan Taşkesti istikametine giderken yolda önüme çıkan boz bir ayıyla hızımın da olması sebebiyle burun buruna geldim. Çok şükür ayı, tercihini yolun karşısına geçmekte kullanınca rahatladım. Hani Bolu’da bir deyim vardır, “Ayı çıkabülü, daş düşebülü” diye, aynen benim başıma geldi ve bu deyim gerçek oldu.

N.Ö.: -Bisiklet sporunda antremanlarınız nasıl oluyor?

İ.İ.: -Bizim genelde antrenman mesafelerimiz mola vermeksizin belli bir tempoda Düzce, Akçakoca, Sakarya, Gerede, Seben, Mudurnu, Kızılcahamam gidiş-dönüş şeklinde yapılır. En uzun mesafe de yaklaşık 240 km. civarında olur.

…:.

Haftaya devam edeceğim.

Önceki ve Sonraki Yazılar