Muharrem Demirel

Muharrem Demirel

Bu Ne Biçim Memleket

Sayın Valimiz Erkan Kılıç mahalle ziyaretlerine devam ediyor, vatandaşları dinliyor; bizim mahallemize de geldi.

Bahçelievler Mahallesi muhtarlığımızın parkında bulunan yeşil alanda, belediye başkanlığımızın kurduğu çadırların altında otururken, valilik veya Belediye denilmedi, ‘Bolu bizim, hepimizin’ denildi, sorunlar iletildi.

***

Vatandaşlarımız ayağa kalktılar anlattılar, vergi dairesinden emekli Ender Şener Ağabeyimiz de söz istedi.

‘Sayın Valim, sabahları erken saatte yürüyüş yapıyoruz. Ama İzzet Baysal Caddesinde bulunan köpekler bizleri kovalıyorlar, ısırmaya çalışıyorlar ilgililere ilettik ama değişen bir şey yok’ deyince, arka taraflardan cılız bir ses geldi. ‘Aşılılar aşılılar, kısırlaştırdılar kısırlaştırdılar’

Belli ki, hayvan dostu bir vatandaşımızdı.

O an yanımda bulunan Belediye Meclis Üyemiz Cumhur Bandakçıoğlu ile göz göze geldik, sessizce güldük.

Niye mi?

Kütahya’ nın Tavşanlı ilçesinde geçen ve medyaya da konu olan telefon konuşması vardı ya…

Hani vatandaş köpeklerle ilgili şikayetini dile getirince, telefondaki görevli vatandaş’ ‘Rahat ol amca, kısırlaştırdılar kısırlaştırdılar‘ diye cevap verince ne demişti vatandaş, ‘ Yavrum, sen beni anlamayan bak, bu köpekler bizi … demiyom ben, namaza girerken ısırcaklar diyom’ o konuşmayı hatırlamıştık.

***

Bir mahalle sakinimiz ise Hükümet Meydanındaki karo taşlarının paramparça olan halinden bahsetti, ‘Yürümekte zorlanıyoruz’ dedi.

Nasreddin Hoca bir köye gitmiş. Tam köye girerken bütün köpekler birleşip başlamışlar havlamaya. Bakmış köylüler köpeklerine sahip çıkmıyor, ‘İş başa düştü’ deyip yerden bir taş alıp köpeklere atmak istemiş. Eğilmiş yere ama hangi taşa el atsa hiçbiri yerinden kımıldamamış. Allah Allah’  demiş Hoca, ‘Bu ne biçim memleket? Taşları bağlamışlar, köpekleri salmışlar!’

Tam Hükümet meydanlık bir fıkra.

Nasreddin Hocamızın fıkrasından ders alarak, taşları bağlamayan, kendimizi korumak için karo taşlarını ele avuca gelecek şekilde serbest bırakan Belediye Başkanlığımıza teşekkür ediyoruz.

***

Mahalle sakinleri, isteklerini ve dileklerini ardarda sıraladılar, ‘Kızılay Hamamı’  dediler, ‘Bahçelievler Aile Sağlık Merkezimiz yıkıldı ne zaman yapılacak?’ Kartal Taksi çalışanları, ’Durağımız, ekmek teknemiz bulunduğu yerden kaldırılacak, bize yer’ dediler. En çok soru ise mültecilerin artan sayıları, davranışları, yaşantıları üzerineydi.

Bu konu da ben de söz aldım. ‘Okullarımızda aynı sınıfta ders gören bu evlatlarımız, öğrenme konusunda öğretmenleri zorluyorlar, öğretmen bu çocuklara daha fazla zaman ayırsa bu defa bizim evlatlarımızın eğitim ve öğretimleri aksıyor, onları kazanalım derken kendi evlatlarımızı kaybediyoruz.’ dedim. ‘Mültecilerin çocuk sayıları çok, bu aileler için bir proje hazırlansa, doğum kontrolü anlatılsa’ dedim.

Ve

50. Yıl İzzet Baysal Okulu eğitim öğretim yılına yetişecek mi?  diye sordum.

***

Hz Mevlana’nın, Mesnevisi; Dinle bu neyi ki şikâyeti vardır’ diyerek başlar.  Ney kâinatı temsil eden bir semboldür aslında.

O kamıştan yapılan Ney’ i ‘Dinle’ diyor Hz. Mevlana; insanı da, hayvanı da; dinlemekle de kalma, o hazin hikâyesini de ‘Anla…’

Sayın Valimiz Erkan Kılıç’ da şikâyetlerimizi, hikâyelerimizi ve beklentilerimizi sabırla dinledi, cevap vermesi gereken yerlerde nazikçe cevaplar verdi.

Mahalle sakinlerimize ve ev sahipliği yapan Bahçelievler Mahallesi sakinlerine ve muhtarımız Selma Hancıoğlu’na teşekkür etti ve gitti.

***

Şeyh Edebali’nin ‘İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın’ vasiyetini gerçekleştirebilmenin yolu NEY dinlemekten geçer.

Ne diyor Mesnevi de Hz. Mevlana, Bu aklın mahremi şuursuz değil/ Dile de kulaktan başkası müşteri değil ’ Biz müşteriyi bulduk ve duyurduk.

Dil hep söyler;  hayırda söyler şer de söyler, önemli olan sabırla dinleyen kulaklar.

Dinleyenler sağ olsun efendim.

Önceki ve Sonraki Yazılar