İlhami Candemir

İlhami Candemir

  ÇİVİSİ ÇIKTI

                                      

           Sayın okuyucular, sizler de biliyorsunuz ama ben yine de söyleyeyim; “dünyanın çivisi çıktı” sözünü  sık sık kullanırız.Acaba bu deyimin nereden geldiğini bilenleriniz var mı bilmiyorum ama ben google’den yardım isteyinceye kadar bildiğimi sanıyordum ki teyidi(doğrulanması için) google’ye girdim, aldığım cevap beni doğrulamadı,yanlış biliyormuşum.Benim yaşadığım çevrede(kırsal kesimde) bu deyime” dünyanın çivisi çıktı” denilmezdi,  “bu işin çivisi çıktı” denilirdi ki işte o ÇİVİ de öküz arabalarındaki dingilin uç kısmına motorlu araçlardaki gibi monte edilen tekerin düşmemesi için dingilin ucundaki deliğe sokulan çividir.Bu çiviye “ dingilbaş çivisi denirdi. Meğer o deyimin mazisi  öyle değilmiş. Google’ye göre “dünyanın çivisi çıktı” deyimi şuradan geliyormuş; Şamanların tanrıları ile  iletişime geçmek için kullandıkları demir kazığı yerinde tutan çivinin çıkmasıyMIŞ. MIŞ MIŞ. Google’nin bu cevabı bana bir masal gibi geldi. Adam arkadaşına” benim başımda yüzbin saç kılı var”deyince diğeri “inanmıyorum” dediğinde”inanmıyorsan say”dediği gibi benim de google’nin bu cevabını kanıtlama olanağım olmadığından “hadi öyle oluversin bari” dedim.

            Sayın okuyucular şaka maka bu deyim günümüz dünyasının hal-i ahvalini ne de güzel anlatıyor.Tv.izlerken zaman zaman  kalabalıkların hareketlerini  kamera oyunları ile hızlandırdıkları zaman  oradan oraya nasıl koşturduklarını gördüğümüz insanların bu günün gerçek dünyasında  oradan oraya nasıl koşuştuklarını  görüyoruz.Sanki herkes arkasından atlı kovalıyormuş gibi koşuşturuyor.Benim çocukluğumda –seksen yıl önceleri-delikanlılar yaylada çelik-çomak oynuyorlardı.Şimdi ise 3 yaşındaki çocuk kreşte,ana okulunda kafasını,  acımasız hayatın kapısından içeri sokmaya çalışıyor.Zaman zaman  “eskiden bir kişi çalışıyordu beş kişiye bakıyordu,şimdi ise beş kişi çalışıyor  yine de geçinemiyor” denildiğine tanık oluyoruz.İsmi lazım değil rahmetli ninemin oldukça zengin bir akrabası vardı, tutumlu,hesabını kitabını bilen,çocuklarına iyi bir gelecek bırakmak için adeta didinen baba  vefat edince geride kalan oğlu  kendisini SAFAHATA kaptırdı, her yıl bir tarla sattı, rahmetli ninem bir gün ona”sat sat sat evladım ne olacak böyle” demişti ve sonuçta aile iki odalı bir kulübeye düştü.İşte o ailenin durumu bana bugünün Türkiye’sinin durumunu anımsattı ”sat sat sat ne olacak böyle” diyorum. Yabancılar TL.nin değer kaybı sonucu Türkiye’den emlak alma sırasına girdiler,onların  verdikleri parayı bizimkiler(Türk vatandaşları)veremedikleri için daire alamıyorlar” bu işin çivisi çıktı” diyorum ve sonuçta-yukarıda belirttiğim ailenin durumu gibi-iki odalı bir barakaya düşmeyelim diye dua ediyorum.Yani demem o ki işimiz duaya kaldı.Hoşça kalın.

                                                                                               17/04/2022

                                                                                            İLHAMİ CANDEMİR

                                                   

Önceki ve Sonraki Yazılar