Ceren Cansu Yılmaz

Ceren Cansu Yılmaz

“ERKEKLER AKLANDIKÇA”

Hepinizin malumu olduğu üzere kadına yönelik şiddet toplumsal bir sorun. Ve bu toplumsal sorun cinsiyet rollerinin inşasıyla gerçekleşiyor. İnşa edilen bu rollerin sorgulanmamasında şiddete maruz kalanın "suçlu" ilan edildiği, failliğin görünmez olduğu ve şiddete maruz kalanın kendi seçimleriyle bu şiddeti yaşadığı gibi bir algı yaratılıyor.Bu algı dildeki ‘mağdur suçlayıcılık’ anlayışından tutun da sokaktaki insanların kişiye bakışından bile inşa edilebilir. Günümüzde ise erkeğin failliğini görünmez kılıp, şiddete maruz kalan kadını suçlamak, buradan bu cinsiyet rollerini devşirmek ve ataerkil düzeni sürdürmek için en çok kitle iletişim araçları, basın- yayın organları kullanılıyor. Bu yayın organlarından günümüzde en yaygın olanlarından biri ise televizyon. Dolayısıyla televizyonlarda kullanılan dil, yaratılan algılar tüm toplumu etkileyip şiddet döngüsünü yeniden ören ve esasında şiddete maruz kalanın suçlandığı düzenin yeniden inşa edilmesine sebep oluyor.

Adliyelerden sokaklara kadar erkeklerin güçlendirildiği dolayısıyla failliğin üstünün örtüldüğü bir toplumda çokça izlenen bu gündüz kuşağı programlarında çıkıp şiddete maruz kalanı suçlarsanız, bu taciz- tecavüz ya da şiddet olarak sokaktaki kadına , bize, toplumumuza geri döner.

Bu yayını izleyen ve bu şiddete maruz kalan kadınlarda kendilerinin bu programlarda suçlu ilan edildiğini gördüklerinde yaşadıkları şiddetin bıraktığı iz derinleşmiş oluyor. Fail erkeklerse, kendilerinin toplumca aklandıklarını gördüklerinde kadına yönelik suç işlemenin kendilerinin hakkı olduğunu düşünüyor  ve suç işleme potansiyellerini arttırıyorlar. Dolayısıyla kamuya açık programlarda, kadın aleyhine ağızdan çıkan her söz, yapılan her davranış, bu sistemin sürekliliğini sağlıyor ve erkek şiddetine omuz veren, bu şiddeti cesaretlendiren bir yere doğru evriliyor. Bu gündüz kuşağında yayınlanan TV programları dolayısıyla kadına karşı şiddeti toplumsal olarak yeniden üretiyor, yeni şiddetlere alan açmış oluyoruz.

Sizlerin aracılığıyla da buradan bir kez daha söylüyorum ki, hem bir hukukçu hem de bir kadın olarak şiddetin her türlüsünün karşısında, şiddete uğrayan her bir canlının yanında, haklarının da sonuna kadar savunucusu olacağım.

Haftaya görüşmek dileğiyle.  Sağlıcakla kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar