İlhami Candemir

İlhami Candemir

                              EYVAH EYVAH

        

                    Yine ortalık  toz duman. Danıştay ilgili dairesi, C.Başkanının İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiğine dair kararının hukuka ve anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile açılan iptal davasını ,C.Başkanının yaptığı işlem “HUKUKA UYGUNDUR” diyerek sürpriz bir şekilde reddetti.  Şimdi ortalık toz duman.Bu husus  daha önceki bir-kaç yazımın konusu olmuştu.O yazılarımda “İstanbul Sözleşmesi, TBMM tarafından -onaylanmasının uygun bulunduğuna dair- 6251 sayılı  KANUNLA kabul edilerek iç hukukta bağlayıcı konuma getirildi,yani İstanbul sözleşmesi bir KANUNDUR, kanun  herkesi bağlayan hukuksal bir düzenlemedir,bu nedenle sözleşme hangi kapıdan girmişse o kapıdan çıkar diyerek sözleşmeden C.Başkanı kararı ile değil kanunla çıkılır” demiştim.Keza Danıştay savcısının mütalaası  bu mealde idi.

                   Sayın okuyucular, Danıştay 10.Dairesinin bu kararı, ülkemizi hukuksal anlamda çok vahim sonuçlara götürür. Konuyu-önemi ve hassasiyeti nedeniyle örnekleyerek anlatmak istiyorum; Mesleğimi icra ederken devletin Mengen’de bulunan maden  ocakları ile ilgili idari tasarrufları sonucu o ocaklarda çalışan işçiler yurdun başka yörelerinde bulunan ve özellikte Kütahya’daki ocaklara tayin edildiler.Tabi bu durum karşısında işçilerin iki seçenekleri vardı,birisi gitmek, diğeri ise gitmeyerek yasal haklarını almak.Ne var ki devlet gitmek istemeyen işçilere  yasal haklarını  vermedi.Bu durum nedeniyle ofisime gelen işçilere” devletin yasal haklarınızı vermesi gerekir” deyince bunlardan  seksen beşi vekaletname getirdi.Bu kabil davalarda-konu aynı olduğundan-hem mahkemeleri-iş yükü anlamında-rahatlatmak ve hem de gereksiz masraflardan kaçınmak amacı ile  BİR TEK dava açılır ki buna PİLOT DAVA denilir.O dava kazanıldığında, emsal gösterilerek diğer davalar açılır ve hem masraf az olur ve hem de dava süreci kısa olur.Nitekim ben de bir pilot dava açtım, davaya bakan hakim davamı  REDDETTİ.Bu durumu duyan 85 müvekkilden 79 u “avukatımız bizim davaları da kazanamaz” diyerek davalarını  Zonguldak avukatlarına taşıdılar. Kararı temyiz ettim,Yargıtay beni haklı gördü ve  “davacının yasal haklarını talep etme hakkının tanınması gerekir” diyerek kararı bozdu.Bende kaldı  altı dava.Tabi pilot davayı emsal göstererek  tamamını kazandık ama 79 dava gitti.Benim bu olayı kısa ve yalın bir şekilde siz sayın okuyucularla paylaşmamın nedeni, Danıştay 10.Dairesinin verdiği bu ret kararının PİLOT DAVA vasfı kazanarak C.Başkanına NATO da dahil  “onaylanmasının uygun bulunduğuna dair” kanunlarla kabul edilen  SÖZLEŞMELERDEN çıkabileceğinin yolu açılıyor endişesidir. Bu endişemi şu durum daha da güçlendiriyor. Danıştay davayı kabul etseydi, AKP iktidarı-MHP nin de desteği ile- bir günde(sayın Kılıçtaroğlu’nun söylemi ile –hatta 24 saatte sözleşmeden KANUNLA çıkılabilirdi. Bu yapılmadı, nedeni ise  C.Başkanının sözleşmelerden çıkma hakkı anlamında mahkeme kararı ile önü açılsın, yetki meşrulaştırılsın. Haaa bu arada  AKP iktidarı 24 saatte kanunla sözleşmeden çıkabileceğine göre Danıştay 10.Dairesinin bu kararı emsal gösterilerek C.Başkanına sözleşmeleri feshetme hususunda böyle bir yetki verilmesine neden gerek duyulsun denilebilir.El cevap böyle bir yetki verilsin ki “bir gece ansızın gelebilirim” misali C.Başkanı bir gece ansızın herhangi bir sözleşmeyi fesh edebiliyor görüntüsü verilerek gücüne güç katılsın Not/Devlette devamlılık esas olduğuna göre burada sözü edilen C.Başkanı tabiri tabii ki gelmiş gelecek tüm C.Başkanlarını kapsamaktadır..

                       Sayın okuyucular, iddialı bir hukukçu değilim ama Danıştay 10.Dairesinin bu RED KARARININ gerekçesi bazı medya organlarında bölük-Pörçük paylaşıldı. Kararın gerekçesinin bazı bölümlerinde-gerekçelerini haklı göstermek çabası ile- İstanbul Sözleşmesinden çıkılsa bile zaten kadınların ve çocukların korunması anlamında diğer  kanunlarda yeteri kadar caydırıcı hükümler varmış. Sayın yüksek yargıçlar, önünüzdeki dava esasa ilişkin değil, usule ilişki. C.Başkanının sözleşmeden çıkma yetkisi var mı yok mu, sizler sadece ve sadece bu hususu irdeleyeceksiniz.Neyse sürçü lisan ettikse af ola.

                      Sonuç olarak,  yukarıdan beri siz sayın okuyucularla paylaştığım nedenlerle EYVAH EYVAH diyorum. Hoşça kalın.20/07/2022                                   İLHAMİ CANDEMİR

   

Önceki ve Sonraki Yazılar