BZO Başkanı Özer; “Toprak ve su, bir yaşam kaynağı” dedi

Bolu Ziraat Odası (BZO) Başkanı Selim Özer, 5 Aralık Dünya Toprak Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, şu sözlere yer verdi.

Semih Erdoğdu
Semih Erdoğdu Tüm Haberleri
BZO Başkanı Özer; “Toprak ve su, bir yaşam kaynağı” dedi
BZO Başkanı Özer; “Toprak ve su, bir yaşam kaynağı” dedi
Haber albümü için resme tıklayın

Bolu Ziraat Odası (BZO) Başkanı Selim Özer, “Toprağın korunması, gıda güvenliği, su temini, biyolojik çeşitlilik ve iklimin düzenlenmesi anlamına geliyor. Sürdürülebilir kalkınmanın yolu toprağın korunmasından geçiyor” dedi.

Toprağın insan yaşamı için vazgeçilmez öneminin vurgulanması, toprak kaynaklarının sürdürülebilir yönetiminin sağlanması ve küresel ölçekte farkındalık oluşturulması amacıyla Birleşmiş Milletler tarafından 5 Aralık Dünya Toprak Günü’nün düzenlendiğini ifade eden Özer açıklamasına şöyle devam etti;

BZO Başkanı Özer; “Toprak ve su, bir yaşam kaynağı” dedi

Toprak ve su, bir yaşam kaynağı

Başkan selim özer, “Birleşmiş Milletler, bu yıl belirlediği ‘Toprak ve su, bir yaşam kaynağıdır’ sloganıyla sürdürülebilir tarımsal gıdaya ulaşmada toprak ve su arasındaki ilişkinin önemi konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Gezegenimizin ve üzerinde yaşayan canlıların yaşamlarını sürdürebilmeleri hava, güneş, toprak ve su arasındaki etkileşime bağlıdır. Tükettiğimiz gıdaların hemen hemen tamamı bu dört temel kaynağın birbiriyle olan bağından elde ediliyor. Ancak, insan faaliyetlerinin sebep olduğu iklim değişikliği nedeniyle yağış rejiminde düzensizlikler meydana geliyor, havamız kirleniyor, topraklarımız bozuluyor ve su kaynaklarımız üzerinde aşırı baskı oluşturuluyor. Dolayısıyla sera gazı salınımlarının azaltılması toprağın ve suyun korunmasına da katkı sağlayacaktır” dedi.

BZO Başkanı Özer; “Toprak ve su, bir yaşam kaynağı” dedi

Milyonlarca insan açlıkla karşı karşıya kaldı

FAO verilerine göre, dünyada 2022 yılında 691 ila 783 milyon insanın açlıkla karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Özer, "İklim değişikliği nedeniyle 2050 yılında tahıl fiyatlarının yüzde 29’a varan oranda artacağı ve milyonlarca kişinin daha açlık riskiyle karşı karşıya kalacağı tahmin ediliyor. Tarıma elverişli topraklarımız, şehirleşmeyle birlikte artan endüstriyel sahalar tarafından hızla yok ediliyor. Yanlış toprak ve su yönetimi uygulamaları toprak erozyonunu, toprak biyoçeşitliliğini, toprak verimliliğini, su kalitesini ve miktarını etkiliyor" ifadelerini kullandı.

Su fakiri olma yolunda ilerliyoruz

Özer, açıklamasına şöyle devam etti; “Yapılan iklim modellemelerine göre sıcak hava dalgaları, orman yangınları, kuraklık, şiddetli yağışlar giderek etkisini daha da arttıracaktır. Ülkemizin de içinde bulunduğu Doğu Akdeniz Havzası, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin en fazla yaşanacağı bölgelerin başında geliyor. Veriler incelendiğinde; Akdeniz Havzası’nda son yıllarda yağışların azaldığı net bir biçimde görülüyor. Zaten su stresi altında olan ülkemizin ilerleyen süreçte su fakiri olma ihtimali bulunuyor. Gerek sulama suyu kullanımında, gerekse ev ve sanayi tüketiminde hepimiz su kaynaklarımızın sürdürülebilirliği için üzerimize düşeni yapmalıyız.”

Topraklar imara açıldı, üretim zorlaştı

"Toprakların imara açılarak kaybedilmesi birçok ilde yerinde üretim yapmayı zorlaştırdığı için o ilin tüketicileri meyve ve sebzeyi daha pahalı yemek zorunda kalıyor" diyen Özer sözlerini şöyle sürdürdü:

"Örnek vermek gerekirse 30-40 sene önce İstanbul ilimizin meyve sebze kaynağı İstanbul ilçeleri ve Kocaeli, Sakarya gibi illerdi. 50 kilometrelik bir mesafeden sebze meyve temin ediliyordu. Bu illerin imara açılarak topraklarını kaybetmesi sonucu yerinde üretim imkânı azaldı. Kaynak uzaklaştı, bugün İstanbul’a 600-700 kilometre mesafeden meyve sebze geliyor. Maliyet artışı nedeniyle İstanbullu tüketici meyve sebzeyi pahalı yemek zorunda kalıyor."

Tarım arazisi satıldı mı tarım yapılmalı

Ülkede tarımsal üretim maliyetlerindeki artışların tarımsal üretimde yeterli gelir elde edemeyen üreticilerin üretimden kopmasına ve arazilerini elden çıkarmalarına neden olduğunu vurgulayan Özer, "Tarım arazileri üretim aracı olmaktan çıkarak birer yatırım aracı haline dönüştü. Özellikle icralık araziler internet ortamında ihale usulü ile satılıyor. Değerinin üzerinde fiyatlarla satılan arazileri bölge insanı alamıyor. Bu tür satışlar tarım dışı amaç için arazi almak isteyenlerin işini kolaylaştırarak arazilerin farklı amaçlarla kullanımının önünü açıyor. Tarımsal arazilerin amaç dışı kullanımının engellenmesi amacıyla arazilerin el değiştirmesinde tarımsal faaliyet yapılması zorunluluğu getirilmelidir. Son yıllarda ülkemizde yabancı uyruklu vatandaşların sayısı her geçen yıl artıyor. Nüfusu artan yabancıların ülkemizde arazi alma talebi de arttı. Ülke ve köylerimizin güvenliği bakımından yabancılara tarım arazilerinin satışı yasaklanmalıdır. Arazi satış veya kiralamada öncelik köy insanına tanınarak uygun fiyat ve şartlarda uzun vadeli taksit seçenekleri sunulmalıdır. Köylerimizin sosyal düzeninin bozulmamasına dikkat edilmelidir. Ülkemizde son yıllarda giderek popüler hale gelen, insanlara şehirden uzakta yaşamayı cazip gösteren hobi bahçesi, tiny house, bungalov benzeri yaşama alanları, tarım arazilerinin parçalanmasına ve çarpık yapılaşmanın oluşmasına neden olmaktadır. Bu tür yapılanmalara kesinlikle izin verilmemelidir. Tarımsal üretimin temeli topraktır. Öncelikle sahip olduğumuz toprak ve su kaynaklarına sahip çıkmalıyız. Var olan kaynaklarımızın gelecekte artacak ülke nüfusu ve beklenen iklim değişikliğinin olumsuz senaryolarına karşı etkin ve sürdürülebilir kullanımı konusunda gereken hassasiyeti ülke olarak göstermeliyiz. Toprağımızın kıymetinin herkesçe çok iyi bilindiği, toprağı yönetenlerden kullananlara kadar her kesimin ona saygı duyarak, hareket edeceği günler temennisiyle Dünya Toprak Günü’nü kutluyorum" değerlendirmesini yaptı.

06 Ara 2023 - 08:00 - Gündem

Mahreç  Semih Erdoğdu


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Olay Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Olay hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Olay editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Olay değil haberi geçen ajanstır.