HATA DEMEK ÇOK MU ZOR?


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Sisi ile el sıkışmasının ardından sosyal medyadaki troller ve televizyon kanallarındaki bazı gazeteciler bu durumu makul göstermek için çabalıyorlar.
Erdoğan bu durumun siyaset olduğunu, siyasette böyle şeylerin olabileceğini söylerken, troller ve televizyona konuk olan gazeteciler de kıyıdan köşeden duydukları bir uluslararası ilişkiler kuralını, devletlerin çıkarı ilkesini Sisi ile el sıkışma olayında kullanıyorlar. Ancak farkında olmadan kullandıkları “çıkar” kavramını unutup, “Sisi ile bozuşurken ne çıkarımız vardı, elimize ne geçti?” sorusunu sormuyorlar.
Yine Suriye meselesinde de Beşar Esad’ın devrileceğini düşünüp Şam’daki Emevi Camii’nde Cuma namazı kılmayı hayal edenler, şimdi Beşar Esad ile el sıkışmanın yollarını arıyorlar. Suriye krizinin başında Türkiye’nin Suriye’ye hemen tavır almasında, diplomatik ilişkileri kesmesinde ne faydası vardı? ABD ile birlikte Suriye’ye demokrasi getirme hevesine düşmek bize kaça maloldu? Bunu hesap edebilen var mı?
Elbette Uluslararası İlişkiler’de ebedi dostluk ya da ebedi düşmanlık yoktur, devletlerin karşılıklı çıkarı vardır. Ancak herhangi bir olayın bu ilke ile açıklanabilmesi için olayın başında düşman olmak için bir fayda, olayın sonunda da dost olmak için bir fayda olması gerekir. Başında fayda yoksa, sonunda işler kötü gittiiği için başlangıçtaki noktadan çark ediliyorsa bu, önceki tutumun yanlış olduğunu kabul edip yanlıştan dönmek demektir. Yanlıştan dönmek erdemli bir davranıştır.
Ancak kimse hatasını kabul etmiyor, mangalda kül bırakmıyor. Sözde aklı başında gazeteci takımı iktidarın söylemlerini meşrulaştırma çabasına girmiş, halkı bilinçlendirmek. aydınlatmak yerine, iktidara yaranmaya çalışıyor. Halbuki hata demek çok mu zor?

Önceki ve Sonraki Yazılar