KÜÇÜK ZAFERLERİ İHMAL ETMEYİN !

Yazıyı Meryem Coşkunca’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Amerika tarafından Apollo 11 adı verilen uzay aracı ile insanlık tarihine geçecek bir ay yolculuğu, astronotlar Neil Armstrong ve Buzz Aldrin tarafından gerçekleştirilir. 20 Temmuz 1969 tarihinde saat 20.18'de Apollo 11 uzay aracı, ay yüzeyine başarılı bir şekilde iniş yapar. Bu inişten 6 saat sonra Neil Armstrong, uzay kıyafetleriyle ay yüzeyine basan ilk insan olma unvanını taşıyarak şu sözleri söyler: "Benim için küçük bir adım, insanlık için ise büyük bir adım." Bu sözler ve attığı adımlarla tarihe geçer. Hayatındaki ve insanlık tarihindeki en büyük zaferlerden birini kazanır.

Şimdi, bazı arkadaşlarımın şaka yollu "Onur, niye bunları anlatıyorsun? Ay'a gidemeyiz, yakıt çok pahalı." diyerek takılacaklarını duyar gibiyim. Ancak dünyada ve özellikle ülkemizde hayatın bu kadar pahalı olduğu bir dönemde, aya gitmek ve oraya yerleşip orada tarım yapmak hiç de fena bir fikir gibi görünmüyor. Ben en iyisi Apollo 11 gibi bir uzay aracı inşa edeyim. Şaka bir yana, aslında Neil Armstrong'un o günkü sözlerini biraz değiştirerek size bir soru sormak istiyorum:

Neil Armstrong'ın "Benim için küçük bir adım, insanlık için ise büyük bir adım." sözünü, "Benim için büyük, insanlık için ise küçük bir adım." şeklinde değiştirip, sizin için büyük olan, ancak insanlık için belki küçük sayılabilecek zaferlerinizin olup olmadığını merak ediyorum. Düşünün, bakalım. Ne o bulamadınız mı?

Peki, ben anlatayım. Mesela bu yazıları yazmak, başkalarına bir şeyler anlatmak ve anlattıklarımı herkesin anlayabileceği şekilde arkadaşlarımla sesli hale dönüştürmek; bunları yaparken eğlenmek, gülmek ve insanların hayatlarına birazcık dokunabilmek, insanlık için küçük bir etki olsa da benim için en büyük zaferlerden biri. Kendi zaferinizi oluşturmak için illa uzaya gitmek veya başka büyük projelerde yer almak gerekmiyor. Günümüzde insanlar, yaşam koşulları ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle kazandıkları küçük zaferlerin farkına varmıyorlar; hatta yaşamın kendisinin bile farkında değiller. Bu, maalesef pek olumlu bir durum değil. Dahası, bilim insanlarının neden böyle olduğunu araştırması gereken bir konu olduğunu düşünüyorum.

Elbette, potansiyellerinin farkında bile olmayan, her şeyi başkalarından bekleyen veya başkalarının aşırı korumacı tutumları nedeniyle bir şeyler yapmasına izin vermediği engellenen arkadaşlarımız var. Bu insanlar, alıştıkları durum nedeniyle bir şeyleri başarmaya dair umutsuzlar ve hatta kendilerine güvenleri yok. Aslında hayatın ve mutluluğun nasıl olduğunu bile bilmiyorlar.

Neden böyle düşündüğümü merak ediyorsanız, hemen size bir örnek verebilirim. Bir bebek düşünün, henüz emeklemeye başlamış ve bir koltuğa tırmanmaya çalışıyor. Koltuğun yanında bir sehpa olduğunu düşünün. Şimdi, birçok insanın doğal olarak yapacağı şey, "Düşersin, kafanı sehpaya çarparsın." diyerek bebeği alıp koltuğa oturtmaktır. Elbette amacımız onun düşmesini yaralanmasını engellemek olabilir, ancak bunları yapayım derken kazanması gereken bir zaferi de ondan alıyoruz. Bebek, kendi çabasıyla koltuğa tırmanarak çıksa daha mutlu olmaz mıydı?

İşte, bazen ilk akla geleni yapmak yerine böyle durumları gözlemlemeli ve bebeğin o koltuğa tırmanıp kendi küçük zaferini kazanmasına izin vermeliyiz. “Bebeği alıp koltuğa çıkarmak yerine kafasını çarpa bileceği sehpayı kaldırmalıyız” yani etraftaki tehlikeli unsurları ortadan kaldırarak, uzaktan izlemeliyiz. Aksi halde, kendi zaferlerini kazanma fırsatını elinden alarak ileride her şeyi başkalarından isteyen, kendi yeteneklerine güvenmeyen bir birey olacaktır.

Üzülerek söylüyorum ki, etrafımıza baktığımızda özellikle engellenen insanları ve onların ailelerini gözlemlediğimizde, aşırı korumacı tavırlar nedeniyle engellenen insanların, kendi zaferlerini kazanmaktan korktuklarını ve her şeyi başkalarından beklediklerini görüyorum. Maalesef, bu durum iyi bir şey değil.

Bu noktada özellikle engellenen arkadaşlarıma seslenmek istiyorum: Büyük zaferler kazanmak için Apollo 11 gibi büyük adımlar atmamıza gerek yok. Siz, insanlık için belki küçük, ancak kendiniz için büyük olan şeyleri başarmak için mücadele edin. Kendi zaferlerinizi kazanmak için çaba harcayın, Unutmayın bu küçük zaferler zamanla birleşerek büyük bir zafer haline gelebilir. Bu yüzden, küçük zaferleri yaşamayı ve mutlu olmayı ihmal etmeyin...

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca – Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Onur Ustaoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Olay Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Olay hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Olay editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Olay değil haberi geçen ajanstır.