2024 Dilekleri ve İstekleri !

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Radyo da en sevdiğim şarkılardan biri, Haluk Levent'ten "Dert Olur" şarkısı. Önümde bilgisayar ve telefon, biraz su ve kolonya, ateş ölçer elimde mendil. 38 derece ateş, bol miktarda öksürük ve hapşırıkla başlıyorum yılın son yazısına. Şimdi bana, "O halde senin yazıyla ne işin var?" diyecekler olabilir, ama küçücük bir virüs benim; bu yazıyı yazmamı engelleyemez Zaten o virüs, kime bulaştığının farkında değil.

Birkaç gün sonra, siz bu satırları okurken, ben onu perişan etmiş olurum. Böyle söyleyince, bazılarınız gülümseyerek "Ne garip insansın, Onur" diyecek. Ama yapacak bir şey yok; o virüs görecek gününü. Şimdi yılın son yazısı diye eğlenceli yeni yıl dilekleri bekleyenler olabilir. Ancak şu an için aklımda hiçbir şey yok. Yazının ilerleyen bölümlerinde, duruma göre bakarız.

Bu arada, size hafta sonu oynanan Fenerbahçe- Galatasaray maçında dikkatimi çeken bir şeyi anlatmak istiyorum. Detay gibi görünebilir, ancak benim dikkatimi çekti. Açıkçası, maçın spikeri de detaylı bilgi vermedi. İnternette araştırdığımda, Fenerbahçe futbol takımının her hafta 6 Şubat depremlerini yaşamış ve tedavisi süren çoğunlukla da travma yaşamış ve engellenen çocukları, bir tablet aracılığıyla da olsa, maç öncesi seremonisine dahil ettiklerini az da olsa o sahadaki o atmosferi yaşatmaya çalıştıkları bilgisine ulaştım. Aslında bu çok iyi bir şey; diğer kulüplerimizin de bu tür projeler üretmesi gerek, hatta milyonların havada uçuştuğu futbol sektörü daha iyisini de yapabilir.

Örneğin, ben yetkili olsam, Fenerbahçe ile Galatasaray gibi büyük takımlarımızın birbiriyle oynadığı maçlara, o çocukları davet ederim. Tüm ulaşım, yemek gibi masraflarını da maçın gelirinden bir bütçe ayırarak karşılarım. Bir anlamda, çocukları futbol takımlarıyla buluşturarak hayallerini gerçekleştiririm. Bu anlamda, geçmişte bireysel çabalarımla hayalleri gerçekleştirdiğimde vardır.

Bakın, sakın bana "Ne gerek var?" demeyin. İnanın, futbol takımlarıyla yaşayan tüm dünyası tuttuğu takım olan birçok engellenen arkadaşımız var. Böyle bakıldığında, futbol takımları, onların hayata daha sıkı tutunmalarına neden oluyor. Hal böyleyken, böyle çocukların hayallerini gerçekleştirmek, inanın paha biçilmez bir şey. Ben bir Galatasaray taraftarı olarak, Fenerbahçe'ye bu uygulamadan dolayı teşekkür ediyorum. Başta Galatasaray olmak üzere diğer kulüplerimizin de bu gibi uygulamaları, dediğim gibi, geliştirerek devam ettirmelerini istiyorum.

Şimdi gelelim benim meşhur yeni yıl dileklerine. Öncelikle, iğneyi kendimize batıralım. 2024 yılında seslendirme ekibindeki arkadaşları aynı anda hastalanmasını ve aynı anda tatile gitmemelerini diliyor ve istiyorum. Nasıl beceriyorlar, çözemedim; ama koca ekipte bu nedenlerden dolayı bazen yazıyı seslendirecek kişi kalmıyor. Şaka bir yana, arkadaşlar, seslendirme ekibimizdeki herkese emekleri için teşekkürler. Ortada bir başarı varsa, bu yazılar yıllardan beri bu kadar ilgi görüyorsa, bu biraz da seslendirme ekibimizdeki arkadaşlarımız sayesindedir.

2024 yılında, televizyonlardaki gündüz kuşağı programlarının, "Gelin Kaynana", "Görümce Baldız", "Eniştem Olur musun?", "Yemekte miyiz, Kavgada mı?" gibi eğitim ve bilgiyle uzaktan yakından alakası olmayan, sadece insanları kavga ettiren programlar olmamasını, televizyonlara üniversite öğrencilerinin ve eğitimcilerin tekrar el atmalarını istiyor ve diliyorum. İnanın, böyle giderse, ya televizyon seyreden kalmayacak, ya da toplum olarak ekran başında akıl sağlığımızı kaybedeceğiz.

2024 yılında, hiçbir futbolcunun ve futbol hakeminin yumruk yememesini, futbol federasyonunun pozisyonları daha iyi görebilmeleri ve kaçırmamaları için VAR hakemlerinin önündeki monitörleri büyütmesini ve gerekirse hakemlerin 3D gözlük ile maçı izlemelerini sağlamalarını istiyor ve diliyorum. Bir de, Galatasaraylı Icardi'nin tekrar gollerini atmaya başlaması için eşi Wanda Nara'nın her maçta tribünde olmasını istiyor ve diliyorum.

Evet, yarı şaka yarı ciddi, bu yeni yıl dilekleriyle birazcık tebessüm ettirebilmişimdir umarım. Bu arada, sürç-i lisan ettimse, affola. Herkese sağlık, mutluluk ve başarı dolu; kalbinizden sevginin, cebinizden paranın eksik olmadığı bir 2024 yılı diliyorum. Haftaya görüşmek dileğiyle...

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar….

ziyaretçi :

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Onur Ustaoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Olay Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Olay hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Olay editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Olay değil haberi geçen ajanstır.