Alternatif Bir Strateji Olabilir !

Yazıyı Meryem Coşkunca’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Bu yazıyı takip edenler benim sinema filmlerine olan ilgimi bilirler. Özellikle biyografi denilen gerçek hayat hikayelerinin anlatıldığı filmleri ve kitapları çok severim. Boş vakitlerimde bu tür filmler izleyip kitaplar okumayı tercih ederim. Bazı filmleri de tekrar tekrar izlerim, çünkü tekrarlarda bile küçük ayrıntılardan bir şeyler yakalarım.

Geçtiğimiz günlerde, serebral palsi yani “beyin Felci” tanısı almış, konuşamayan ve yürüyemeyen, sadece sol ayağını düzgün kullanabilen bir adamın hayat hikayesini anlatan “Sol Ayağım” isimli filmi tekrar izledim. Yine küçük bir ayrıntıdan yola çıkarak bir araştırma yaptım. Filmdeki özel gereksinimli adam, çocukluktan gençliğe geçtiği sırada genç ve güzel bir psikologla tanışır. Psikolog, ona konuşma terapisi vermeye başlar. Başlarda bu çalışmayı reddetse de, psikolog çocuğun yanına gide gele, ona kendini sevdirir ve sadece konuşma terapisiyle kalmaz. Kendini sevdirdikten sonra çocuğun ilgisini kazandıktan sonra, çocuğun yeteneklerini de ortaya çıkarmaya başlar. Yani, çocuk, o kızın beğenisini kazanmak için yapması zor şeyleri bile yapar.

Lafı fazla uzatmayayım, isteyenler filmi izleyebilir. Şimdi burada ne yakaladın, Onur, diyeceksiniz. Hemen açıklayayım. Sizce psikolog erkek olsaydı, çocuğa bu kadar yararlı olur muydu? Onun istemediği bir şeyi bu kadar kolay yaptırıp, çocuğun hayatındaki dönüm noktası olabilir miydi? Tamam öğretmenliğin ve eğitimci olmanın olmazsa olmazı sevgi bilgi ve sabırdır. Ancak bazı durumlarda başka faktörler devreye girebilir Bence Psikoloğun, özel gereksinimli bir çocuğa, hatta bir gence, bunları yaptırabilmesinin en önemli sebebi kadın olması.

Farkındayım, burada bıçak sırtı bir konuyu anlatmaya çalışacağım ve çokta dikkatli olmam gerek bunun içinde bir haftadır konuyla ilgili bilgi topluyor ve hazırlık yapıyorum sahada çalışanlarla birebir sohbetler ve fikir alışverişleri yapıyorum yani dersimi iyi çalıştım diyebilirim neyse anlatmaya devam edeyim.  Filmi izleyince, aklıma ergenlik ve okul çağındaki özel gereksinimli çocukların o dönemdeki karşı cinslere ilgileri ve enerjileri bu şekilde kullanılamaz mı sorusu geldi. Araştırmaya başladım.

Konuyu araştırırken, bir arkadaşım sayesinde Oidipus kompleksi adı verilen Sigmund Freud'un kurucusu olduğu bu psikanalitik teoriye göre, çocuğun karşı cins ebeveyni sahiplenme ve kendi cinsinden ebeveyni saf dışı etme duygularını içeren bir araştırma olduğunu öğrendim. Bu bilgi tam istediğim araştırma olmasa da bana fikir verdi ve araştırmaya devam ettim. Tanıdığım öğretmenlere ve psikologlara sordum, öğretmenin veya eğitimcinin karşı cins olması öğrencinin dikkatini ve ilgisini artırır mı diye. Bazı arkadaşlarım bunu kişisel bir tercih olarak değerlendirdi. Ancak çoğu, evet, bu durumun dikkati arttıran bir faktör olduğunu belirtti. Bu düşünce üzerine eğitimde alternatif bir strateji olarak kullanılabileceğini düşündüm ve bunu paylaştım. Bazıları bu fikri çok olumlu buldu ve çocukların enerjilerini böyle kullanmanın iyi bir fikir olduğunu söylediler.

Sonunda her şeyi bilen yapay zekaya sordum. "Sen bu konuda ne düşünüyorsun?" diye. "Eğitimde karşı cinsten bir şeyler öğrenmenin daha kolay olduğunu gösteren araştırmalar var, ancak bu araştırmalar özel gereksinimli çocukların üzerinde yapılmış araştırmalar değil" dedi. Bende ekran başında hafifçe gülümsedim. Olsun, bana bu kadarı da yeter dedim.

Şimdi öncelikle, benim bir bilim insanı, doktor veya öğretmen olmadığımı unutmayın. Sadece araştırmayı seven meraklı bir gazetecim. Bu konuyu fark ettim ve araştırma gereği hissettim. Belki de size anlattıklarım çok saçma gelebilir. Hatta bir kesim, anlattıklarımı olumsuzda algılayabilir. Ancak bu riskleri alarak bu konuyu işlemem gerektiğini düşünüyorum ve buradan bilim insanlarına tez konusu arayan öğrencilere seslenmek istiyorum.

Bakın, her ne kadar suistimale çok açık bir konu olsa da özel gereksinimli çocuklarla ilgili bu konuda çalışmalar yapın ve eğer özel gereksinimli ve çeşitli nedenlerle engellenen çocukların eğitiminde herhangi bir suistimale izin vermeyecek şekilde karşı cins faktörü öğrenmeyi kolaylaştırıyorsa, bunun araştırılıp alternatif bir strateji olarak göz önüne alınması gerekir. Çünkü öğrenme güçlüğü çeken dikkatini toparlayamayan okulu ve eğitimi sevmeyen birçok arkadaşımız var bu onlar için alternatif bir strateji olabilir. Şimdi söylediklerim ayrıntı gibi gözükebilir ama hayatın ayrıntılarda saklı olduğunu göz önüne alırsak, aslında anlatmaya çalıştığım şeyin çok önemli bir şey olduğunu görürsünüz.

 

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca – Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…   

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Onur Ustaoğlu - Mesaj Gönder

# çocuk

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Olay Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Olay hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Olay editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Olay değil haberi geçen ajanstır.