OTİZM VE POLİS MÜDAHALESİ !

Yazıyı Meryem Coşkunca’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Bu yazıları yazarken bazen sadece bir cümleden bazen izlediğim bir filmden, yani günlük hayatta insanların pek de dikkat etmediği yaşanmış ve yaşanabilecek olaylardan yola çıkarım. Bu güzel bir şey mi bilmiyorum ama yaptığım her şeyde oldukça dikkatliyimdir. Bir ayrıntı yakaladığımda "bu niye böyle?" diye sorgular ve peşini bırakmam.

Geçtiğimiz günlerde izlediğim bir dizideki sahneye takıldım. Böyle bir eksiklik olabilir mi diye araştırmaya başladım. Şimdi bazı arkadaşlar yine "hangi güzel kıza takıldın ve ilerde film projen için ulaşmaya çalışıyorsun" diye bana takılacaklar. Evet, ilerde böyle bir hayalim var, o yüzden oyuncuları o gözle de izliyorum ama takıldığım şey bu konu değil. Espri bir yana, takıldığım ve araştırdığım konuyu izlediğim dizideki sahneyi anlatarak açıklayayım.

Dijital bir yayın platformunda yayınlanan "ATYPICAL" adlı bir dizide otistik bir gencin yaşamı ve kız arkadaş edinme çabası anlatılıyor. Biliyorsunuz, otistik insanların genelde takıntıları çoktur, alıştıkları düzenden ve çevreden kopamazlar. İletişim kurma becerileri de azdır ve fiziksel teması da sevmezler. Hatta istemedikleri bir fiziksel temas olursa krize girebilmeleri mümkündür.

Dizinin kahramanı, otistik genç, arkadaşlarının ve ailesinin yardımıyla bir gece kendi yatağında değil, arkadaşının evinde kalmaya karar verdi. Ancak, seslere ve çevreye karşı duyarlı olduğu için bir türlü uyuyamadı. En sonunda dayanamayarak gece yarısı, herkes uyurken evden çıktı. Kendi evine doğru yürümeye başladı. Tabii, başaramamanın siniriyle hızlı hızlı yürüyordu ve morali de bozuktu.

Derken, yanına bir polis aracı yaklaştı ve durdu. Aracın içinden inen polis, otistik gencin yanına yaklaştı. "Bu saatte böyle nereye gidiyorsun?" dedi. Genç cevap vermeden yürümeye devam etti. Polis, "Sen bir şey mi içtin? Niye cevap vermiyorsun?" dedi. Gençten yine ses çıkmadı. En sonunda polis, otistik gencin yakasından tuttu, "Hadi, yürü, karakola," dedi. Tam o sırada otistik gencin evden çıktığını fark eden arkadaşı geldi. "Durun, o otizmli, ona öyle yapmayın," dedi. Ancak, iki genci de yaka paça tutup karakola götürdüler. Tabii, karakolda her şey anlaşıldı ve serbest bırakıldılar, ancak otistik genç, polisin müdahale şeklinden o kadar rahatsız oldu ki neredeyse kriz geçirecekti.

Olay bittikten sonra, olayı öğrenen gencin annesi ve babası polislere gitti. "Niye böyle davrandınız, daha dikkatli olabilirdiniz. O, özel gereksinimli bir birey ve hiçbir şeye zarar vermemiş," dediler. Polis, "Özür dilerim, hata yaptım, ama bu konuda hiçbir bilgi ve eğitimimiz yok. Bundan sonra daha dikkatli olurum," dedi. Bunu üzerine aile, "Biz size kısa bir bilgilendirme eğitimi verelim mi?" dedi. Polisler de kabul etti ve aile, o bölgedeki polisleri konu hakkında eğitimlerle bilgilendirdi.

Bu sahneleri izledikten sonra merak ettim. Polisler eğitimlerinde, bu durumdaki özel gereksinimli bir insana nasıl müdahale etmesi gerektiğinin eğitimini alıyorlar mı diye araştırmaya başladım. Çünkü, bu gibi olayları özellikle otistik ve diğer fiziksel müdahale sevmeyen özel gereksinimli bireyler ve aileleri her an yaşayabilir. Neyse, polis arkadaşlarımı aradım. Yukarıda anlattıklarımı anlatarak, böyle bir eğitim aldınız mı diye sordum.

Hepsi de böyle bir eğitim almadık, hatta bazıları otistik bireylerin bu tür fiziksel müdahalelere karşı hassas olduğunu şimdi senden öğreniyoruz dediler. Peki, ben bu konuyu işlesem nasıl olur diye sordum? "Çok güzel olur, hiç değilse insanlar bilgilenir. Ayrıca, bizim eğitimlerimize bu konunun eklenmesi gerek," dediler.

Şimdi, bu konunun polisle ne alakası var? Özel gereksinimli bireyleri ayırt etmek polisin işi değil diyebilirsiniz. Evet, belki toplumsal olaylarda, kalabalık ortamlarda bu ayırt etme işini polis ya da güvenlik güçleri yapamaz. Ancak, anlatmaya çalıştığım gibi, olaylarda gerekli eğitimi alan bir polis, hareketlerinden ve tavırlarından "karşısındaki kişinin özel gereksinimli bir birey olduğunu çok rahat anlayabilir. Gerektiği gibi müdahaleler yapabilir. Böylece yapılan müdahale kötü sonuçlara yol açmaz.

Bakın, bu anlattığım belki ayrıntı olarak görünebilir, ancak unutmayalım ki hayat ayrıntılarda gizlidir. Eğer biz bu gibi şeylere birazcık dikkat edebilirsek, farkındalığı arttıracak eğitimler verebilirsek, inanın bana, birçok sorunu ve engeli ortadan kaldırırız.

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca – Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar….

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Onur Ustaoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Olay Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Olay hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Olay editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Olay değil haberi geçen ajanstır.