Aşk ve sevgi bütün kötülükleri önler

          Yaşamımızı anlamlı, değerli kılan tek şey var, o da aşk ve sevgi. Dünya kurulduğundan beri insanlar aşk uğruna ve sevgi uğruna neler yaptılar, neler... Şarkılar, türküler söylediler, şiirler yazdılar. En güzel şarkılar ve şiirler aşk için söylendi. Yeryüzünde unutulmaz aşklar yaşandı, Leyla ile Mecnun’un, Ferhat ile Şirin’in, Kerem ile Aslı’nın aşkları yüzyıllardır unutulmadı, dillere destan oldu. Kim bilir daha bilmediğimiz nice aşklar ve sevgiler yaşanmıştır?

          Yaşamdan aşkı ve sevgiyi çıkardığınız zaman geriye hiçbir şey kalmıyor. Bizi ayakta tutan sevgi ve aşk olmasa bu Dünya kapkaranlık, anlamsız, hedefsiz bir yaşam alanı olurdu. Tüm canlıların, bitkilerin, hayvanların ve insanların nesli de aşk sayesinde devam edip gidiyor.

           Sevgi ve aşktan yoksun insanlar yok mu? Var tabi ki, işte onlar da öldürüyor. Yok ediyor, dünyayı çekilmez hale getiriyorlar. Keşke tüm insanlar aşk ve sevgi ile dolu olsalar, işte o zaman Dünya’mızda ne savaşlar olur, ne kavgalar olur.

          Evlat sevgisi, anne, baba, kardeş sevgisi, arkadaş sevgisi sadece yaşamımızı güzelleştirmekle kalmazlar, bize güven, dostluk, fedakarlık ve hoşgörü duyguları yaşatırlar. Sevdiklerimize karşı her zaman bir sorumluluk, onları her türlü tehlikeden koruma, mutlu olmalarından mutlu olma hali vardır. Can Yücel diyor ki, “Kimi güzelim der sevdiğine, kimi özelim. Ama sevgi ne güzellik ister, ne de özellik. Sevgi sadece yürek ister.”

         Aşkın gözü kör, kulağı sağır, dili tutuk, aklı kıttır derler. Aslında aşkı ancak yüreği sevgi dolu, zeki ve akıllı kişilerin yaşadığını da okumuştum.

        Her gün telefonlarda onlarca kez Alo derken bile bir aşk hikayesinden doğan sözcüğü kullanıyoruz. Alo aslında, telefonu icat eden A.Graham Bell’in, Alessandra Lolita Oswaldo isimli sevgilisinin kısaltılmış adıdır. A.Graham Bell, telefonu icat edince, ilk hattı sevgilisinin evine çeker. Atölyesinde telefon çaldığı zaman sevgilisinin ismini söyler. Zamanla sevgilisinin adını kısaltan Bell, önceleri Ale Lolos derken, daha sonra daha sonra sevgilisinin adını daha kısaltarak Alo demeye başlar. Lolita Oswaldo, Graham Bell’in telefonunu daha da geliştirerek tüm şehre yaymak için yaptığı çalışmalardan bıkıp usandığından sevgilisini terk eder. Gün geçtikçe telefon hatlarının sayısı artarken, Bell de her gün telefonun başından ayrılmaz, sevgilisinin aramasını bekler. Tabi bu arada yaşlanan Bell’i, artık telefonlar çoğaldığı için başkaları da arar, ancak Bell her telefon çalışında sevgilisinin aradığını düşünerek Alo diyerek telefonu açar. Artık herkes telefon açarken Alo demeye başlar. O gün bugündür tüm Dünya’da telefonlar Alo diyerek açılıyor. Biz farkında olmadan bir aşk hikayesinden doğan Alo sözcüğünü kullanıyoruz. Sanıyorum ki bir çok kişi bu güzel hikayeyi ve Alo sözcüğünün anlamını bilmiyor.

          Telefonun mucidi Graham Bell, ne kadar güzel ve faydalı bir iş yapmış ki, telefonsuz bir yaşam düşünemiyoruz. Her alanda kullanılan telefonlar, en çok da aşıkların ve sevenlerin işine yarıyor. Gerçi telefonlar ve bilgisayarlar çıktığından beri aşk mektupları yazılmaz oldu. Bu mektuplar bugün saklansa ve kitaplara yazılsaydı, ne kadar güzel duygular ve sevgi dolu kelimelerle doyumsuz kitaplar ortaya çıkardı.

        Şair, “Aşk sevgilinin çarpık bacaklarını düz görmektir.” demiş. Aşık Veysel ise “Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa.” demiş.

         Mevlana’yı Mevlana yapan da aşktır. Şems’le yaşadığı ve doruğa ulaştığı ilahi sevginin yansıması, Mevlana’yı muhteşem bir duygu derinliğine sürüklemiş ve bugün hala O’nun güzel sözlerini hayranlıkla dinlememize vesile olmuştur. Mevlana’nın yüreğinden aşk öylesine çağlamıştır ki, “Aşk öyle engin bir denizdir ki, ne kenarı vardır, ne de bucağı.” Mevlana aşkı bu kadar yoğunlukla yaşamasaydı, ne bu güzel duygular ortaya çıkardı, ne de Mevlana’nın ismi bu güne kadar yaşardı.

          Stendal, “Aşk, coşku ve tutku olduktan sonra insan hiç sarsılmaz, bunlar olmayınca yaşam neye yarar?” diyor. Madame De Scudery ise, “İnsan sevmeye başladı mı, yaşamaya da başlar.” demiş.

          Gerçekten sevmek ve aşk yaşamaktır. Aşk ve sevgi dolu yaşamlarınız olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nilgün Özerdoğan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Olay Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Olay hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Olay editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Olay değil haberi geçen ajanstır.