Hala Güncelse Düşünmeliyiz !

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Kısa bir bayram arasından sonra yine bilgisayarımın başında bu satırları yazmaktayım. Umarım güzel bir bayram ve tatil geçirmişsinizdir. Beni sorarsanız, benim de bayramım iyi geçti. Ancak kafamda 40 tane projeyle gezen biri olarak bayramda bu projelere yoğunlaşmakla geçti diyebilirim. Hatta birini hayata geçirmeyi başardım. 2016 yılında hayata geçirdiğimiz "Hey! Bizde Buradayız" isimli sesli kitabımıza artık tüm dünyadan isteyen herkes ulaşabilecek. Nasıl mı? Hemen anlatayım.

Spotify dijital yayın platformunu duymuşsunuzdur. İşte kitabımız bu dijital platformda sesli olarak yerini aldı. İsteyen herkes ücretsiz bir şekilde Spotify üye olup kitabımıza ulaşıp sesli olarak kitabımızı dinleyebilir. Bizimle birlikte "Hey! Biz de Buradayız" deyip farkındalık yaratıp insanlara dünyada engellerin aşılabileceğini gösterebilir. Tabii tüm bayram ve tatil boyunca kitapla uğraşınca arkadaşlarımla birlikte bu kitapta neler yaptığımızı bir kez daha fark ettim. Adeta bir zaman makinesine binmiş gibi o günleri tekrar yaşadım diyebilirim. Bu arada kitaptaki konuların küçük şeyler dışında hala güncelliğini koruduğunu söyleyebilirim. Aslında bu yazar için başarı olsa da bu ülkede yaşayan insanların, ülkeyi ve şehri yönetenlerin düşünmesi gereken bir şey.

Mesela size küçük bir örnek vereyim. Kitapta: "Gitmek mi Zor Kalmak mı?" başlıklı bir yazı var. Bu yazıdan küçük bir bölüm paylaşmak istiyorum. "eğer bir tekerlekli sandalye kullanıcısıysanız bir arkadaşınızı özlediğinizde bile 'Ne haber' deyip onu görmek için şartları zorlamanız, 2-3 gün önceden her şeyi planlamanız gereklidir. Sadece özlediğiniz kişiyi görmek, ona bir 'merhaba' demek için bile. Çoğu zaman da diyemezsiniz, yanınızdaki insanları düşünüp zorlamamak için. Şimdi soruyorum sizlere, bu durumlarda Gitmek mi zor yoksa sesini çıkarmadan oturmak mı? Siz hangisini tercih edersiniz bilmiyorum; ama bence hiçbir şey yapamadan oturmak daha zor ve can sıkıcı bir durum. Gerçi ben hiçbir şey yapmadan oturmam. Sevdiklerimin hep yanında olmaya, yapabildiğim kadar onlara vakit ayırıp yardım etmeye çalışırım."

Durumu ne kadar güzel yazmışım. Hissettiklerimi ne kadar güzel anlatmışım değil mi? Aslında bu anlatmaya çalıştığım şeyler fiziksel engellenen bireyler tarafından maalesef hala yaşanıyor. Bilmediğimiz bir yere giderken hala kafamızda mimari şartlar, tekerlekli sandalyeye uygun mu sorusu oluyor. Hala daha da ne yazık ki bazı mekanlara giriş çıkış uygun olmadığı için girmemiz mümkün olmuyor.

İyi de tüm kamuya açık mekanlar, parklar, lokantalar, kafeler, bu gibi fiziksel şartlara uymak zorunda değil miydi? 2015 yılında yürürlüğe giren Engelliler Yasası'nda bu açık bir dille yazılı. Ancak yeni yapı dediğimiz, 2015'ten sonra yapılan ve açılan mekanlara bile rampa yapmayı akıl edemedikleri ya da ruhsat aldıktan sonra kimse kullanmıyor diye engelli giriş çıkışlarını ve rampaları bir şekilde ortadan kaldırdıkları için benim gibi fiziksel engellenen bireyler, bir mekâna giderken hala 2-3 gün önceden mekân uygun mu diye sorgulamak sorunda kalıyor. Gitmek mi zor kalmak mı şarkısını söylüyoruz.

Bu arada buradan bir kez daha söyleyeyim. Böyle mekanlarla karşılaştığımda, hiç kimsenin gözünün yaşına bakmadan ilgili yerlere haber verip "burayı bir kontrol edin, rampayı çalmışlar" diye yetkililere haber veriyorum. Tüm fiziksel olarak engellenen arkadaşlardan da bunu yapmalarını istiyorum. O mekân sahibinin görevlerinden biri de bu gibi şeyleri yapmaktır. Göstermelik rampa yapıp sonra da kırıp atmak değil.

Sevgili belediye yetkililerinden de ricam, kamuya açık özellikle 2015'ten sonra inşa edilmiş binalardaki kafeleri, restoranları, parkları, bahçeleri bu anlamda sık sık denetlemeleridir. Çünkü artık bir yere giderken, orası bana uygun mu sorusunu sormak. Uygun olmadığını görünce geri dönmek istemiyorum. Bakın biraz düşünüp anlatmaya çalıştığım şeylere dikkat edersek, gerekli denetimleri ve uyarıları yaparsak, böyle sorunları yaşamayız, mekanların ulaşılabilirliğini arttırıp ulaşılabilirlik konusunu güncel olmaktan çıkartırız "insanları gitmek mi zor kalmak mı" şarkısını söylemek zorunda bırakmayız…

Yazan: Onur Ustaoğlu- Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolçi’nin katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Onur Ustaoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Olay Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Olay hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Olay editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Olay değil haberi geçen ajanstır.