Muharrem Demirel

Muharrem Demirel

Minare Eğri Minare Eğri

Metin Ferah Ağabeyimin paylaşımından okudum Zübeyde Hanım Camiinin açılışının ertelendiğini.

İyi ki de ertelenmiş.

İSİM BABASI olduğum camiyi, inşaat halinde iken zaman zaman gezdim. Açılış yapılacak denilince son hali göreyim diyerek, geçtiğimiz hafta tekrar gittim. Pek çok eksiği vardı.

Bu hali ile de ibadete açılabilir, eksiklikler ‘Kervan yolda düzülür’ diye düşünülerek zamanla tamamlanabilirdi.

Ama

Çok, hem de pek çok eleştiri gelir, ‘Sizin yapacağınız cami bu kadar olur’ denilebilirdi.

***

Mimar Sinan ve çocuk hikâyesini bilirsiniz.

Selimiye Camii bitmiş, açılış için orada bulunanlar hayran hayran camiye bakarlarken, o anda çocuğun biri ‘Minare eğri minare eğri diye’ bağırmaya başlamış. Mimar Sinan hemen çalışanları çağırmış, çocuğun eğri dediği minareye halatları bağlatmış. Çocuğa da demiş ki, ‘Bak bu minareyi doğrultturuyorum, dikkat et, dosdoğru olunca haber ver

Çocuk bir süre sonra ’Tamam minare doğruldu’ deyince, işçiler çekme işini bırakmışlar.

Sinan’ın ustalarından biri, ’Ulu mimarbaşımız minare düzgündü, niçin düzeltmeye çalıştınız’ deyince, Mimar Sinan;’ Bu yönteme başvurdum ki çocuğun kafasındaki “eğri” kanaati silinsin. Yoksa her yerde çocuk aklıyla minarenin eğri olduğunu söyler, sonra gerçekten eğri olduğu şeklinde bir inanç yayılırdı’ demiş.

***

Çocuğa bile ‘Hadi ordan velet’ demeyen Mimar Sinan; doğru olanı, düzgün olanı bile zihinlerde şüpheye düşürmemek için düzeltmeye çalışarak, dedikodunun önüne geçmeye çalışmış.

Zübeyde Hanım Camii de eğer bu eksiklikleri ile ibadete açılmış olsaydı, aklımızda, eksikliklerin üzerine bağlanan halatlar kalırdı.

Cami ise güzellikleri değil, eksiklikleri ile hatırlanırdı.

***.

Gerek Zübeyde Hanım Camiinin, gerekse tamirat ve tadilattan geçen devlet kurumlarının, başta birinci derecede sorumlu olanlarına, sonra inşaatlarda görevli olanlarına nezaketle şunu söylemek isterim.

Yapılan işlerde, o kadar çok göz tırmalayan kötünün kötüsü işçilikler ve eksiklikler var ki; her işimiz haldur huldur, her işimiz yalap şalap.

Aklımın ermediği şu; gıdım gıdım biriktirdiğimiz, her kuruşunda alın teri olan paralarımız ile kendimize bir ev yaptıracak olsak veya alsak, eksiklikleri, kötü malzemeyi, kötü işçiliği gördüğümüz halde ‘Oluvesin be’ deyip geçer miyiz?

Geçmeyiz herhalde; kılı kırk yarar, en güzelini, en iyisini isteriz.

Doğrusu da bu!

Yani, demem o ki; kendimiz için istediğimizi, VATANDAŞIN PARALARINI HARCARKEN DE İSTEMELİYİZ.

***

Gören gözlerin elinde, eğer eksiklikleri giderilirse, bir zamanların CAMLI CAMİİ gibi ZÜBEYDE HANIM CAMİİ de kartpostallarda yer alabilir.

Yeter ki, küçük düşünmeyelim.

Yeni açılış tarihi Ramazan mı olur, yoksa başka bir tarih mi olur onu bilemem.

Ama

Öyle bir açılış olsun ki, bağıracaksa ‘MİNARE EĞRİ, MİNARE EĞRİ’ diye yeter ki bir çocuk bağırsın.

22.01.2023

Muharrem Demirel

Önceki ve Sonraki Yazılar