ŞERiAT VE KADIN KİTABI

Korona virüsü hepimizin hayatını altüst etti, bütün Dünya gözle görülmeyen, hatta mikroskopla bile görülmeyen bir düşmanla başa çıkamadı. Virüs belasının bütün olumsuzluklarına rağmen bir faydası oldu, o da evde kaldığımız sürede okumak isteyip de günlük koşuşturmalar içinde okuyamadığımız kitapları okuma fırsatı sunmasıydı. İnsanların çoğu bu dönemde bolca kitap okuduklarını söylediler. Bu dönemde kitap satışları da artmış. Bu da aydınlanma yolunda güzel bir gelişme.

Ben de hep aklımda bazı kitapları sıraya koymuştum okumak için. Ankara Hukuk Fakültesi hukuk profesörlerinden İlhan Arsel’in yazdığı “Şeriat ve Kadın” kitabını Bolu’da aramış, bulamamıştım. İstanbul’a gittiğimde gezdiğim kitapçılardan birinde zorlukla bulabilmiştim. Kitapçıdaki görevli, bu kitap okunmasın diye, birilerinin parayla alıp topladıklarını ve sonra yaktıklarını söyledi.

Arsel’e bu kitabı yazdığı İçin gericiler ve çağdışı Ortaçağ artıkları ölüm fetvaları bile çıkarmışlar. Aynı kafalar insanlar gerçekleri görmesin, öğrenmesin, cahil kalsın, biz istediğimiz gibi yönetelim düşüncesiyle 40’ın üzerinde aydınımızı nasıl tek tek öldürdüler, yine Sivas Madımak Otelinde aydınlarımızı nasıl diri diri yaktılar. Bu utanç verici olaylar hala

günümüzde sürüyor. Hele din adamlarının kadınlarla ilgili düşünceleri insanın kanını donduruyor. Okumadan, sorgulamadan, merak etmeden bu karanlığın önüne geçilemez. İlhan Arsel gibi cesur yürekler çoğalmadan kadınların bu prangalardan kurtulması mümkün değil. Beni en çok üzen de bu gericiliklere bazı kadınların din böyle emrediyor diyerek sahip çıkmaları.

Artık birilerinin “Kral Çıplak” demesi lazım. Herkes kafasını kuma gömmüş, yalanlar üzerine tartışıp duruyorlar. Melekler erkek mi dişi mi, cennette kaç huri verilecek gibi saçma sapan şeylere kafa yoruyorlar.

Kadın ve Şeriat kitabını herkes okumalı, özellikle her kadının okuması şart.

Kitabın girişinde “Kadın şahsiyetinin haysiyetini korumak İçin savaşanlara ithaf olunan bu kitap, şeriatın kadın hakkındaki değer ölçülerinin eleştirisiyle ilgilidir. Bunları incelerken okuyucu, pek muhtemelen şaşıracak, gözlerine inanamayacak ve yazarın abarttığını, ya da kafadan uydurduğunu sanacaktır.

Böyle bir kanıya mahal bırakmamak üzere şunu önemle belirtmekte yarar vardır ki, kitapta yer alan veriler başta Kur’an olmak üzere İslamın temel kaynaklarından alınma olup, Diyanet İşleri Başkanlığı gibi devlet kuruluşları ve din adamları tarafından şeriat eğitimi olarak ve “din” diye halkımıza “uhrevi” ve “dünyevi” gıda şeklinde verilmektedir” diyor.

Bu kitap yüzlerce yazarın, düşünürün fikirlerini incelemiş, araştırmış, öyle yazılmış. Her satırın kaynağı belirtilmiş. Herkesin okumasını tavsiye ediyorum.

YORUM EKLE

banner128

banner124