Alt Yapı ve Çalıştırıcıları

Erhan Beykoz'un kaleminden...

Alt Yapı ve Çalıştırıcıları

Boluspor gibi Türkiye’de birçok takımın alt yapısının zorunlu olduğunu hepimiz biliriz. Son yıllarda UEFA kriterleri de alt yapıları mecbur kılınca, bütün takımlar en alt guruptan en üste kadar alt yapılarına önem vermek zorunda kaldılar.

Bu çerçevede alt yapıdan A Takıma çıkan her oyuncu için, Futbol Federasyonu teşvik uygulamasını da hayata geçirdi. Alt yapıdan oynatılan her oyuncu için o kulübe ekonomik destek verdiğini hepimiz biliyoruz.

Haliyle, kulüp yöneticileri konuya daha duyarlı ve daha ciddi yaklaşıp, alt yapının önemini öğrendiler. Üstelik çıkarılan her oyuncudan alınan parlarla da, alt yapılar kendi ekonomisinde rahatlık sağladılar.

Geçmişten günümüze Boluspor alt yapısından Milli Takıma dahil birçok futbolcu çıkardık. Çıkardığımız oyuncularımız bizim gurur kaynağımız oldu, olmaya devam ediyor.

Bizden önce, bizim zamanımızda, bizden sonra ve şimdilerde de alt yapıda çalışan yüzlerce teknik adam geldi geçti. Yönetimin tasarrufunda olan alt yapı teknik adamları, görev aldıkları süre içinde gelen gençleri çalıştırmak zorundalar. İyi bir gelecek adına çalışan teknik adamlar, aldıkları maaşların hakkını verdiler, devamı için de vermek zorundalar!

Boluspor alt yapısında görev yapıp, milli takıma oyuncu verenlerin başında Rahmetli İhsan Dümenli gelir. Saygıdeğer İhsan Hocamız, bir gün olsun “ben yaptım, benim, ben yetiştirdim” gibi gereksiz şeyleri konuşmadı. Üstelik Rahmetli Dümenli, engelli milli takımını çalıştırıp dünya şampiyonu yaptı ama bir gün olsun ağzından bir tek kelime duyan olmamıştır.

Mehmet Başaygün, Erdem Tuğal, Bedri Şan, Selahattin Konrat, Ali Beykoz, Cüneyt Karakuş, Sinan Benli ve çok sayıda teknik adam onlarca yetenekli oyuncuyu Türk Futboluna kazandırdılar.

Görev yapan her teknik adam gibi maaşlarını aldılar, gelen oyunculardan iyi olanları A takıma, başka takımlara kazandırıp gittiler. Görevde olmadıkları zaman ise, kimse ağzını açıp tek kelime konuşmadığı gibi, çocukları gereksiz işlere yöneltmedi ve iyi olmaları için her zaman sahip çıktılar.

Şimdilerde bakıyoruz ki, hangi oyuncu Boluspor’da forma giyiyorsa birileri “benim” demeye başladı. Ben yetiştirdim, ben buldum, benim adamım gibi gereksiz tartışmalara başvuruyorlar. Burada yaşanan ve yapılanlar sonrası en büyük yarayı gençler alıyor. Boluspor kimsenin malı olmadığı gibi, kimsenin de çiftliği değildir!

Kim gelirse gelsin, kim bulursa bulsun, unutmamalı ki, Boluspor olmazsa bu gençlerde olmazdı! Demek oluyor ki, yetişen, yetişmekte olan bütün gençlerimiz Boluspor’un oyuncusu, Boluspor bunların gerçek sahibidir.

Bunun yerine, kendinize ait bir kulüp, takım yada adı ne olursa olsun bir oluşum sağlarsanız ve buradan oyuncu yetiştirip Türk Futboluna kazandırırsanız, elbette “sizin” olur. Bundan ötesi ortalığı karıştırmaktan, gençlere zarar vermekten başka bir sonuç çıkarmaz.

Boş, mesnetsiz ve sebepsiz tartışmaların yapılmaması dileğimdir. Sonra demezler mi adama, ya çok iyisin ama şimdi neredesin?

Unutmayın, yarın buralarda yeniden olabilirsiniz. Boluspor çatısı altında yaptıklarınızı size başkaları yapmasın istemiyorsanız, yüzünüzün kızarmasın diyorsanız biraz dikkatli olmanızı bekliyorum.

Güncelleme Tarihi: 11 Ocak 2016, 13:50
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128

banner124