TANIMLAR VE BAKIŞ AÇILARI…

Yazıyı Meryem Coşkunca’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

İnsanların tanımlama sıkıntısı olduğunun farkında mısınız? Şimdi nasıl yani diyeceksiniz, örneklerle anlatmaya çalışayım.

Mesela güzel kız deriz. Peki "güzel kızı tanımlayın sizce nasıl olmalı?" desem, çoğunluk 90-60-90 ölçülerinde, boylu poslu, sarışın, yeşil veya mavi gözlü diye güzel kız tanımını yapar. Peki ya bu kriterlere uymayan kızlar güzel değil midir?

Aynı şeyi yakışıklı adam tanımı içinde yapalım. Bir adama yakışıklı demek için o adamın nasıl görünmesi lazım desem, yine çoğunluk: "karakaşlı, renkli gözlü, boylu poslu, mümkünse karın kasları baklavalı, her giydiğini üstüne yakıştıran" olarak yapar yakışıklı adam tanımını. Peki bu kriterlere uymayan adamlar yakışıklı değil mi?

Bir örnek daha, "bana mutluluğu anlatın desem". Sanırım, çoğunluğun aklına ilk gelen şey aile, iyi bir eş, bol para, olur. Bu kriterlere uymayan mutlu değil midir? Mesela mutluluk, bir şiirin mısrasına saklı olamaz mı? Ya da bir ressam, mutluluğu yaptığı tablonun bir köşesine konduramaz mı? İyice kafanızı karıştırdığımın farkındayım. Ancak bu tanım konusu önemli. Biz hep tanımlamalarla kalıplara girmeye çalışıyoruz. İşin kötüsü yaptığımız tanımlarda bize yanlış öğretilen veya öğrendiğimiz bilgiler yer alıyor.

Bir de bizden farklı görünen, farklı hareket eden insanları tanımlamak için kullandığımız "Özel İnsan", "Özel Çocuk" ve "Engelli" tanımları vardır. Bence bunların hepsi yanlıştır ve bunlar hiç sorgulanmadan kullanılır. Mesela "Özel çocuk" veya "Özel insan" dediğinizde, şunu düşünün lütfen: Her çocuk veya her insan özel değil midir? Siz kendinizden farklı gördüğünüz insanlara neden "Özel" tanımını yapıştırıyorsunuz? Süpermen gibi havada uçup gözlerimizden lazer ışını falan çıkartamıyoruz. Yani özel bir gücümüz de yok. Bizler de bu dünyada yaşıyoruz ve insanız. Bu yüzden bu "özel" kelimesi bence yanlış.

Gelelim "engelli" kelimesine. Burada engelli derken kime ve neye göre engelli? Sorusunu sormak istiyorum. Sizden "engelli" dediğinizde aklınıza ne geliyor, gözünüzde ne canlanıyor? Herhalde toplumun geneli, engelli dediğinde bakıma muhtaç, günlük ihtiyaçlarını gideremeyen, farklı ortamlara uyum sağlayamayan, evin bir köşesine çekilmiş, sürekli üzgün ve mutsuz bir insan gelir. İşte bu yüzden engelli dediğimizde kendimizi sorgulamayız, bu insan niye böyle demeyiz?

Ben kendimden örnek vereyim. Sosyal becerilerim gayet iyidir, kolay kolay girdiğim ortamda yabancılık çekmem. Günlük gereksinimlerimi evde yaptığım özel düzenlemeler sayesinde kendim karşılarım. Ancak yürüme yeteneğim yoktur. Bir tekerlekli sandalye kullanıcısıyımdır. Çoğu zaman birilerinin yaptığı veya yapmadığı şeyler için engellenirim. Şimdi söylesenize, ben engelli miyim, yoksa engellenen miyim? Evet, belki sizin bilmeden yaptığınız veya yapmadığınız, hatta çoğu zaman farkında bile olmadığınız şeylerden dolayı engellenen milyonlarca insandan biriyim. Ama asla engelli değilim. Zaten düşünürseniz dünyada engelli diye bir varlığın olmadığını, "engelli" tanımının doğrusunun "engellenen" olduğunu ancak bazılarının bu kelimeyi kullanmaktan çekindikleri için farklı insanlara "engelli" deyip geçtiğini görürüz. Halbuki bu insanları engellenen kelimesiyle tanımlasak ve niye engelleniyor diye düşünsek, önlerindeki engelleri kaldırmaya çalışsak daha doğru olmaz mı?

Bakın arkadaşlar, belki size bu anlattıklarım küçük bir ayrıntı olarak gelebilir ve bana "kelimelerle oynuyorsun" diye bilirsiniz. Ancak anlatmaya çalıştığım, kelimelerle hayata bakış açımızı, öğretilerimizi değiştirebilir, yani doğru bildiğimiz yanlışları görebiliriz. O yüzden özellikle anne babalar, öğretmenler ve tabii ki yetkililer çok dikkat etmeli. Ben inanıyorum, eğer biz anlatmaya çalıştığım gibi doğru tanımlarla hayatı öğrensek ve insanca yaşamanın yollarını sorgulasak emin olun, birçok engel kendiliğinden ortadan kalkar.

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca – Bolçi'nin katkılarıyla. Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…

Önceki ve Sonraki Yazılar