YANINDA UYUYABİLECEK KADAR !

Yazıyı Fatma Gül Demir’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Bir yerde okumuştum “biri sana yanında uyuyacak kadar güveniyorsa o güveni hayatın boyunca korumalı ve kıymetini bilmelisin yazıyordu. “ ne kadar doğru bir söz değil mi? peki bir düşünün bakalım sizin yanınızda uykusu gelen ve uyumaktan çekinmeyen insanlar var mı? ya da siz birine yanında uyuyacak kadar güveniyor musunuz?

Şimdi bazıları gülümseyerek Onur nereden buluyorsun bu soruları diyecek? Ancak günümüzde insanları gözlemlediğimde çok az insanın birbirine güven duyduğunu görebiliyorum gittikçe bir birine hatta kendine bile güvenmeyen insanların olduğu bir topluluğa dönüşmeye başladık. Takdir edersiniz buda hiç hoş bir şey değil çünkü insan güven duygusu olmadan yaşayamaz.

Mesela bir karı koca bir birine güvenmezse o evlilikten hayır gelir mi? ya da bir hasta doktoruna güvenmezse verdiği ilaçları kullanmazsa dediği tedaviyi uygulamazsa iyileşe bilir mi? ve ya ben şu anda önümdeki bilgisayarın yazdıklarımı kaydedeceğine güvenmesem. Yazıyı yazarken kaygılansam, endişelensem bu yazıyı bitirebilir miyim? Tabii ki hayır

İşte bunun için güven duygusu insanların yaptığı her işte belki de yaşadıkları her an hissetmek istedikleri bir duygudur aynı zamanda güven denilen duygu insanın motivasyonunu artırır. Hata yapmasın engeller. Başarılı insanları incelersek etrafında ve yanında daima güvendiği birkaç insan olduğunu görürüz.

Standart bir insan için güven duygusu bu kadar önemlidir. Engellenen yani farklılıkları olan insanlar için daha da önemlidir. Maalesef ülkemizde engellenen ve farklılıkları olan insanlara genelde bakıma muhtaçmış gözüyle bakılır. Acıyarak yaklaşılır. Bir insan engelleniyorsa onun bir alanda başarılı olması beklenmez. Ona güvenilmez. Hâlbuki birçok engellenen arkadaşımız çevresindekilerin güvenini kazanınca yapmak istediklerini rahatlıkla yapar

Birçok engelli ailesi dışarıya bir yere yemek yemeye ya da bir şeyler içmeye bir kafeye falan gittiklerinde engellenen bireye “ay dur sen dökersin ben yedireyim der.” Bu yaklaşım çok yanlıştır. Çünkü altta verilen mesaj “ben sana güvenmiyorum. Sen bu işi başaramazsındır” şimdi düşünün yakınınız sevdiğiniz biri size böyle dese yapabileceğiniz işi bile başarabilir misiniz? Hayır dediğinizi duyar gibiyim

Şimdi ne yapalım yardım etmeyelim mi diyecek arkadaşlar olabilir. Tabii ki yardım edin ancak önce gözlemleyin ve gerçekten size ihtiyaç duyuyor mu diye bir bakın ve sakın yardım istemeden yardım etmeye kalkmayın. Sen dökersin yerine evet döke bilirsin sorun yok zaten döke döke dökmemeyi öğreneceksin demelisiniz yani ona güvendiğinizi yemeği dökmeden yiye bileceğine inandığınızı hissettirmelisiniz.

Biliyorum bazı aileler hele hele anneler topluluk içinde bu durumla karşılaşınca baya bir zorlanıyorlar. Hatta bu durumla karşı karşıya kalan bir anneye bire bir sohbetimizde niye böyle yapıyorsunuz diye sormuştum. Oda çocuğu yemeği dökerse sanki ortamdaki herkesin kendine bakıyormuş gibi hissettiğini söylemişti. Bak böyle düşünme çocuğu bir bırak o kendi yesin kendi bir şeyler yapmayı başarmayı tatsın demiştim. Ben böyle deyince çocuk kendisi dökmeden oradaki yiyecekleri yemişti.

Bakın sevgili arkadaşlar sen yapamazsın ben yapayım mantığı ile engel sahibi bir bireye yaklaşırsanız ve ihtiyacı olmadan yardım etmeye kalkarsanız. Bu yardım olmaz engelli bireye güvenmediğinizi göstermiş olursunuz. Sonra ben olmasam bu çocuk ne yapacak derdine düşersiniz. O yüzden ne olur engellenen bireylere güvendiğinizi hissettirin evet farklısın ancak sen istersen her şeyi başarırsın diye yaklaşın yani bir bakıma onu hayata hazırlayın. İnanın böyle güven ve sevgiyle yaklaşırsanız her şey daha kolaylaşır. Birçok engelde ortadan kalkmış olur

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Fatma Gül Demir – Bolçi’nin katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan yazılar…

Önceki ve Sonraki Yazılar