Muharrem Demirel

Muharrem Demirel

Yürek Üstü Düşürmesinden Korkarım

Uzun zamandan beri gitmiyordum, Hayrettin Pulatlı Ağabeyi aradım. ’Cuma Namazı için Hayreddin-i Tokadiye niyetlendim, gelir misin?’

Önceki hafta gittik…

Ziyaretçi çok.

Dışarıya arabamızı çektik.

Adeta sizi başka bir âleme taşıyacak olan ‘Edep Yahu’ yazan kapıdan içeriye girdik.

De

O başka bir âleme giremedik, kendimizi şehrin caddelerinde zannettik.

Sağlı sollu uygunsuz olarak çekilmiş vasıtaları, çalınan kornaları, bağıra bağıra konuşan insanları, sağ sola atılan çöpleri, inşaat malzemelerini görünce…

Edep dedik edep!

***

Girişte hemen solda ıslah edilmiş bir dere vardı. Baktım, üzerine ahşaptan bir bina yapılıyor.

Ne derece doğru bilmem, kütüphane yapılacakmış.

Tabiatın dokusu bozulmadan yapılan, gelenlere ‘OKU’ ayetini hatırlatan bu binanın yapılmasından memnun oldum.

Ama

15-20 metre sonrasında, Hayreddin-i Tokadi Hazretleri manzaralı betondan yapılmış ALIŞVERİŞ merkezini görünce, Yunus Emre’nin, ‘İlim ilim bilmektir, ilim kendini bilmektir / Sen kendini bilmezsin, ya nice OKUmaktır’ dizeleri geldi aklıma…

O yeşil dokunun canına OKU yanlara

Edep dedik edep!

***

Her Temmuz ayının 3. Haftasında doluşurduk kamyonlara, giderdik Hayreddin’i Tokadi Hazretlerinin bulunduğu koruluğa…

Büyüklerimiz evde hazırlık yaparlar, okunan mevlitler, kılınan namazlardan sonra karın doyurmak için serilirdik yemyeşil ağaçların altına.

Ha bu arada büyüklerimiz sıkı sıkı tembih ederlerdi’ ‘Sakın ola bu koruluktan bir ot bile koparmayınız, dışarıya taşımayınız, çiçeklere, böceklere dokunmayınız.’ diye
Ve

Küçücük mescit in içinden tavanı delip geçen kocaman ağaçta şahitlik ederdi, bu tembihe…

Ama

Dokundular, yol açayım, aş evi yapayım derken çeşit çeşit ağaçlara kıydılar, inançlarımızda tahribata yol açtılar.

***

Geçtiğimiz hafta içinde Köroğlu Gazetesinde okuduğum bir habere göre şimdi de Tokadi Hayreddin Camiini yıkacaklarmış.

Yıkım kararı olmamasına ve anıtlar yüksek kurulundan yeniden cami yapılmasına rağmen yıkıma da kenarından başlanmış.

Mehmet Akif;

‘Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen / İki kazma kürek, iki de ırgat gerek / Ancak, hadi gel yapalım şunu geri desen / Bir Sinan, bir de Süleyman gerek’ diye seslenir bizlere.

Hayreddin’i Tokadi Koruluğu da Süleymaniye’dir, Akif’in sözlerini idrak edenlere…

O koruluk, kültürdür, geçmiştir, güzelliktir; otu, çiçeği, böceği, ağacı, havası suyu insanı ile beraber çekilen ve koruluktan göğe yükselen zikirdir.

Yıkmak şimdi daha kolay,

Lakin…

Yeniden yapmak için MUHİTTİN EFENDİ, DOKTOR EMİN ACAR EFENDİ, MEHMET MÜHÜRCÜOĞLU, DOKTOR MUSA OKUR gereklidir.

***

Hayreddin-i Tokadi konusu hakkında ilgililer, bilgililer, siyasetçiler dâhil isim vererek çok şeyler yazarım da…

Kurduğumuz cümlelerimizin bizi sırt üstü düşürmesinden korkmam, lakin hepimizi YÜREK ÜSTÜ DÜŞÜRMESİNDEN korkarım.

Bu düşüşten sonra kırılan o yürekleri toparlayacak çok az insan olduğunu bildiğimden dolayı, başta Hayreddin-i Tokadi Hazretleri olmak üzere, o korulukta yatan mübareklerden utanırım.

***

İlgililer, bilgililer, görevliler!

Hayreddin-i Tokadi Hazretlerinin bulunduğu koruluğa lütfen el atınız.

Yüce Allah’ın Nisa Süresi 35. Ayetinde geçen ‘Ey İman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan, kendiniz, ana-babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun.( Haklarında şahitlik ettikleriniz) zengin olsunlar fakir olsunlar Allah onlara (sizden) daha yakındır. Hislerinize uyup adaletten sapmayın, (şahitliği) eğer büker (doğru şahitlik etmez), yahut şahitlik etmekten kaçınırsanız (biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan haberdardır’ buyruğu doğrultusunda taraf olunuz.

Halife Hz. Ömer’in,

 ‘Şu ümmet üzerine en çok korktuğum şey; dili ve sözleri ile âlim, kalbi cahil olan kimselerdir’ sözlerini de hatırlayınız, hatırlamakla kalmayıp hatırlatınız.

Her kişi kendi değerini kendisi sağlar

Unutmayınız!

                                                     

Önceki ve Sonraki Yazılar